-

Diyalogçuların Diğer Maskesi: İbrahimî Dinler Projesi
Katolik Şarkiyatçı Fransız Louis Massignon kullanıncaya ve II. Vatikan Konsili (1962 – 1965) gerçekleşinceye kadar İbrahimî dinler ifadesinin yerine çoğunlukla Hristiyan – Yahudi ifadesi kullanılıyordu. Massignon’un Hristiyanlığı ve Müslümanlığı yakınlaştırma çabalarıyla ve II. Vatikan Konsili’nin diyalogçu yaklaşımıyla İbrahimî dinler ifadesi yaygınlaştı. İbrahimî dinlerle Müslümanlık, Yahudilik, Hristiyanlık kastedilmektedir. Bununla birlikte bu üç dinin kutsal kitaplarında böyle…
-

Kinler Arası Diyalog – 3
Geleceğe doğru adım atarken hafıza tazeleyip geçmişi gözden geçirmek iyidir. Arkan sağlamsa ileri doğru yürüyüşün sağlam olacaktır. Hafıza tazelerken arşivleri gözden geçirmek iyidir. Ergenekon ve Balyoz kumpaslarında kim neler demiş, neler yazmış; kimler kimlerle kol kola gezmiş, şimdi kimler bir köşeye geçip bir umut belki yeni kumpaslar gelir diye bekliyormuş, diye soruyorsak da arşivleri gözden…
-

Kinler Arası Diyalog – 2
Ali Erbaş kime kılıç çekti? Sağda solda yapılan “Haçlılara kılıç çekti” vb. propogandalar doğru mudur? Elbette değildir. Ali Erbaş göreve geldiği ilk günden beri açıkça Mustafa Kemal’e ve onun kurduğu cumhuriyete karşı bir savaş içindedir. Bunu gizleme ihtiyacı da duymuyor ki 9 Kasım tarihinde fesli şarlatan Kadir Mısıroğlu’nu ziyaret edebiliyor. Bu tarihte yapılmış bir ziyareti…
-

Kinler Arası Diyalog – 1
“İçyüzüne aksetmiş suratının karası, Çehresinde belirmiş bin günahın yarası Sizi iyi şımartmış Türk’ün müsamahası, Her hâlinde sahtelik açık Patrik Efendi.” Reşat Özpirinççi 21 Şubat 1946 tarihinde Fener patriği seçilen Maksimos, İsa’nın 13. havarisi Harry Truman’a göre hayli komünistti. Büyük bir ihtimalle Allahsız Sovyetlere çalışıyordu. Konstantinopol gibi bir yerde bu, kabul edilemezdi. İsa’ya ve makam koltuğuna…
-

Ağaçta Yetişen (!) Milletler
Sosyal bilimlere ait alanlarda çalışan bilim insanlarının pek azı bir fikre ve duyguya bağlı kalmadan hareket eder. Kimi fikriyatını, duygusunu terimlerle süslü çalışmaların arkasına saklar. Kimi açıkça hamasî şeyler yazar ama bir şekilde ünvan elde etmiştir; ünvanı onu ne kadar yüceltiyorsa o da o kadar insana tepeden bakacaktır. Sonuçta her iki türlüsü de ahkâm kesmeyi,…
-

Demokrasi Havarileri ve Ergenekoncu Deccaller
Öcalan puştunun konforunun konuşulduğu günlerdi. On binlerce insanın ve koskoca bir ülkenin geleceğinin katili bir cani, hak ettiğinden fazlasını almış olduğu hâlde, Amerikalı Diplomat James Franklin Jeffrey’in Türkiye’ye gelirken cebinde getirdiği 400 milyon dolarcık öyle bir demokrasi etkisi yayıyordu ki serbest kalması dahil her şey konuşuluyordu. Jeffrey’in cebinde getirdiği dolarların üstünde Öcalan puştunun fotoğrafı mı…
-

Sivil Örümcekler ve Sivil Kurtlar
Sabahattin İsmail, yakın zamanda “Cumhurbaşkanı Tatar’a Sesleniyorum: O Projeyi İptal Edin” başlıklı bir yazı kaleme aldı. İsmail, yazıda Alman dışişleri destekli “Imagine” isimli projeyi ele alıyor. Proje, güya iki toplumlu yaşama zemin hazırlamak için öne sürülmüş hümanizm maskeli projelerden biridir. İsmail’in yazısına göre Almanların isteğiyle Ersin Tatar talimat veriyor ve Millî Eğitim Bakanlığı da projeyi…
-

Fransızlar ve Türkiyeliler
Türkiye’deki sol liboşların, sözde Kürt aydınlanma hareketinin bir örneği olarak gösterdikleri Paris Kürt Enstitüsü 24 Şubat 1983 tarihinde kurulmuştur. 1993 yılında vakıf hâline dönen enstitünün kurucusu Türkiye doğumlu Kendal Nezan’dır. Enstitünün kuruluş fikri 1974 yılında kurulan Fransız – Kürdistan Derneği adlı oluşuma aittir. Fransız – Kürdistan Derneği’nin Kürt olmayan kurucuları ilginçtir: Jean Paul Sartre, sevgilisi…
-

“Ama Bu Şeriat Değil”
Türkiye’de emin olduğum bir şey vardı. İster Hristiyan, ister Yahudi isterse Müslüman olsun; şeriat temelli sistemle yönetilen ülkelerde diğer sistemlerle yönetilen ülkelere nazaran çok daha fazla “üstün insan” zihniyeti vardır. Tanrı katında değeri fazla olan veya inanılan birtakım gizemli güçlerin koruyuculuğunda olduğu söylenen kimseler, toplum nazarında daha farklı bir yere sahip oluyorlar. Din veya herhangi…
-

Gidenler, Kalanlar
Ülkemizde son yıllarda bir gitme ve gelme furyası başlamıştır. Türkiye’yi bir durak olarak kullanıp Avrupa ve Amerika’ya gideceği söylenen mültecilerin çoğu ülkemizde kalmaya devam ediyor. Buna karşın okumuş kesimden de okumamış kesimden de çok kişi yurt dışına çıkıyor ya da çıkmak için uğraş veriyor. Beni bir Türk olarak endişelendiren, bir o kadar üzen gelişme ise…

