
YAZILAR
Ruhun Çürüme Noktası Bir savaş fotoğrafçısı için en zor an, çatışmanın ortasında kalmak değildir.En zor an; vizöründen sızan o evlat acısının, o çaresiz yoksulluğun ve sessiz çığlığın, insanların akşam yemeği yerken televizyonda öylesine izleyip geçeceği sıradan bir “haber”e dönüştüğünü anladığı o andır… 1991 yılının o zemheri kışında, Sovyetler Birliği’nin dağılma sürecinde, koca bir imparatorluğun un…
Neoliberal Örümceğin Sistemi: Eğitim Değil Eleme! Milli bir eğitim sistemimiz var mıdır? Eğitim sistemimiz var mıdır? Sistemimiz var mıdır? Soruyu kırpmıyoruz aslında ya da soruların sayısını artırmıyoruz. Her soru birbirinin cevabıdır, son sorunun cevabı ise “evet”tir. Sistemimiz, neoliberal dünyanın Post-Orta Çağ hedefiyle uyumlu vahşi kapitalizm sistemidir. Bu sistemde ibadet, çılgınca tüketimdir. Bu sistemde vatandaşın yerinde…
Yeni Despotlukta Cezaevi ve Saray Yeni despotluklarda cezaevileri birer terbiye yuvası oluyor. Okullardan, sanat dünyasından, siyasetten, üniversiteden, belediyeden, sokaklardan ve her yaştan insan akın akın cezaevlerine koşuyor. Sokaklardan gelenler mutludurlar. Geliyorlar, bağlantılarını geliştiriyorlar, racon ve birkaç numara öğreniyorlar, gururdan gözleri dolan boş beyinli ebeveynleriyle yaptıkları görüntülü konuşmalarda hasımlarına selam gönderiyorlar. Ayrı ayrı gelen çete oluyor,…
Ruhun Çürüme Noktası Bir savaş fotoğrafçısı için en zor an, çatışmanın ortasında kalmak değildir.En zor an; vizöründen sızan o evlat acısının, o çaresiz yoksulluğun ve sessiz çığlığın, insanların akşam yemeği yerken televizyonda öylesine izleyip geçeceği sıradan bir “haber”e dönüştüğünü anladığı o andır… 1991 yılının o zemheri kışında, Sovyetler Birliği’nin dağılma sürecinde, koca bir imparatorluğun un…
Neoliberal Örümceğin Sistemi: Eğitim Değil Eleme! Milli bir eğitim sistemimiz var mıdır? Eğitim sistemimiz var mıdır? Sistemimiz var mıdır? Soruyu kırpmıyoruz aslında ya da soruların sayısını artırmıyoruz. Her soru birbirinin cevabıdır, son sorunun cevabı ise “evet”tir. Sistemimiz, neoliberal dünyanın Post-Orta Çağ hedefiyle uyumlu vahşi kapitalizm sistemidir. Bu sistemde ibadet, çılgınca tüketimdir. Bu sistemde vatandaşın yerinde…
Yeni Despotlukta Cezaevi ve Saray Yeni despotluklarda cezaevileri birer terbiye yuvası oluyor. Okullardan, sanat dünyasından, siyasetten, üniversiteden, belediyeden, sokaklardan ve her yaştan insan akın akın cezaevlerine koşuyor. Sokaklardan gelenler mutludurlar. Geliyorlar, bağlantılarını geliştiriyorlar, racon ve birkaç numara öğreniyorlar, gururdan gözleri dolan boş beyinli ebeveynleriyle yaptıkları görüntülü konuşmalarda hasımlarına selam gönderiyorlar. Ayrı ayrı gelen çete oluyor,…
Yüzeysel tarih, basit tarihtir. Ayrıntılara girmeyi seven bir toplum değiliz, az düşünüp çok konuşmayı tercih ediyoruz. Bizim kulaklarımıza göre ağız olanlar, bizim gözlerimize göre kalem olanlar; bize çocuk masalları anlatıp duruyorlar. Düşünce seviyesi de hep çocukluk seviyesinde kalıyor. Düşünmeye devam eden gençler, düşünmeyi ortaokulda bırakmış ihtiyarlara hayret ediyor. Bazı konulara bakış açımızı değiştirmek için önce…
Caligula Yetiştiren Düzen Bir milleti savunmasız bırakmak için mutlaka o milletin ordusuyla uğraşılması gerekmez. Bir milletin güvenlik kurumları güçlüyken de savunma zaafiyeti yaşanması mümkündür. Bu zaafiyeti yaratmak için meslek gruplarının itibardan düşürülmesi yeterlidir. Vatanın güvenliği, huzuru, ilerlemesi için birbiriyle bağlantılı her halkanın güçlü olması gerekir. Söylem bazen en güçlü silahlardan daha etkili olabilir. İnsan, silahı…
““Uçurum, Uçurum Çağırır”“ Önce Şanlıurfa, ardından Kahramanmaraş… Ünvanını Kuvayımilliye ruhundan alan iki şehrimizde ardı ardına okul baskını oldu. Bu iki terör eyleminde öğrenciler, öğretmenler, güvenlik görevlileri ve polisler yaralandılar ya da hayatlarını kaybettiler. Ülkedeki gençlerin hatta çocukların bu tip terör eylemlerine varacak kadar şiddete yönelmiş olması, çoğu kimse için mafya dizilerinin bir sonucu oldu. Mafya…
Zorbalığın Sermayesi Cehalettir Sadrazamlar, vezirler, din adamları, memurlar, askerler kendileri için büyük çiftlik kurmaya başladıklarında padişahların otoritesi azalmaya başladı. Büyük çiftlikler kuranlar, önce padişahın yetkilerine ortak olmaya başladılar. Sonra yeri geldiğinde saray kadınlarıyla bile dikta kurup padişah devirmeye başladılar. Pek çoklarının kuyruk acısıyla sızlandığı gibi padişahı yıkan cumhuriyet rejimi değildir; padişahı yıkan yüzlerce, binlerce padişahtır.…
Tek Kutuplu Dünya, Hürmüz’de Batıyor! Fransız Yazar Claude Farrere, 1922 yılında Mustafa Kemal ile görüşmek için İzmit’e geldi. Ayağının tozuyla nasihat etmeye kalktı: Daha fazla kan dökülmemeli, artık savaşa son verilmeli, barış masasına oturulmalı. Mustafa Kemal’in cevabı sert olur: “Bize bunları söylemek için gelen bir kişiyle konuşacak bir şeyimiz olamaz.” Son günlerde İran’a sürekli nasihat…
Kara Düzende Eğitim: Yetiştirmek Değil, Elemek! Köy Enstitülerinin mimarlarından İsmail Hakkı Tonguç şöyle diyor: “Demokrasinin iki çeşidi vardır. Bir zor ve gerçek olanı; öbürü de kolayı, oyun olanı… Topraksızı topraklandırmadan, işçinin durumunu sağlama bağlamadan, halkı esaslı bir eğitimden geçirmeden olmaz birincisi, köklü değişiklikler ister. Bu, zor demokrasidir ama gerçek demokrasidir. İkincisi kağıt ve sandık demokrasisidir.…
Korkma, Savaş, Diren! Tüm despotların en büyük silahı korkudur; çünkü insan özgürlüğünün en büyük düşmanı korkudur. İnsanı esir eden üç şey; korku, ahlâksızlık, akılsızlıktır. Aklın ve ahlâkın dengesi şaştığı zaman özgürlük anlamını yitiriyor ve başıboşluğa dönüyor. Başıboş insanın özgürlüğe dair attığı nutuksa toplumların aklını yitirmesi için çırpınmasından ibaret oluyor. “Bir tuşla bir ülkeyi yerle bir…