-

Türk Dünyasını Anlamak – 4
“Gaspıralı’nın tek bir gayesi var. Rusya idaresinde yaşayan milyonlarca Müslüman’ı birleştirmek, modern eğitimle ve Avrupa medeniyetinin imkânları ile daha kuvvetli hâle getirmek ve İstanbul’un bu konuda desteğini sağlamak. Bu bizim yaptıklarımıza ve yapmak istediklerimize ters düştüğü gibi, Rus Ortodoksluğu için de büyük teşkil etmektedir. Bunun için Gaspıralı’nın ve gazetenin susturulması gerek. Bunu temin için mutlaka…
-

Türk Dünyasını Anlamak – 3
“CEU’nun kurucusu George Soros, Açık Toplum Üniversitesi Ağı’na 1 Milyar Dolar Ayrıacak Yeni bir küresel üniversite ağını finanse etmek için yapılan bağış, Budapeşte merkezli Orta Avrupa Üniversitesi’nin Viyana’ya zorunlu hareketinde yardımcı olmak için kasım ayında duyrulan 750 milyon dolarlık yardıma ek olarak yapıldı. (…) Kurduğu üniversitenin ülkeden çıkmaya zorlandığını gören Soros, şimdi CEU’nun geleceğini koruma…
-

Türk Dünyasını Anlamak – 2
Şerali Caparov ve Tolgonay Sıdıkova’nın “Kırgız Tilinin Dialektologiyası” isimli eserinde ilginç bir nokta dikkatimi çekmişti. Gerçi Kırgızistan tecrübelerimden duruma vakıftım ama akademik bir kaynakta bu duruma rastlamak, akademik çevrelerde de aynı durumun geçerli olduğunu göstermişti. Konuyu açıklayayım. Bahsi geçen kitabın “Düynödögü Türk Elderi” başlıklı bölümünde Türk dünyası hakkında bilgi veriliyor. Bölümde, nerede ve ne kadar…
-

Türk Dünyasını Anlamak – 1
Haritayla sınır belirlemek, coğrafyaya ad vermek, birkaç klasikleşmiş bilgiyle o haritayı anlatmak kolaydır. Zor olan, o haritayla gerçeği bağdaştırmak ve haritada yer alan coğrafyaların insanını anlamaktır. Bizim meşhur bir Türk dünyası haritamız vardır ama Türk dünyasını tanımıyoruz, anlamıyoruz. İster bağımsız olsun ister bağımlı… Soydaşlarımızdan beklentilerimiz çok kez haksız ve anlayışsızdır. Kurduğumuz hayallerin, yarattığımız imajların çoğu…
-

Sivillerin Dünya Savaşı: Bilişsel Savaş
Savaş meydanları olarak beyinlerin seçildiği bir savaşta, silah ve üniforma olmaz. Böyle bir savaşta görüntüler, bilgiler, mesajlar olur; gazetelerde, dergilerde, televizyonlarda, sosyal medyadaki klasik propogandaların yerini illüzyonlar alır. Bu savaşın adı akademik çevrelerde ve NATO’da tanımlanmış şekliyle bilişsel savaştır. Bilişsel savaş, hepimizin bilerek veya bilmeyerek içinde olduğu savaştır. Bu savaşta hepimiz hedefiz ve ne yazık…
-

Diyalogçuların Diğer Maskesi: İbrahimî Dinler Projesi
Katolik Şarkiyatçı Fransız Louis Massignon kullanıncaya ve II. Vatikan Konsili (1962 – 1965) gerçekleşinceye kadar İbrahimî dinler ifadesinin yerine çoğunlukla Hristiyan – Yahudi ifadesi kullanılıyordu. Massignon’un Hristiyanlığı ve Müslümanlığı yakınlaştırma çabalarıyla ve II. Vatikan Konsili’nin diyalogçu yaklaşımıyla İbrahimî dinler ifadesi yaygınlaştı. İbrahimî dinlerle Müslümanlık, Yahudilik, Hristiyanlık kastedilmektedir. Bununla birlikte bu üç dinin kutsal kitaplarında böyle…
-

Kinler Arası Diyalog – 3
Geleceğe doğru adım atarken hafıza tazeleyip geçmişi gözden geçirmek iyidir. Arkan sağlamsa ileri doğru yürüyüşün sağlam olacaktır. Hafıza tazelerken arşivleri gözden geçirmek iyidir. Ergenekon ve Balyoz kumpaslarında kim neler demiş, neler yazmış; kimler kimlerle kol kola gezmiş, şimdi kimler bir köşeye geçip bir umut belki yeni kumpaslar gelir diye bekliyormuş, diye soruyorsak da arşivleri gözden…
-

Kinler Arası Diyalog – 2
Ali Erbaş kime kılıç çekti? Sağda solda yapılan “Haçlılara kılıç çekti” vb. propogandalar doğru mudur? Elbette değildir. Ali Erbaş göreve geldiği ilk günden beri açıkça Mustafa Kemal’e ve onun kurduğu cumhuriyete karşı bir savaş içindedir. Bunu gizleme ihtiyacı da duymuyor ki 9 Kasım tarihinde fesli şarlatan Kadir Mısıroğlu’nu ziyaret edebiliyor. Bu tarihte yapılmış bir ziyareti…
-

Kinler Arası Diyalog – 1
“İçyüzüne aksetmiş suratının karası, Çehresinde belirmiş bin günahın yarası Sizi iyi şımartmış Türk’ün müsamahası, Her hâlinde sahtelik açık Patrik Efendi.” Reşat Özpirinççi 21 Şubat 1946 tarihinde Fener patriği seçilen Maksimos, İsa’nın 13. havarisi Harry Truman’a göre hayli komünistti. Büyük bir ihtimalle Allahsız Sovyetlere çalışıyordu. Konstantinopol gibi bir yerde bu, kabul edilemezdi. İsa’ya ve makam koltuğuna…


