
YAZILAR
La Grande Aquila’nın İradesi Batılıların “Grande Aquila” ve “Grand Turco” olarak andığı II. Mehmet, 3 Mayıs 1481’de Hünkar Çayırı denen yerde ansızın öldü. Tarihteki en enteresan hastalık “ansızın öldü” olsa gerektir. Osmanoğullarında bolca bulunur. Büyük Fatih’in son seferinin nereye olacağı belli değildir. Kimine göre Roma’ya yürüyecekti ancak Anadolu’ya geçişi soru işaretidir. Kimine göre Anadolu’ya geçişi…
Paralı Asker I: Catalan Company Aragon Krallığı ile Anjou Hanedanı arasındaki savaş bittiğinde yıl 1302’ydi. İspanya Kralı Ferdinand Dragon, savaş boyunca yararlandığı paralı asker şirketinden kurtulmak istiyordu. Şirketin kurucusu eski bir Tapınak Şövalyesi olan Roger de Flor’du. Savaş bitince işsiz kalan Flor, Doğu Roma İmparatoru ile görüşerek kendine yeni bir iş bulmuştu: Konstantinopol’ü korumak. Kral…
19. yy.da İngiliz işgali altındaki Hindistan’da tarihe “Sipahi Ayaklanması” olarak geçen ayaklanma çıkmış ama başarısızlıkla sonuçlanmıştı. Ayaklanmanın bedeli ağır olmuş, birçok Hindu, İngilizler tarafından ağır bir şekilde cezalandırılmıştı. O sıralarda Sialkot’taki bölge mahkemesinde memur olarak çalışan bir adam vardı ve hem “mirza” hem de “gulam” ünvanlarını kullanıyordu. Bu kişi hem Hristiyanlarla hem Müslümanlarla hem de…
Aslında bugünkü yazının konusu başkaydı ama o konuyu ileri bir tarihe erteledim. Fatih Altaylı’nın hakkında resen soruşturma başlatıldığını öğrendim, ardından devletlü (!) Rasim Ozan’ın konuyla ilgili yorumunu okudum. Böylece konu yeniden “Oded Yinon Planı” ile ilgili yazılarımda ifade ettiğim noktaya geldi. Oded Yinon Planı yazılarında dikkat çektiğim noktalardan biri şuydu: İsrail’in Filistin’e karşı yürüttüğü operasyonlar…
16 Temmuz 1054 sabahı Ayasofya’da düzenlenen kutsal ayin, gürültüyle kapıları açan Kardinal Humbert’in baskınıyla yarıda kaldı. Roma’nın temsilcisi Kardinal Humbert, Papa IX. Leo’nun fetvasını Patrik Cerularius’un önüne koydu. Cerilarius fetvayı okudukça şaşkınlığı da arttı. Metni yanındakilere verdi. Onların da hayreti artmıştı. Papa 9. Leo, Patrik Cerilarius’u aforoz etmişti! Hırslı Patrik çok hızlı cevap verdi ve…
22 gün 22 gece süren Sakarya Muharebesinden sonra Başkomutan Mustafa Kemal Paşa, “Hatt-ı müdafaa yoktur, sath-ı müdafaa vardır. O satıh bütün vatandır. Vatanın her karış toprağı vatandaşın kanıyla sulanmadıkça vatan terk olunamaz.” demişti. Yunan Generali Anastasios Papulas ise Türkiye derinliklerine inmenin tehlikelerini görmesine rağmen büyük bir fatih olma umuduyla Yunan ordusunu bozguna sürüklemişti. Şeytan her…
Hrant Dink cinayetinde adı geçen Yasin Hayal, 90’lı yıllara müthiş bir hızla girmişti. 1998’de Edebiyat Öğretmeni Zekeriya Bıyık’ı darp etmiş. Aynı yıl içerisinde iki kişiyi daha darp etmiş. 2000 yılına kadar sağa sola zarar vermeye devam etmiş. “Orhan Pamuk akıllı olsun akıllı!” diye bağıran bu yüce (!) kahraman, 2001’de askerlik görevini yaparken kendisine zarar vermek…
Türkiye’deki darbelerin yapısı ezbersiz, tarafsız ve ön yargısız incelendiğinde görülecektir ki darbelerin nihai hedefi Mustafa Kemal’in askerleridir çünkü onlar Mustafa Kemal’in ideallerini gerçekleştirmek ve vatanı korumak üzere emri yine devletin kurucusundan, Ebedi Başkomutan’dan almışlardır. Balkan Savaşlarının hemen öncesinde ordunun subaylarını uyaran Mustafa Kemal, orduya siyasetin bulaştığını, büyük bir harbin kapıda olduğunu, ordunun durumu iyileştirilmezse büyük…
Josef Stalin bir gün yoldaşlarına dönerek şu soruyu sorar: “Yıllardır ihtilale büyük emekler veren kimselersiniz. Söyleyin bakalım, bir halk, yöneticilere nasıl kayıtsız şartsız itaat eder? Stalin’in etrafındakiler birçok yöntem öne sürerler. Kimi adaletli olmanın halka baş eğdirmek için en gerekli yol olduğunu söylerken kimi de sert bir yönetimin bunu sağlayacak yegâne yol olduğunu dile getirir.…
“Sorgulanmamış bir hayat, yaşanmaya değmez.” Sokrates’in Savunmasından (Platon) Sokrates neredeyse tüm hayatı boyunca kendisi de dahil olmak üzere aslında hiçbirimizin bir şey bilmediğini anlatmaya çalıştı. Sonunda birtakım Atinalıların hışmını üstüne çekti. Sonunda baldıran zehri içerek ölmeye mahkûm edildi. Belki de mesele, bilmeye başlamak için bilmediğimizi kabul etmekti. Sorun ise zaten biliyor olduğumuzu düşünmemizdi. Öyle ya…