Hubb-i Fillah Cuntası

Türkiye’deki darbelerin yapısı ezbersiz, tarafsız ve ön yargısız incelendiğinde görülecektir ki darbelerin nihai hedefi Mustafa Kemal’in askerleridir çünkü onlar Mustafa Kemal’in ideallerini gerçekleştirmek ve vatanı korumak üzere emri yine devletin kurucusundan, Ebedi Başkomutan’dan almışlardır.

Balkan Savaşlarının hemen öncesinde ordunun subaylarını uyaran Mustafa Kemal, orduya siyasetin bulaştığını, büyük bir harbin kapıda olduğunu, ordunun durumu iyileştirilmezse büyük bozgun yaşanacağını söylemişti. Ne yazık ki uyardığı felaketler de başımıza gelmişti.

O günleri yaşamış büyük bir lider olarak Türk ordusuna son mesajında şöyle diyordu: “Türk vatanının ve Türklük toplumunun şan ve şerefini, iç ve dış her türlü tehlikelere karşı korumaktan oluşan görevini her an yerine getirmeye hazır olduğuna benim ve büyük ulusumuzun tam bir inanç ve güvenimiz vardır.”

Ebedi Başkomutan’ın mesajı nettir.

Cunta, devlet olanların değil; devleti ele geçirmek isteyenlerin, inkılaplardan gocunanların işidir.

Tuzla Piyade Okul Komutanlığı’nda yapılan 10 Kasım Atatürk’ü anma töreninde Atatürk fotoğrafı takmak istemeyen bir teğmenle diğer teğmenler arasında bir arbede meydana gelmişti.

Olaydan kısa süre sonra teğmenler, Atatürk fotoğrafı takmak istemeyenlerin kaldığı 405 numaralı koğuşun kapısına Atatürk posteri asmışlardı.

Bu noktada tanıdık filmler devreye girdi.

“Teğmenler Cuntası” diye bir şey uyduruldu. Fırsat bu fırsat, orduya siyaseti karıştırdıkları bahanesiyle Atatürkçü teğmenlerin tasfiyesi istendi. Bunu isteyenlerin kafasındaki cunta, olaya karışan teğmenlerden değil, tüm Atatürkçü subaylardan oluşuyor. Contayı sıyırmış bu yalancılar, TSK’nin lağvedilmesi gibi adice önerilerde dahi bulunmuştu.

Bu adi öneriler ne zaman geliyordu? Kumpas zamanlarında…

Şimdi “Teğmen Cuntası” diye tanıdık bir filmi vizyona koymaya uğraşanlardan Yeni Şafak’ın son derece kötü hatta “iğrenç” diyeceğimiz siciline yani arşivine bakalım:

21 Ocak 2010 tarihli “İşte ‘Balyoz’ darbe planının ayrıntıları” başlıklı bir haberde güya darbe planları anlatılıyor. Kaynak ise “Taraf” paçavrası.[1]

Yine 21 Ocak 2010 tarihli bir başka haber ise “Katliam kaos Balyoz” şeklinde tuhaf bir başlık taşıyor ve güya Türk ordusunun karanlık senaryolar tasarladığını iddia ediyor.[2]

26 Ocak 2010’da siyasal İslamcıların o zamanki gözbebeği BDP’lilerin sözde Balyoz darbe planı hakkındaki yorumu manşete taşınıyor: “BDP’li Yaman: Balyoz darbe planı bize şaşırtıcı gelmemiştir.[3]

28 Ocak 2010’daki haber ise Çetin Doğan’ın Aziziye’deki akrabalarından olarak tanıtılan Kenan Kurt’un ifadesini başlığına taşıyor: “Balyoz darbe planı bizim için utanç vesilesi.”[4]

23 Şubat 2010’da ise “Balyoz dalgası” başlığı altında, Oramiral Özden Örnek gibi kıymetli Türk subaylarının sorguda olduğu haberi veriliyor.[5]

27 Temmuz 2010 tarihli “Balyoz!” yazısında Tamer Korkmaz, tahliye kararları üzerine panik olanları teskin ederek 102 asker hakkında tutuklama kararı çıkarılmasını tarihi bir hadise olarak gösteriyor.[6]

25 Kasım 2010’da “Darbeci paşalara Balyoz indi” haberinin ise başlığı her şeyi açıkça anlatıyor. Ayrıntısına girmiyoruz.[7]

21 Ocak 2011 tarihli bir haberde ise şok (!) edici ifadeler yer alıyor ve şöyle deniyor: “Org.  Doğan’ın başını çektiği cunta, başbakan, Fethullah Gülen gibi önemli isimlerin faaliyetlerini dosyaladı.”[8]

24 Nisan 2011’de “Balyoz’un benzeri 105 yıl önce hazırlanmış” başlıklı haberde ise Ermeni terör örgütlerinin o dönemde Türkiye’nin işgal edilmesine zemin hazırlamak için planlar yaptığı anlatılıyor.[9]

Şüphe yok ki tüm basını ve medyayı tarasak neler ortaya çıkar.

Cuntanın danikasını o zaman görürsünüz!

Bütün arşivler, Türkiye’yi yıkmak isteyenlerin saldırılarıyla doludur. Hedefte ise daima Mustafa Kemal’in askerleri vardır.

Harp okulundaki arbedeye gelirsek…

“Teğmen Cuntası” değil ama “Hubb-i Fillah Cuntası” var!

Atatürk rozeti takmak istemeyenlerin “Hubb-i fillah” adında bir Whatsapp grubu ortaya çıktı. Diğer teğmenlere “gençler” diye hitap eden bir hesap, “Vatana millete davamıza hayırlı olsun” şeklinde bir mesaj atıyor.

Normal bir ülkede olsak “dava” mesajını atan bir adamın kırk defa sorgulanması gerekirdi.

405 numaralı koğuşta kalan teğmenler için istenen ceza nedir? Bilgi yok.

Koğuşun kapısına Atatürk posteri asan teğmenler için idari soruşturma açılmış.

Bilmiyorum, bu kaçıncı film? Ama hepsi fillahlar, tillahlar için mutsuz bitiyor, işte bunu biliyorum.


[1] https://www.yenisafak.com/gundem/iste-balyoz-darbe-planinin-ayrintilari-236847

[2] https://www.yenisafak.com/gundem/katliam-kaos-balyoz-236812

[3] https://www.yenisafak.com/gundem/bdpli-yaman-balyoz-darbe-plani-bize-sasirtici-gelmemistir-237963

[4] https://www.yenisafak.com/gundem/balyoz-darbe-plani-bizim-icin-utanc-vesilesi-238273

[5] https://www.yenisafak.com/gundem/balyoz-dalgasi-243123

[6] https://www.yenisafak.com/yazarlar/tamer-korkmaz/balyoz-23323

[7] https://www.yenisafak.com/gundem/darbeci-pasalara-balyoz-indi-289451

[8] https://www.yenisafak.com/gundem/her-daim-canli-balyoz-299016

[9] https://www.yenisafak.com/gundem/balyozun-benzeri-105-yil-once-hazirlanmis-315761