Bir Karaoke Hikâyesi: Yaşamak, İlerlemektir!

“Ölüm yaşlılıkta değil yaşanmamışlıkta başlar.”

Seneca

35. yaşıma girmek üzereyim. Sadece bir haftalık bir tatilde şunu anladım: “Memento mori” (öleceğini hatırla) sözü, bizde başka Batılı refah toplumlarında başka anlaşılıyor.

Bu söz adeta keskin bir çizgidir. Çizginin bir tarafında yaşam sevgisi, bir tarafında ölümden sonraki sonsuz yaşam inancı var.

Zamanı ileri doğru akan somut bir çizgi şeklinde düşünelim. Yaşamayı bırakanın, olduğu yerde sabit kalamayacağı kesindir.

Öyleyse yaşamak ilerlemek, yaşamayı bırakmaksa gerilemektir.

Ölümden sonraki yaşama ve onun sonsuzluğuna dair inanç, bir kereliğine verilmiş olan yaşamı elinin tersiyle itmeyi beraberinde getirebiliyor.

Bunun içindir ki dini en uçlarda yaşayanlara gerici diyoruz.

Marmaris’te bir karaoke gecesi…

Geceye katılanlar Türk, İngiliz, Rus, Alman…

Turistler şarkı söylemek üzere ardı ardına sahneye çıkıyor. Şarkıcı olmadıkları belli ama özgürler, öz güvenliler, sahneyi bir şarkıcı gibi performans göstererek dolduruyorlar.

Bizlerin aklında ise Türklerin henüz sahneye çıkmadığına dair rahatsız edici bir düşünce var.

Derken iki Türk kızı sahneye çıkıyor. Özellikle ikincisi -üstelik İngilizce- öyle bir şarkı söylüyor ki gece boyunca ayakta alkışlanan tek performans oluyor.

Daha başka Türkler de sahneye çıkıyor. Karaokede kötü şarkı söylemek de eğlenceye dahildir ama pek çoğu utanarak, yerinde sallanarak şarkı söylüyor.

En iyi performansı gösteren Türk, yüksek promil alkollü bir abimiz. İki kolunu yana açıyor, şarkısını söylüyor, tamamlamadan oturuyor.

1- Başarılı sahne performansını ortaya koyan öz güvenli turistler, yaşamayı ve özgürlüğü keşfetmiş Batı ilerlemesidir.

2- Geride kalmaktan rahatsız olan Türkler, biraz Tanzimat’tır.

3- Utandığı için dans edemeden, sallanarak şarkı söyleyen Türklerin aklımıza getirdiği; bizim birbirimize olan hasetimizdir. Eğlenen insanı görünce ölümü ve cehennemi hatırlatan gericilerimizdir.

4- Ayakta alkışlanan tek Türk kızı, Mustafa Kemal’in Türk milletindeki uygarlık cevherine olan inancı ve güvenidir.

5- Yüksek promil alkollü abimiz, bastırılmış duygularımız ve biraz alkol yardımıyla dünyaya kafa tutuşumuzdur.

Ve ilerlemek, yaşadığının ispatıdır.

İlerleyebilmenin temeli, yaşamanın kıymetini bilmektir.

Yaşamak kaç yıl olursa olsun, kısadır ve biriciktir.

Kısa ve biricik yaşamda birbirimizi kırmamak gerekir. Hasetliği, kıskançlığı bırakmak gerekir. İnsanı sevmek, yaşamanın tadına varmaktır. Hayvanları, çiçekleri, nehirleri sevmek; yaşamayı sevmek demektir.

“Memento mori.”

Bir bu kadar daha varsa yolun yarısından sevgilerle.