Paralı Asker I: Catalan Company
Aragon Krallığı ile Anjou Hanedanı arasındaki savaş bittiğinde yıl 1302’ydi. İspanya Kralı Ferdinand Dragon, savaş boyunca yararlandığı paralı asker şirketinden kurtulmak istiyordu. Şirketin kurucusu eski bir Tapınak Şövalyesi olan Roger de Flor’du.
Savaş bitince işsiz kalan Flor, Doğu Roma İmparatoru ile görüşerek kendine yeni bir iş bulmuştu: Konstantinopol’ü korumak.
Kral Ferdinand Dragon, Flor’un yeni ekmek kapısı bulduğunu duyunca çok memnun oldu. 39 gemiyi emrine vererek Flor’u Anadolu topraklarına yolladı.
Eski haydutlardan, yağmacılardan, fedailerden oluşan “Catalan Company”; Anadolu topraklarına geldiği zaman Aydınoğlu, Menteşe, Karesioğlu, Germiyanoğlu ve Karamanoğlu Beyliklerine karşı başarılı savaşlar verdi.
Konstantinopol’ü korumak için gelen Flor’un paralı asker şirketi, Anadolu’yu Toroslara kadar yağmalıyor ve sadece Türklere değil Greklere de zarar veriyordu. Flor’un vahşete dayalı serveti artarken giderek bağımsız hareket ettiğini gören İmparator, çareyi onu zehirletmekte buldu.
Flor’un ölümü akan kanı durdurmadı. Öfkelenen Katalan savaşçılar Edirne ve İstanbul arasında yağmalanmadık yer bırakmadılar. Geçtikleri her yerden geriye kan ve gözyaşı bıraktılar.
Edirne’deki bu paralı asker ordusuna karşı harekete geçen IX. Mihail, sayıca üstün olmasına rağmen yenildi.
1311 yılına gelindiğinde “Catalan Company”, Frank asıllı bir idarecinin yönettiği Atina Dükalığını fethetti. 70 yılı aşkın bir süre burada egemenlik kuran paralı askerler, bir başka paralı asker grubu olan Navarra Şirketine kaybettiler.
Düzeni tesis etmek için başıbozuklara koşturacak kadar acizleşen idareciler, hem kendi saltanatlarının çöküşünü hızlandırdılar hem de olan masum insanlara oldu.
Bir çapulcu için “taht”, yağmanın sürekliliğine dair bir rehinden başka bir şey değildir.
Eteğinde vahşetle gezen hükümdarsa kendine ve halkına kandan, esaretten başka ne sunabilir ki?
Ve kendi ülkesine çapulcu ayağı sokanda, kendi ülkesini yağmalatanda namus olur mu?


