Zehirli Cüce

1 Aralık 1934 Cumartesi günü öğleden sonra, Smolny Enstitüsü koridorlarında bir adam gergince bekliyordu. Yakın zamanda hem partiden hem memuriyetten atılmıştı, kin ve öfke doluydu. “İlk seferde olmadı, ikincisinde olacak.” diye düşünüyor olmalıydı kurbanını beklerken.

Derken kurban koridorların başında köşeyi döndü. Adım adım yaklaşmaya başladı. İntikam için gelen Leonid Nikolayev, kurbanı kendisine yaklaştıkça gerildi. Gerginliğini hissettirmemek için soğukkanlı görünmeye çalıştı. Nihayet kurbanı kendisine yaklaştı. Kurban, Nikolayev’e selam verdi mi bilmiyoruz. Çünkü Nikolayev’in ilk suikast girişiminden herkes haberdardı. Nikolayev onun ensesine bir kurşun sıktı. Sovyetler Birliği Komünist Partisi Leningrad Sekreteri Sergey Kirov bu kez kaçamadı, öldü.

Kirov Smolny Enstitüsü koridorlarında hayata veda ederken en yakın dostu Stalin, Kremlin koridorlarında yalnızdı. Henüz güçlü değildi. Önüne getirilen idam listelerinden çeşitli isimleri affedebiliyor, kiminin cezasını hapis cezasına çevirebiliyordu. Diğer yandan NKVD’den çok önemli (!) istihbaratlar alıyordu.

Kremlin’de bulaşıkçı, temizlikçi gibi görevlerde çalışan kadınlar Stalin’in arkasından dedikodu yapıyordu!

Kimi “Halkımız yemiyor, içmiyor, Stalin’e bakıyor!” diyordu, kimi “Zaten o bir Ermeni!” derken kimi de “Evet, o bir Ermeni ve karısını öldürdü!” diyordu. NKVD’nin verdiği istihbaratlar işte bunlardı.

Kirov’un ölümünden sonra Kremlin’deki güvenlik zaafları iyice açığa çıktı. Stalin gözünü açtı, diğer yandan paranoyası başladı. Politbüro’ya baskı yapan Stalin, mevcut istihbarat şefini görevden aldırdı ve yerine Nikolay Yejov’u atadı.

Çok kısa boylu ve sevimli bir yüze sahip olan Yejov, tarihe “zehirli cüce” olarak geçecekti.

Yejov bu suikastin arkasından çok çalıştı. Bol bol idam listeleri hazırladı. İki yıl gibi kısa bir süre içinde 300.000 civarı Sovyet vatandaşı devrim düşmanı olduğu gerekçesiyle idama gitti! Zehirli cüce harıl harıl çalışıyor, bazen Almanya’nın bazen Japonya’nın Sovyet karşıtı kumpaslarını bir bir çökertiyordu.

Yejov 700 kişilik listeler hazırlıyor, Stalin’e gönderiyor, Stalin de “Uygundur!” deyip imzayı basıyordu. Böylece bir 700 kişi daha ya idama ya belirsiz bir sona hak kazanıyordu.

Sadece bir yıl içinde 200’den fazla ziyaret gerçekleştirip Stalin’le görüşmüştü Yejov. Boylu, yapılı, pos bıyıklı Stalin’in yanında gerçekten sevimli bir cüceden ibaret kalıyordu.

Ve günün birinde sıra ona geldi. Yejov o kadar çok cinayete işlemişti ki efendisinin onunla devam edebilmesi mümkün değildi. Yejov sorgulanırken “Ben eski Sovyet bürokratıyım! Sovyet bürokratlarının asıldığı görülmüş şey değildir!” diye düşünüyordu herhalde. Oysaki bürokrat, aydın, sivil demeden pek çok kişinin ipe gönderilmesini bizzat kendisi sağlamıştı.

Sonunda dayanamadı, yıllarca komplolarını çökerttiğini Almanya’nın komplolarına karıştığını ve Stalin’e kumpas kurduğunu kabul etti.

3 Şubat 1940’ta yargılandı, 4 Şubat 1940’ta infaz edildi. Stalin’le birlikte yer aldıkları fotoğraftan bile silindi.

Pek çokları Yejov’un Stalin’e kumpas kurduğunu iddia etse de Stalin gibi kurnaz bir adamın 700 kişilik listelere pat diye imza koyması, listelerin ölüm listesi olduğunu bilmemesi elbette mümkün değildi.   

Ama mutlak güç böyledir.

Yetkiyi kanun dışı kullanarak insanların hayatlarını mahvedenler, uğruna cinayet işledikleri kimseler tarafından ipe gönderilirler ki gerçek failler aklanabilsin.

Tahterevallide iri olan ağır basar.

Stalin daha sonra seri tecavüzcü olduğu ortaya çıkan Lavrenti Beria’yı göreve getirdi. “Beria’nın zulmü” denen dönem başladı. Beria, Troçkistlerin peşine düştü. Stalin son nefesini verince Kruşçev, Beria’nın peşine düştü. 21 Aralık 1953’te savunma hakkı bile verilmeden mahkemeye çıkarılan Beria, adamlarıyla beraber mahkeme biter bitmez idam edildi. Beria’nın karısı ve çocuğu Sibirya’ya, çalışma kampına gönderildi.

Beria’nın ve Yejov’un ortak noktalarından biri, ikisinin de son anlarında yalvarmalarıydı.