Siyasetçinin biri vatandaşı zahmete sokmayıp çay ve simir hesabı yaptığı zaman kimisi hayret etmiş kimisi kızmıştı. İnsanlara “Asgari ücretle geçinebilirsin, her öğün çay simit yap” demenin mantıkla bağdaşması mümkün değildi.

Pekiyi… Bunu o siyasetçi bilmiyor muydu?

Bal gibi biliyordu.

Kendisi mantıksız bir şey söylediğini bilmiyor muydu?

Bal gibi biliyordu.

Mesele mantıksızlık, yüzsüzlük meselesi değildir. Mesele “hükmetme” meselesidir.

Yıllardır her yetkiyi aldılar. Her yetki yetmiyor, gördüler.

Yalanın hüküm sürmesi için iki şey gerekir: Cehalet ve yoksulluk.

Cahilin duygusu, fakirin umudu mutlak hakimlerin bir numaralı sömürü hedefidir. Cahil bir adam kime kurşun sıktığını bilemez. Cahil bir adam kime hizmet ettiğini bilemez. Cahil bir adamın sevgisi sevdiğini öldürür. Cahil bir adamın özlemi uçurumlar yaratır. Cahil bir adamın vatan sevgisi vatan böler.

Ve cahil bir adamın davası haksızlığa uğrayanları kendisiyle beraber sindirmek davasıdır.

Fakir bir insan umudunu korumak için duyduğu her yalana inanır. Avuntuya ihtiyacı vardır. Her zaman “Bana yalanlar söyle” der durur. Yalandan umut doğmaz, yalandan hayal kırıklıkları doğar. Fakir insan “Biri bir hadis uydursa da hurmaya, hırkaya talim etsek” der.

Fakir insanın bunları söylemesi için korkmuş ve sinmiş olması gerekir. Tarih boyunca böyle olmuştur ama bugün böyle olması bir insanlık ayıbıdır.

Eğitimle büyüyen, eğitimle olgunlaşan bir toplumda “Onlar seçkin, onlar kutsal, o yüzden lüks içinde yaşamalılar” anlayışı hüküm sürmez. Eğitimle büyüyen, eğitimle olgunlaşan bir toplumda “Çalıyorsa da kutsal bir amaç için çalıyor” anlayışı hüküm sürmez. Eğitimli insanların oluşturduğu toplumlar korkak olmaz, dolayısıyla sinmez.

Türklüğünü bilen Türk de sinmez. Vatanını seven bir kimse menfaatperest olup susmaz.

Giden ülkenin geleceğiyse fertlerin geleceği olmaz.

Ekmek bulamıyorsan pasta yiyemezsin. Artık simit de alamazsın.

Pekiyi… Doğru soru nedir?

“Bugün yarım simit kaç para oldu” sorusu mu?

“Güzel ülkemde neden yarım simit satılıyor” sorusu mu?

İstatistiklere göre BMW’ler yarım satılmıyormuş. Tam donanımlı BMW alımında birinci sıradaymışız. Asgari ücret ise yarım simite yetiyor. Şimdilik…

Ne zamana kadar yetecek?

Korku ve sinmişlik hüküm sürdükçe böyle devam eder.

Ne demişti, Victor Hugo?

“Zalimlerin çarkları cahillerin çalışmayan kafalarıyla döner.”