<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	 xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" >

<channel>
	<title>yasemin çongar &#8211; Demir Yolcu</title>
	<atom:link href="https://demiryolculuk.com/tag/yasemin-congar/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://demiryolculuk.com</link>
	<description> Dünyayı elinde tutan, onu anlayış ile tuttu; halka hükmeden, bu işi bilgi ile yaptı. (Kutadgu Bilig)</description>
	<lastBuildDate>Fri, 27 May 2022 15:48:56 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=7.0</generator>

<image>
	<url>https://demiryolculuk.com/wp-content/uploads/2024/03/cropped-LOGOSp-1-32x32.png</url>
	<title>yasemin çongar &#8211; Demir Yolcu</title>
	<link>https://demiryolculuk.com</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
<site xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">203450429</site>	<item>
		<title>Taraf&#8217;ın Hedefi Neydi?</title>
		<link>https://demiryolculuk.com/2022/05/27/tarafin-hedefi-neydi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Yusufhan GÜZELSOY]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 27 May 2022 15:48:51 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Yazılar]]></category>
		<category><![CDATA[chris mason]]></category>
		<category><![CDATA[CIA]]></category>
		<category><![CDATA[demiryolcu]]></category>
		<category><![CDATA[kumpas]]></category>
		<category><![CDATA[mustafakemalatatürk]]></category>
		<category><![CDATA[RAND]]></category>
		<category><![CDATA[sivil asker]]></category>
		<category><![CDATA[taraf]]></category>
		<category><![CDATA[türk]]></category>
		<category><![CDATA[türk dünyası]]></category>
		<category><![CDATA[türkler]]></category>
		<category><![CDATA[us army war college]]></category>
		<category><![CDATA[yasemin çongar]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://demiryolculuk.com/?p=297</guid>

					<description><![CDATA[Bu yazımda iki hatırlatma yapacağım. Birincisi, geçen yazımda Yasemin’in Çongar’ın eşinden bahsetmiştim. Oray Eğin’in Chris [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p class="wp-block-paragraph">Bu yazımda iki hatırlatma yapacağım. Birincisi, geçen yazımda Yasemin’in Çongar’ın eşinden bahsetmiştim. Oray Eğin’in Chris Mason’ın CIA ajanı olduğuna dair iddiaları ve Çongar’ın söyleşisinden bir bölümü buraya almış ve birkaç soru sormuştum. İlk hatırlatmam bu olacak.</p>



<p class="wp-block-paragraph">İkincisi, Türkiye’deki sivil-asker ilişkilerine dair, kumpas zamanlarında dile getirilen görüşlerini hatırlatacağım. Böylece “Kişi kendinden bilir işi” misali Taraf vb. zihniyetin TSK’ye nasıl saldırdığını hatırlayıp anlamış olacağız.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Önce Yasemin Çongar’ın eşiyle ilgili sözde cevaplar verdiği söyleşiyi hatırlayalım. Çongar’la söyleşi yapan kişi Sanem Altan. Söyleşi 2010’da yapılmış ve Oray Eğin’e “böcek” benzetmesi yapılmış. Demokrat Çongar’ın bu demokratik tepkisini alkışlayarak eşiyle ilgili kısımları buraya taşıyorum (özetle):</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Soru:</strong> Chris Mason CIA ajanı mı?</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Cevap:</strong> “CV’sinde CIA ajanı olabilir mi gerçekten? Ajan olduğu bilinen bir ajan olabilir mi? Merhaba ben Chris, CIA ajanıyım&#8230;”</p>



<p class="wp-block-paragraph">Bir kişinin CV’sinde CIA’da çalışmış olduğu elbette yazılabilir. Mesela Mason’ın dersler verdiği öne sürülen CIA’nın paravan şirketi RAND Co.’da çalışmak istiyorsanız CV’nize CIA geçmişinizi yazabilirsiniz. Bu şirketle ilişkili Graham Edmund Fuller’in emekli (!) CIA ajanı olmasına ne diyeceksiniz?</p>



<p class="wp-block-paragraph">Graham E. Fuller’in, Paul Henze’nin, CFR üyesi Henry Barkey’in CIA ajanı olduğunu bilmeyen kaldı mı?</p>



<p class="wp-block-paragraph">Türkiye’de birçok insana sanki suç işliyormuş gibi “Devlete çalışıyor” diye saldıran tayfaya bakın&#8230; Gülünç bir hâldeler.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Soru:</strong> Peki, şaka bir yana, Chris CIA ajanı olsa bunu bilir miydin?</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Cevap:</strong> “Bunu bilmezdim, bunu Oray Eğin, Soner Yalçın da bilmezdi.”</p>



<p class="wp-block-paragraph">Yasemin Çongar bu cevabıyla birlikte kendini çürütmüş oluyor. Demek ki bir CIA ajanının eşi olmak, onun CIA ajanı olup olmadığıyla ilgili bir kaynak olmak anlamına gelmiyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Soru: </strong>Oray Eğin, Chris Mason’ın CIA’ya yakınlığıyla bilinen düşünce kuruluşu RAND’ta dersler verdiğini söylüyor. Doğru mu?</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Cevap: </strong>Chris, “RAND’ın kapısından içeri girmedim” diyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Öyle mi? Peki&#8230; Ahmet Altan’ın kızı Sanem Altan’la yapılan bu söyleşiyi “Körler sağırlar birbirini ağırlar” deyip geçiyorum.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Chris Mason’ın uzmanlık alanları ve faaliyetlerini anlatacağım, böylece ikinci hatırlatmama geçeceğim.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Chris Mason bir CIA ajanı olmayabilir. Çongar’ın ifade ettiği gibi RAND’ın kapısından içeri girmemiş de olabilir. Resmî kaynaklardan kendisinin ne iş yaptığını yazacağım. Böylece CIA ajanı olmasının bir önemi olmadığını, TSK’ye operasyon çekmeye kalkanların gerçek kimliğini, karaktersiz oluşlarını anlamış olacaksınız.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Chris Mason, ABD Ordusu Savaş Koleji’nde çalışmış, muhtemelen hâlâ çalışıyor. Çongar’ın ifade ettiği gibi Dış Hizmetler’den emekli olmuşsa da faaliyetleri burada noktalanmamış, Deniz Piyadeleri İleri Operasyonel Kültür ve Dil Merkezi’nde Güney Asya masa subayı olarak çalışmış. Masa subayı dedikleri, strateji ve fikir üretiyor. <strong>Yani istihbarat kuruluşlarıyla ilgisi olmaması imkânsız!</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">Kendisinin uzmanlık alanı ise Afganistan ve Pakistan’dır. ABD ordusunun Taliban karşısında geri çekilmesine karşıdır. Burada Çongar doğru söylüyor, muhalif bir tavrı vardır. Asker mi, sivil mi olduğu belli olmayan bu adam, gönlünce ABD dış politikasını eleştirebiliyor. Bizim ülkemizde demokrasi diye ne getirmek istedi bu tayfa? Bu ayrı bir meseledir. Canını dişine takıp ülke için mücadele eden askerlerden ülkenin geleceği için söz hakkını almak, demokrasi adına mıydı? ABD için miydi? Cevap sizlerin vicdanlarına kalmıştır.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Son olarak bir bilgiyi daha vereyim. US Army College’a ait “Recommendations for Success in Afghanistan” isimli yayının editörü Dr. M. Chris Mason’dır. Bu yayında kimlerin makaleleri var? Kolombiya ordusundan, ABD ordusundan, Afganistan ordusundan üst rütbeli subaylar vardır. Yayına internetten de rahatlıkla ulaşılabilir.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Asıl mesele başkadır.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Chris Mason’a biz Türkler “hain” diyemeyiz. Kendi ülkesi için çalışıp bizimle karşı karşıya gelirse “düşman” diyebiliriz. Mason bir ajan da olabilir, asker de olabilir. O, bizim yurttaşımız değildir. Amerikalıdır. ABD devleti onun hizmetlerini takdir ederse kendisine bir madalya takdim edebilir.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Öyleyse&#8230; “Hain” diye kime derler ve hainlere madalya takılır mı?</p>



<p class="wp-block-paragraph">Türk ordusunun mensuplarına, “Sivillerle ilişkiniz nedir?” diye sordular.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Sivil vatandaşlarımıza, “Niye bu kadar çok asker dostun var?” diye sordular.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Sivil-asker iş birliğini baltalamak için neler yaptılar?</p>



<p class="wp-block-paragraph">Bir ordu için ister sivil ister asker olsun&#8230; Hiç fark etmez. Akıl ve bilgi sahibi bir kimsenin bilgisine başvurmak herkesin en doğal hakkıdır ve çok gereklidir. “Sivil ve asker yan yana geldi, kesin darbe olacak” diyenler için en yakın örneklerin Çongar-Mason örneğinde olduğu gibi çok önemlidir. Bir ikiyüzlülüğün, bir karaktersizliğin, bir ihanetin anatomisidir, bu durum.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Sivil-asker ilişkilerinin güçlü olduğu bir ülkede millî güvenlik tehlikelerine karşı iş birliği ve verimli mücadele üst düzeydedir. Bu noktada Samuel Huntington’ın “Asker ve Devlet” kitabından iki alıntı yapmak istiyorum. Huntington şöyle diyor:</p>



<p class="wp-block-paragraph">“Bu kitabın temelinde iki yöntemsel varsayım bulunmaktadır. İlk olarak, herhangi bir toplumdaki sivil-asker ilişkilerinin birbirlerine bağlı unsurlardan oluşan bir sistem olarak incelenmesi gerektiği varsayılmıştır.”</p>



<p class="wp-block-paragraph">Aynı kitabında Huntington sivil-asker ilişkilerine dair şunları ifade ediyor:</p>



<p class="wp-block-paragraph">“Sivil-asker ilişkileri ulusal güvenlik politikalarının bir veçhesidir.”</p>



<p class="wp-block-paragraph">Ergenekon ve Balyoz kumpaslarında yalnız TSK hedef alınmamıştır. TSK’yi yalnızlaştırmak, tasfiye etmek ve sonra ele geçirmek isteyenler “Taraf” gazetesi gibi psikolojik harp unsurlarıyla sivil-asker ilişkilerini baltalamak istediler.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Asker tanıdığı olanı, askere selam vereni “darbeci” olmakla suçlayarak kamuoyunun önüne attılar. Böylece insanların psikolojilerini etki altına alıp korkutarak sindirdiler. Birçok insanı demokratik telaşlar aldı ki bir kısım asker veya emekli askerler bile sivilleşme yarışı içine girdiler. Silivri ve Hasdal korkusu yaşayanlar kendi ordularına yani namuslarına sahip çıkamadılar. Çoğunluk ne diyorsa ona uydular çünkü çoğunluğa karşı çıkıp linç edilme riskini göze almak istemediler.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Sivil-asker ilişkilerini baltalamak için ne yaparsınız? Mesela şöyle manşet atabilirsiniz:</p>



<figure class="wp-block-image size-full"><img fetchpriority="high" decoding="async" width="1024" height="576" src="https://demiryolculuk.com/wp-content/uploads/2022/05/e845556xmbj5.jpg" alt="" class="wp-image-298" srcset="https://demiryolculuk.com/wp-content/uploads/2022/05/e845556xmbj5.jpg 1024w, https://demiryolculuk.com/wp-content/uploads/2022/05/e845556xmbj5-300x169.jpg 300w, https://demiryolculuk.com/wp-content/uploads/2022/05/e845556xmbj5-768x432.jpg 768w" sizes="(max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /></figure>



<p class="wp-block-paragraph">Bir tarafta Ahmet Altan’ın “Askerliği kaldırın” başlıklı zırvalarla dolu köşe yazısı, bir tarafta “Fatih Camii Bombalanacaktı” manşeti var. Bu manşetin yayımlandığı ilk sayfada bir de “Kendi Jetimizi Düşürecektik” haberi var. Şimdi bunun adı gazetecilik midir? Yoksa sivil-asker ilişkilerini bozmaya yönelik bir saldırı mı? Bunun cevabı zor olmasa gerektir.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Yasemin Çongar gazeteciliği işte budur. Kaynaksız habercilikle meşhur Çongar’ın yeteneği bundan ibarettir.</p>



<p class="wp-block-paragraph">İnsanlar bu haberleri hemen unutuverdiler. Şimdi ülkemizde sunî gündemlere boğulmuş bir durumdayız. Oysa asıl gündem, asıl konuşulması gerekenler bunlardır. Gözler önünde ihanet edenler, ihanetlerini unutturmak için memleketi gereksiz, faydasız gündemlere boğuyorlar. Yine de gerçeklerin açığa çıkmaması mümkün değildir. Her hesap bir gün görülür.</p>



<figure class="wp-block-image size-full"><img decoding="async" width="1000" height="563" src="https://demiryolculuk.com/wp-content/uploads/2022/05/4494_8.jpg" alt="" class="wp-image-299" srcset="https://demiryolculuk.com/wp-content/uploads/2022/05/4494_8.jpg 1000w, https://demiryolculuk.com/wp-content/uploads/2022/05/4494_8-300x169.jpg 300w, https://demiryolculuk.com/wp-content/uploads/2022/05/4494_8-768x432.jpg 768w" sizes="(max-width: 1000px) 100vw, 1000px" /></figure>



<figure class="wp-block-image size-full"><img decoding="async" width="1000" height="563" src="https://demiryolculuk.com/wp-content/uploads/2022/05/4494_4.jpg" alt="" class="wp-image-300" srcset="https://demiryolculuk.com/wp-content/uploads/2022/05/4494_4.jpg 1000w, https://demiryolculuk.com/wp-content/uploads/2022/05/4494_4-300x169.jpg 300w, https://demiryolculuk.com/wp-content/uploads/2022/05/4494_4-768x432.jpg 768w" sizes="(max-width: 1000px) 100vw, 1000px" /></figure>



<figure class="wp-block-image size-full"><img loading="lazy" decoding="async" width="1000" height="563" src="https://demiryolculuk.com/wp-content/uploads/2022/05/4494_7.jpg" alt="" class="wp-image-301" srcset="https://demiryolculuk.com/wp-content/uploads/2022/05/4494_7.jpg 1000w, https://demiryolculuk.com/wp-content/uploads/2022/05/4494_7-300x169.jpg 300w, https://demiryolculuk.com/wp-content/uploads/2022/05/4494_7-768x432.jpg 768w" sizes="auto, (max-width: 1000px) 100vw, 1000px" /></figure>



<p class="wp-block-paragraph">Düne kadar olmadık manşetler attılar. En uç, en saçma komplo teorilerini milletin önüne sürdüler. Cahil ve vatan sevgisi noksan olanlar afiyetle yerken biz Türklere büyük bir sinir harbi düştü. Apaçık bir şekilde ordumuza, namusumuza saldırdılar. Türklükle hesaplaşmaya kalktılar. Sahte deliller, sahte imzalarla ordumuzu tutsak etmeye kalktılar. Gereken cevabı aldılar, alacaklar da&#8230;</p>



<p class="wp-block-paragraph">Yine cehaletin ve gafletin bedelinin ne olduğunu hatırlatmak adına şu fotoğrafı da taşımayı uygun gördüm çünkü ordunun orayı burayı bombalayacağı iftirasında bulunanlar köprüleri bombaladılar, katliam yaptılar ve TBMM’ye bomba attılar!</p>



<figure class="wp-block-image size-full"><img loading="lazy" decoding="async" width="644" height="440" src="https://demiryolculuk.com/wp-content/uploads/2022/05/1054721693.jpeg" alt="" class="wp-image-302" srcset="https://demiryolculuk.com/wp-content/uploads/2022/05/1054721693.jpeg 644w, https://demiryolculuk.com/wp-content/uploads/2022/05/1054721693-300x205.jpeg 300w" sizes="auto, (max-width: 644px) 100vw, 644px" /></figure>



<p class="wp-block-paragraph">Burası Gazi Meclis&#8230; TBMM. Siviliz, demokratız, diye milleti aldatanların ihanetlerinin bir fotoğrafı&#8230;</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Not: </strong>Bu yazdıklarım elbette SADAT’la da bağlantılıdır. Türk ordusunu ele geçirmek için yapılan sivil girişimlerden en tehlikelileri FETÖ ve SADAT’tır. Bunu gözden kaçırmamak gerekir. Sözde sivil, özde İslamcı kontrgerillanın neler yaptığını savcılarımızın derhal mahkemelere taşıması gerekmektedir.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">297</post-id>	</item>
		<item>
		<title>Hilmi Gelirse Rahat Ederiz &#8211; V</title>
		<link>https://demiryolculuk.com/2022/05/26/hilmi-gelirse-rahat-ederiz-v/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Yusufhan GÜZELSOY]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 26 May 2022 16:19:58 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Yazılar]]></category>
		<category><![CDATA[adnan tanrıverdi]]></category>
		<category><![CDATA[balyoz]]></category>
		<category><![CDATA[demiryolcu]]></category>
		<category><![CDATA[ergenekon]]></category>
		<category><![CDATA[gazeteci]]></category>
		<category><![CDATA[ihanet]]></category>
		<category><![CDATA[kumpas]]></category>
		<category><![CDATA[mahir kaynaj]]></category>
		<category><![CDATA[mehmet baransu]]></category>
		<category><![CDATA[mehmet eymür]]></category>
		<category><![CDATA[mustafakemalatatürk]]></category>
		<category><![CDATA[profesyonel ajan]]></category>
		<category><![CDATA[psikolojik harp]]></category>
		<category><![CDATA[tetikçi]]></category>
		<category><![CDATA[türk]]></category>
		<category><![CDATA[türk dünyası]]></category>
		<category><![CDATA[türkler]]></category>
		<category><![CDATA[yasemin çongar]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://demiryolculuk.com/?p=293</guid>

					<description><![CDATA[Yalan ve iftira üretmeye gelince dillerden düşürülmeyip gerçekler ortaya çıkınca göz önünden çektirilenler vardır. “Cesur [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p class="wp-block-paragraph">Yalan ve iftira üretmeye gelince dillerden düşürülmeyip gerçekler ortaya çıkınca göz önünden çektirilenler vardır. “Cesur gazeteci” Yasemin Çongar bunlardan biridir. “Taraf” adlı paçavranın en önemli ismi Çongar’dı. Birçok insanın hayatını kararttılar, insanların hayatlarından yıllarını çaldılar.</p>



<p class="wp-block-paragraph">“Merd-i Kıptî şecaat arz ederken sirkatin söyler” misali bu hırsızlıkları “cesur gazeteci” palavrasıyla taltif ettiler.</p>



<p class="wp-block-paragraph">İnsanların hayatından çalmak bu kadar kolay mı? Komplo üretmek, devlet sırlarını çalmak, devlete suç örgütü muamelesi yapmak, şehitlere ve gazilere hakaret etmek bu kadar kolay mı?</p>



<p class="wp-block-paragraph">Elbette değil ama vatan sevgisinden nasiplenmemiş olanlar için bunlar “profesyonel” işlerdir.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Kendisinin talihi Milliyet ve CNN Türk’te Washington muhabiri olunca değişmiştir. Tabi birçok muhabir oralarda görev yapmıştır ama onun talihi aşk hayatında gülmüştür. “Yabancı hizmet subayı”, CIA görevlisi Chris Mason ile evlenince tam bir profesyonel olmuştur. Chris Mason aynı zamanda RAND Co.’da dersler vermiştir. 2006’da yaptığı bu evlilikten sonra 2007’de Türkiye’ye dönerek Taraf’a katıldı. 2013 yılında Hasan Cemal ve Ahmet Altan’la birlikte Punto24 Bağımsız Gazetecilik Platformu’nu kurdu.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Taraf’ın bazı manşetlerini hatırlatmadan önce kendisinin Standart-MORI adlı stratejik araştırma ve planlama şirketinde çalıştığını belirtmek istiyorum. Bu şirketin varlığı ve faaliyetleri benim için şüphelidir.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Şirket 1987’de Selim Oktar tarafından kurulmuştur. O zamanki adı Stratejik Araştırma ve Planlama Şirketi’dir. Şirket, 1994’te İngiliz araştırma şirketi MORI ile ortak olmuştur. Şirketin kurucusu Selim Oktar, 1997 yılında Gülçin Telci’nin Hürriyet’teki “Sudan Ucuz” yazısına konu olan bir olayın içinde yer almıştır. Yazı Hürriyet arşivlerinde aynen durmaktadır. Oktar, şaibeli bir şirket alımına karışmış bir kimsedir.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Çongar’ın stratejik araştırma şirketinde görev alması, eşinin aynı alanda hizmet veren CIA şirketi RAND Co.’daki geçmişi ve Taraf gazetesinin operasyonel görevi tesadüf müdür? İşte bu nedenle Strateji-MORI şirketinden şüphe ettiğimi yazdım. Ayrıca bir şirket kurup çeşitli kuruluşlara danışmanlık hizmeti üstünden yön vermek ve bundan para kazanmak her açıdan çok iyi bir kazanç olsa gerektir. Diğer yandan ülkemiz açısından kazanç göremediğimi ifade etmeliyim.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Taraf’ın manşetlerine, Çongar’ın, eşinin CIA görevlisi olduğuna dair yazı yazan Oray Eğin’e verdiği sözde cevapla girmek isterim. Çongar, Eğin’in yazdıklarına karşı bir söyleşisinde aynen şu cevabı veriyor:</p>



<p class="wp-block-paragraph">“CV’sinde CIA ajanı yazan bir ajan olabilir mi gerçekten? Ajan olduğu bilinen bir ajan olabilir mi? Merhaba ben Chris, CIA ajanıyım&#8230;”</p>



<p class="wp-block-paragraph">Çongar ve avanesi darbe günlüklerinin olabileceğine inanıyorlar. Türkiye’nin en zeki askerlerinden rahmetli Özden Örnek’in darbe günlüğü tutuyor, diye yaygara koparabilirler&#8230; Bu normal&#8230;</p>



<p class="wp-block-paragraph">“Merhaba sevgili günlük, bugün darbe planlarımıza devam ettik. Aklıma çok güzel bir fikir geldi. Darbe başarılı olursa Yasemin’i eşinden boşayıp Somali’nin İshak kabilesinden biriyle evlendireceğiz. Böylece demokrasiye büyük bir darbe vurmuş olacağız.</p>



<p class="wp-block-paragraph">“Eşim CIA ajanı olsa bunu ben de bilemezdim” diyen Çongar’ın, “Eşime sordum, CIA ajanı değilmiş, RAND’ın kapısından içeri girmemiş” dediğini de hatırlatıp geçmişe sünger çekmeye başlayalım.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Taraf gazetesinden bazı manşetler:</p>



<p class="wp-block-paragraph">“<strong>Görüntüler Çok Net: Bombalananlar Köylü</strong>” (Uludere haberi, 16 Şubat 2012)</p>



<p class="wp-block-paragraph">“<strong>Jandarma, Ogün’ü El Üstünde Tutardı</strong>” (Hrant Dink cinayetiyle ilgili haberi, 2 Mart 2012)</p>



<p class="wp-block-paragraph">“<strong>Orduları Sanık Paşaları Tanık</strong>” (Sözde Balyoz planıyla ilgili haberi, 3 Mart 2012)</p>



<p class="wp-block-paragraph">“<strong>Fatih Cami Bombalanacaktı</strong>” (Sözde 2003 yılında planlanan bir darbe planıyla ilgili haberi, 20 Ocak 2010)</p>



<p class="wp-block-paragraph">“<strong>Askerî Vesayete En Ağır Balyoz</strong>” (Balyoz kumpasıyla ilgili haberi, 23 Şubat 2010)</p>



<p class="wp-block-paragraph">“<strong>Üstü Cumhuriyet Altı Ergenekon</strong>” (Ergenekon kumpasıyla ilgili haberi, 10 Ocak 2009)</p>



<p class="wp-block-paragraph">“<strong>AKP ve Gülen’i Bitirme Planı</strong>” (AKP ve Gülen’in şeriat planlarına karşı Genelkurmay’ın tavrıyla ilgili haberi, 12 Haziran 2009)</p>



<p class="wp-block-paragraph">“<strong>Kod Adı Kafes</strong>” (Sözde Kafes Eylem Planı ile ilgili haberi. Dolaylı yoldan TSK’nin gayrımüslimleri vurup Müslümanları suçlayacağı iddia ediliyor. 29 Kasım 2009)</p>



<p class="wp-block-paragraph">“<strong>1923’te Kuruldu 2008’de Arınıyor</strong>” (Yorum yok. 26 Temmuz 2008)</p>



<p class="wp-block-paragraph">“<strong>Tehdidi Bırak Hesap Ver</strong>” (Aktütün baskınıyla ilgili haberi, 16 Ekim 2008)</p>



<p class="wp-block-paragraph">Punto24’ün internet sitesinde bir ifade var: “Gazetecilik suç değildir!”</p>



<p class="wp-block-paragraph">Gazetecilik ajanlık mıdır? Gazeteler psikolojik harp merkezleri midir? Mehmet Baransu gibilerin devlet sırlarını çantalara koyup örgütlü suç belgesi diye mahkeme salonlarına getirmesi kahramanlık mıdır?</p>



<p class="wp-block-paragraph">Ergenekon ve Balyoz’da saçma ve ahmakça şeyler yapılsa da uygulayıcıları kendilerine profesyonel dedikleri için bunları yazıyorum. Bu yazı dizisi boyunca unutmadıklarımızın küçük bir kısmını yazdım. Size son bir profesyonellik örneğinden daha bahsedeceğim. Bu sefer ki profesyonel, Merve Kavakçı’dır.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Merve Safa Kavakçı, 90’lı yıllarda Abdullah Gül’ün danışmanıydı. Refah Partisi’nin kurucu genel başkanı olan Ahmet Tekdal’ın kızı Ayşenur Tekdal, 20 Nisan 1999’da yapılacak seçimlerde İstanbul 2. bölgeden milletvekili adayıydı. Yani seçilmesi neredeyse garantiydi. Ne var ki kendisinin adaylığı Ankara’ya kaydırıldı.</p>



<p class="wp-block-paragraph">İki türbanlı hanımdan Ayşenur Tekdal’ın yerinin Merve Safa Kavakçı’ya bırakılması gerekiyordu çünkü iki türbanlı hanımdan Kavakçı ABD vatandaşı olmuştu.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Yıllarca kara propaganda yapıldı: “Türkiye onu kabul edemedi ve o da özgür olduğu ABD’ye gidip vatandaş oldu” şeklinde&#8230; Bu bile ABD’nin din hürriyeti politikasının uygulanmasından ibaret bir propagandadır.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Oysa Kavakçı 5 Mart 1999’da şövalye yemini ederek ABD vatandaşı olmuştu bile&#8230;</p>



<p class="wp-block-paragraph">Ailecek ABD’yi pek severler ki aile reisi Yusuf Ziya Kavakçı da ABD’deki birtakım FETÖ’cüler tarafından pek hürmet görmekteydi.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Yıllarca “Türban düşmanı Türk devleti” ve “Türban düşmanı Türk ordusu” kara propagandası işte Kavakçı aracılığıyla TBMM’de gerçekleştirilen profesyonel bir operasyonla zihinlere kesin olarak yerleştirildi.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Özkök’ü getiren organizasyon, kumpasları kurup organize eden organizasyon, Kavakçıları da ailecek ödüllendirmekte epey cömert davrandı.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Liste her yazıda uzadıkça uzadı&#8230; Adnan Tanrıverdi, Nevzat Tarhan ve SADAT; Yasemin Çongar, Hasan Cemal, Ahmet Altan ve Taraf; Mahir Kaynak, Mehmet Eymür ve MİT’teki Çerkezler; Kavakçı ailesi ve daha niceleri&#8230;</p>



<p class="wp-block-paragraph">Söz konusu TSK olunca milyonların kalbi şanlı Türk ordusuyladır ve milyonlar Ebedî Başkomutan Mustafa Kemal Atatürk’ün izindedir. Çoğunluğa hükmetmeye kalkan Türk ve Atatürk düşmanları ise her zaman onun karşısındadırlar.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Yüzyılların değiştirmediği ve değiştirmeyeceği nokta ise Türk ordusunun karşısına çıkanların yaşamaktan kaçamayacakları mutlak sondur.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">293</post-id>	</item>
	</channel>
</rss>
