<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	 xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" >

<channel>
	<title>namık kemal zeybek &#8211; Demir Yolcu</title>
	<atom:link href="https://demiryolculuk.com/tag/namik-kemal-zeybek/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://demiryolculuk.com</link>
	<description> Dünyayı elinde tutan, onu anlayış ile tuttu; halka hükmeden, bu işi bilgi ile yaptı. (Kutadgu Bilig)</description>
	<lastBuildDate>Tue, 10 Dec 2024 16:32:46 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.4</generator>

<image>
	<url>https://demiryolculuk.com/wp-content/uploads/2024/03/cropped-LOGOSp-1-32x32.png</url>
	<title>namık kemal zeybek &#8211; Demir Yolcu</title>
	<link>https://demiryolculuk.com</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
<site xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">203450429</site>	<item>
		<title>Cemaatten Cihada: CIA, Tarikatlar ve Suriye’nin Çökertilmesi Arefesinde Zeybek’ten İtiraflar!</title>
		<link>https://demiryolculuk.com/2024/12/10/cemaatten-cihada-cia-tarikatlar-ve-suriyenin-cokertilmesi-arefesinde-zeybekten-itiraflar/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Yusufhan GÜZELSOY]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 10 Dec 2024 10:59:41 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Yazılar]]></category>
		<category><![CDATA[Alparslan Türkeş]]></category>
		<category><![CDATA[AP]]></category>
		<category><![CDATA[ATA Parti]]></category>
		<category><![CDATA[BBP]]></category>
		<category><![CDATA[Çağdaş Devlet İşleri Başkanı]]></category>
		<category><![CDATA[chris selçuk erenerol]]></category>
		<category><![CDATA[demiryolcu]]></category>
		<category><![CDATA[demiryolculuk]]></category>
		<category><![CDATA[dincilik]]></category>
		<category><![CDATA[DP]]></category>
		<category><![CDATA[kemalizm]]></category>
		<category><![CDATA[kumpas]]></category>
		<category><![CDATA[menzil]]></category>
		<category><![CDATA[mhp]]></category>
		<category><![CDATA[mustafa balbay]]></category>
		<category><![CDATA[mustafakemalatatürk]]></category>
		<category><![CDATA[namık kemal zeybek]]></category>
		<category><![CDATA[papa eftim]]></category>
		<category><![CDATA[saygı öztürk]]></category>
		<category><![CDATA[sevgi erenerol]]></category>
		<category><![CDATA[türk]]></category>
		<category><![CDATA[türk dünyası]]></category>
		<category><![CDATA[Türk Ortodoks Kilisesi]]></category>
		<category><![CDATA[türkler]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://demiryolculuk.com/?p=1179</guid>

					<description><![CDATA[Cemaatten Cihada: CIA, Tarikatlar ve Suriye’nin Çökertilmesi Arefesinde Zeybek’ten İtiraflar! Dünya gündeminin merkezinde Suriye meselesi [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p><strong>Cemaatten Cihada: CIA, Tarikatlar ve Suriye’nin Çökertilmesi Arefesinde Zeybek’ten İtiraflar!</strong></p>



<p>Dünya gündeminin merkezinde Suriye meselesi var.</p>



<p>Suriye devletinin çökertilmesi, Esad’ın gidişi, İsrail&#8217;in Şam’da nüfus idaresi ve tarih arşiv binalarını bombalayarak yakıp yıkmasını, kendi milletine ihanet edenlerin desteğiyle İsrail askerlerinin Şam’da ilerlemesini mümkün olduğunca görmezden gelip, ekranda bolca boy gösteren “Ben demiştim”, “Ben uyarmıştım” türünden popüler sözlerin gölgesinde bir gerçeklik var: Cihatçı çeteler, Suriye&#8217;de şimdilik iktidarı elinde tutuyor gibi görünüyor. Tabii ki bu gelişmeleri yani burnumuzun dibinde başlayan bir işgal ve iç savaşı sadece magazinsel bir bakış açısıyla değerlendirenler, coğrafyadaki güç oyunlarını bir vileda sopasıyla çözüme kavuşturduklarını sananlar oldukça fazla. Fakat asıl meseleye dönecek olursak bu durum ekonomik, siyasal, kültürel ve sosyal anlamda Türkiye için hangi sonuçları doğuracak, yakın zamanda göreceğiz.</p>



<p>Bu koşullarda, içerideki birliğin ve dayanışmanın sağlamlaştırılması her zamankinden daha hayati bir öneme sahip. İç cepheyi koruyabilmek için koçbaşlarını, parazitleri ve “mış gibi” yapanları ayıklamak, onları yerli yerlerine göndermek, artık bir lüks değil, zorunluluktur ve bunları anlatmak, tanımak her zamankinden daha çok önemli hale gelmiştir.</p>



<p>İngiltere, Amerika ve İsrail gizli servisleri “Özgürleştiriyoruz!” sloganıyla Afganistan’ı, İran’ı, Irak’ı, Libya’ı ve şimdi Suriye’yi tarikat ve cemaatler marifetiyle çökertip parçaladıklarını bilin ve asla unutmayın!</p>



<p>Öyleyse başlıyoruz.</p>



<p>“<strong>Tarikatlarda ava giderken avlandık.</strong>”</p>



<p>Bu haber başlığı, Mustafa Balbay’ın Namık Kemal Zeybek’le yaptığı ve Cumhuriyet gazetesinde yayımlanan<sup data-fn="76e4f748-f05b-465f-ae24-11b016e418ec" class="fn"><a id="76e4f748-f05b-465f-ae24-11b016e418ec-link" href="#76e4f748-f05b-465f-ae24-11b016e418ec">1</a></sup> söyleşinin başlığıdır. Söyleşide Zeybek güya Alparslan Türkeş’ten aldığı emirle Menzil’e gidiyor, oy için onları MHP’ye bağlamaya çalışıyor ama başarılı olamıyor.</p>



<p>Zeybek sözde öz eleştiri yapıp devletin tarikatlara teslim sürecinde yaptıkları hatayı anlatıyor.</p>



<p>Gerçekten de bu bir hata mıdır?</p>



<p>Kulüp kulüp gezen ve her kulübe canla başla bağlı olduğunu iddia eden futbolcu misali MHP, ANAP, DYP, BBP, DP’de gezen, nihayet kendi partisi ATA Parti’yi kuran Zeybek’in siyasi geçmişine, tarikatlarla olan ilişkisine tekrar bakalım.</p>



<p>Türkeş’in tarikatlarla ilişki kurmak için kendisini görevlendirmesinin boşuna olmadığını göreceksiniz.</p>



<p>Önce kendisinin siyasi zikzaklarını yazdığımız yazımızdan alıntılar yapayım<sup data-fn="f98abbeb-02ce-4734-adb4-e5f3239176fd" class="fn"><a id="f98abbeb-02ce-4734-adb4-e5f3239176fd-link" href="#f98abbeb-02ce-4734-adb4-e5f3239176fd">2</a></sup>:</p>



<p>“Bir gün bakarsınız katıldığı bir toplantıda “Tanrı Türk’ü korusun.” yazılı kitapçıkları (Marmara Belediyeler Birliği toplantısı) görünce bunların dağıtılmasına karşı çıkmak için Alparslan Türkeş’e diklenecek kadar Türk-İslamcıymış (Türk-İslam sentezi projesinin uygulayıcısı ki bugün şaman kıyafetleriyle ekranlarda boy gösterse de gerçek yüzü budur.).</p>



<p>Arşivleri karıştırırsınız, bir bakarsınız ki 1988’de Emin Çölaşan’a verdiği söyleşide “MHP misyonunu tamamladı”, “Tarihteki yerini aldı.”, “Ülkücü Hareket diye bir şeyi ben bugün mevcut saymıyorum.”, “Türkeş bir köşede oturmalıdır.” gibi sözlerini görürsünüz.</p>



<p>Burada tarihe tekrar dikkat çekmek istiyorum: 1988. Yani Turgut Özal’la birlikte özelleştirmeli, liberal değil neoliberal yıllara giriyoruz. Neoliberalizmle birlikte dinciler kendilerini ılımlı İslam’a götüren sözde yumuşama sürecine giriyorlar. Yine aynı yıllarda Türkiye’de yaratılan karanlıktan ve günümüzde aslında hiç de böyle olmadığını görüyoruz.</p>



<p>Zeybek’in “MHP misyonunu tamamladı.” cümlesi, İslamcı Arvasi’nin Türk-İslam sentezinin milliyetçileri İslamcı yapacak köprü olduğu düşüncesinin siyasi ifadesidir. Dinciler tıpkı Ergenekon kumpaslarında olduğu gibi o günlerde de zafer kazandıklarını zannediyorlardı.</p>



<p>Ve devam ediyor Zeybek: “Hizmet tamamlanmıştır. Türkiye artık değişmiştir. Türkiye, yeni bir Türkiye olmuştur. Her şeyi değişmiştir ve bu değişikliklere cevap vermek üzere ANAP kurulmuştur.”</p>



<p>Buyrun&#8230; Zeybek’in misyonu, her şeyin değiştiği ve değişikliğe liderlik etmek üzere kurulan ANAP’ın yeni Türkiye iddiasıyla bitiyor.”</p>



<p>Neoliberal dünyaya fişek gibi giren Zeybek’in FETÖ ile ilişkilerini de ihmal etmemiştik:</p>



<p>“Namık Kemal Zeybek 2000’li yılların başlarında, MHP’deyken dinlerarası diyalogu, FETÖ’yü, Fener Rum Kilisesi patriğini eleştiriyor. Uzun uzadıya bu yapının zararlarını anlatıyor.</p>



<p>Daha sonra sırasıyla BBP ve DP’ye katılıyor. 2010 yılında FETÖ’nün ABD’de düzenlediği “The Gulen Movement” isimli konferansa katılıyor. ABD gezisi sırasında yanında kim var? Daha sonra AKP’den İzmir milletvekili olacak Hüseyin Kocabıyık&#8230; FETÖ elebaşısını son 1000 yılın en büyük Türk büyüklerinden biri olarak gösteren şahıs.</p>



<p>Ve Zeybek, o zaman bacanağı Aydın Doğan’a ait olan Radikal’de FETÖ’yü övdüğü dizi yazıları yazmaya başladı. Kendisi Yiğit Bulut’un da kayınpederi olur.</p>



<p>2011 yılına geldik. MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, FETÖ’nün faaliyetlerine son vermesini ve dershanelerin kapatılmasını istiyor. “Ben gül bahçesinde güller gördüm.” diye atılıyor ortaya Zeybek ve 3 Nisan 2011 tarihli Zaman’da şunları yazıyor:</p>



<p>“Bu camia, tüm dünyada çok önemli işler yaptı, yapıyor. Dünyada Türkiye’yi, Türklüğü, İslam’ı en güzel şekilde temsil ediyorlar. Bunu bizzat gördüm, görüyorum.</p>



<p>Afrika’da, Orta Asya’da, şimdilerde ABD’de yapılan hizmetleri gördüm. Bunları takdir etmemek mümkün mü?</p>



<p>Ben gül bahçesinde güller gördüm. Bu gülleri övdüm, övmeye de devam edeceğim.</p>



<p>Faaliyetlerin durması, okulların kapanması gibi bir şey söz konusu olamaz.”</p>



<p>Hadi şimdi de övmeye devam etsene!”</p>



<figure class="wp-block-image size-large is-resized"><img fetchpriority="high" decoding="async" width="1024" height="576" src="https://demiryolculuk.com/wp-content/uploads/2024/12/fetocu-zeybek-1024x576.jpeg" alt="" class="wp-image-1181" style="width:766px;height:auto" srcset="https://demiryolculuk.com/wp-content/uploads/2024/12/fetocu-zeybek-1024x576.jpeg 1024w, https://demiryolculuk.com/wp-content/uploads/2024/12/fetocu-zeybek-300x169.jpeg 300w, https://demiryolculuk.com/wp-content/uploads/2024/12/fetocu-zeybek-768x432.jpeg 768w, https://demiryolculuk.com/wp-content/uploads/2024/12/fetocu-zeybek.jpeg 1280w" sizes="(max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /><figcaption class="wp-element-caption"><sup data-fn="15805ae5-a1cf-49d7-8136-36c2c80f24d3" class="fn"><a id="15805ae5-a1cf-49d7-8136-36c2c80f24d3-link" href="#15805ae5-a1cf-49d7-8136-36c2c80f24d3">3</a></sup></figcaption></figure>



<p><strong>Chris Selçuk Erenerol ve Zeybek’in Ardındaki Gizem!</strong></p>



<p>Türk Ortodoks Kilisesi Basın Sözcüsü olduğunu ve siyasilere danışmanlık hizmeti verdiğini iddia eden Chris Selçuk Erenerol, Zeybek’e önce danışman oldu; sonra ATA Parti’de “Çağdaş Devlet İşleri Başkanı” gibi ilginç bir sıfatla Genel Başkan Yardımcılığı görevine getirildi.</p>



<p>ATA Parti demişken yanlış anlaşılmasın. Partinin yönetim kadrosu ihtiyarlar heyeti gibi olduğu için adı ATA Parti. Yoksa ne Zeybek’in ne de Chris Selçuk Erenerol’un Atatürkçülükle ilgisi yoktur. Bu yazıda bunu daha iyi anlayacaksınız.</p>



<p>“Körler, sağırlar birbirini ağırlar.” misali aklı ve kalemi müsaade ettikçe cevap vermeye çalışan -onda da er meydanına çıkamadan Zeybek’i tartışmaya açmamak için gerçek dışı iddialar yazan- bu şahsa da cevap vermiştik:</p>



<p>“Namık Kemal Zeybek’in Pennsylvania’da FETÖ elebaşısıyla hem de baş köşede otururken çekilen fotoğrafında manipülasyon olduğu üzerine Shakespeare misali romantik yazı yazan, üstelik bunu Dilipak ve Karabulut’un yöneticisi olduğu 5G’de yayımlayan Selçuk Erenerol’un, ATA Partisi Genel Başkanı Namık Kemal Zeybek’in genel başkan danışmanı olmasını kim ya da hangi nedenler sağladı?”</p>



<p>Şimdi bu hatırlatmadan sonra esas konumuza geçiyorum.</p>



<p>Ne demişti Zeybek: “Tarikatlarda ava giderken avlandık.”</p>



<p>Yazının bu bölümüne bir not düşmek gerekiyor: Zeybek’in eleştirileri ya da hatalardaki aslan payını Türkeş’e mâl etmesi, Türk-İslam sentezi ve dincilik konusunda Türkeş’i daha masum yapmıyor. Ancak meseleyi iyice irdelemek ve yapılan manipülasyonu ortaya koymak için Zeybek’in çarpıtma ve yalanlarını olduğu gibi ortaya koymak gerekiyor.</p>



<p>Zeybek’in söyleşisi öz eleştiri değildir. Özellikle yıllar önce ölüp gitmiş insanları suçlayarak yaptığı açıklamalar gerçekte itiraflardan ibarettir. Bakın, kendisini ele veren şu sözlere dikkat kesilin:</p>



<p>“Türkçüler Demokrat Parti’ye yaklaştılar. Kimisi DP’den milletvekili oldu, bakan oldu. Karşıdevrimcilerle Türkçülerin yakınlaşması oldu. Bir Türkçü nasıl olur da ezanın Arapçaya çevrilmesine karşı olur? Bir taraftan da Milliyetçiler Derneği kapatıldı, 1952’de. CKMP ile milliyetçiliğin siyasileşmesi başladı. Nasıl Erbakan dini siyasallaştırdı, milliyetçiliği siyasallaştıran da Türkeş’tir.”</p>



<p>1- Bakanlığını yaptığı ve ANAP yıllarında öve öve bitiremediği Özal iktidarı karşıdevrimcinin dik âlâsıydı. Burada da genelde suçu Türkeş’in üstüne atan bir anlayış vardır ancak toplum bilinçli olarak manipüle ediliyor. “MHP, misyonunu tamamladı.” cümlesiyle Türkeş’in siyasi iktidara ortak olmak istediği iddiası çok başka şeylerdir.</p>



<p>2- DP iktidarı yıllarındaki Türkçüleri eleştirirken sanki babadan Türkçü bir evlatmış izlenimini yaratma çabasına devam ediyor. Oysa “Bir Türkçü nasıl olur da ezanın Arapçaya çevrilmesine karşı olur?” sorusunu kendisine yöneltmesi gerektiğini yazının sonunda göreceğiz.</p>



<p>Devam ediyorum:</p>



<p>“Türkeş’in tarikat oylarını almak için çabasını ben yaşadım. Türkeş bir mektup verdi, Adıyaman’a Menzil şeyhine götür dedi. (&#8230;) Bizim Ülkücülerin kimileri 80’ler oraya gidip saklandı. Ama ava giden avlanır. Biz onları ayarlarız derken&#8230; Olmadı. Ara seçim oldu.”</p>



<p>Ve Zeybek, Ülkücülerin bir kısmını Menzil’e ve Fetullah’a kaptırdıklarını söylüyor.</p>



<p>Eğer Ülkücülerin bir kısmı bunlara kaptırıldıysa bunları elden götüren şey gerçekten Türkeş’in hatası mıydı?</p>



<p>Yoksa Zeybek bilinçli olarak toplumu manipüle mi ediyordu?</p>



<p>Bu soruların cevabını almak için, Saygı Öztürk’ün “Menzil, Bir Tarikatın İki Yüzü” başlıklı kitabındaki bilgileri aktaracağım.</p>



<p>Öztürk’ün Zeybek’le konuştuğu anlaşılan satırlar şu şekilde başlıyor:</p>



<p>“MHP Genel Başkanı Alparslan Türkeş, Namık Kemal Zeybek’in Menzil’le bağlantı kurmasını istemişti. (&#8230;) 1980 öncesi Ülkücülere Menzil’i tanıştıran Zeybek oldu. Aradan yıllar geçtikten sonra bu kitap için ‘Yaptığımız yanlışmış. Bu hem siyaseti hem dini bozdu hem de dincileri şımarttı. Yanlış yaptığımı düşünüyorum’ diyor.”</p>



<p>Referans olarak verdiğim kitabın devamındaki ana tema şudur: Zeybek, tarikatlara mesafelidir. Adıyaman’da görev yaptığı yıllarda başlarda bunlara karşı ön yargı vardır, daha sonra şeyhin ilmi bir tartışmayla ilgili cevabını duyar (güya), hoşuna gider ve onlarla tanışmak ister. Daha sonrası ise Türkeş’in bütün sorumluluğu aldığı kısımlardır. Zeybek’in Menzil’e bağlılık seviyesiyle ilgili bir şey göremezsiniz. “Yanlış yaptığımı düşünüyorum.” derken bile dürüst olamayan Zeybek’in eksik bıraktığı yerleri ben tamamlayayım.</p>



<p>Bayburt Postası isimli haber sitesinin yazarı Selim Gürbüzer, “Namık Kemal Zeybek ve Ülkü Yolu” isimli yazısında hemşehrisi Zeybek’le tanışıklığına, onunla nerede karşılaştığına ve Menzil’le ilgili sözlerine yer veriyor.</p>



<p>Zeybek’in ANAP’tan milletvekili olduğunu duyunca umudunun arttığını belirten Gürbüzer, aynen şu ifadeleri kullanıyor: “Türkiye bir zamanlar onu kaçakçıların hevesini kursağında bırakan Gümrük ve Tekel Bakanı Şehit Gün Sazak’ın genç müsteşarı olarak tanımıştı, milletvekili seçildiğinde ise rahmetli Özal’ın tam da Horasani mayasına uygun Kültür Bakanı olarak tanıyacaktır.”</p>



<p>Yunan aşığı bir adamın kabinesinde Horasani mayaya uygun bir bakan olmak ilginç olsa da aslında bu, Zeybek’in siyasi hayatına, döne dolaşa yürüdüğü yollara uygun bir cümledir.&nbsp;</p>



<p>Gürbüzer’in anlattıklarına devam ediyorum. Özal’dan sonra ANAP Genel Başkanlığı için adı geçtiğini söylediği Zeybek’i tanıma hikayesi şöyle: “&#8230;Ama o kabına çekilmeyip Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel’in başdanışmanı olacaktır. İlginçtir kendisinin başdanışmanı olduğu yıllarda Ankara Pursaklar semtinde camii inşaatı başlatan Seyda Hz.lerinin arkasında Cuma namazı kılmak için gittiğimde kalabalıktan camiinin dışarısında serili sergilerin üzerine oturduğumda bir baktım yanımda Namık Kemal Zeybek oturuyor.”</p>



<p>İlgili yazının referansına mutlaka bakın. Yazı, Zeybek’in Menzil’i öve öve bitiremediği sözlerinin kaydını alan Gürbüzer’in bu kaydı metne dökmesiyle devam ediyor.</p>



<p>O sözleri okuduğunuz zaman kendisinin Türkeş tarafından seçilmesinin tesadüf olmadığını da daha iyi anlayacaksınız.</p>



<p>Her zaman ne diyorduk: Tesadüf diye bir şey yoktur.</p>



<p>Biz yine de yazımızın sonunu Zeybek’in “höykürme” anısıyla bitirelim ki büyük bölümünü Türkeş’e yıkmaya çalıştığı dini siyasete karıştırma hatasındaki rolünü daha iyi anlayın.</p>



<p>“Liderler Hapishanesi” isimli kitapta Zeybek’in Türkeş’le olan ilginç bir anısı anlatılıyor:</p>



<p>“Regaip Kandilinde TV’de mevlüt yayımlanırken yine kendinden geçmiş ve cezbe kapılarak dini deyimle höykürmüştü. Bu höykürüşüne şahit olan Türkeş, ‘Ne oluyorsun!’ diyerek kızmış ve Zeybek’i susturmuştu.”</p>



<p>Şimdi anladınız mı neden TV’lere çıkıp şaman kıyafetleriyle sözde ayinlere katıldığını?</p>



<p><strong>Güç İçin Kurulan Gizli Ağın Çarpıcı Yüzü!</strong></p>



<p>Pekiyi&#8230;</p>



<p>Sözde “Çağdaş Devlet İşleri Başkanı” gibi ne olduğu belirsiz komik bir sıfatla Zeybek’in kendisinin yardımcılığına getirdiği Chris Selçuk Erenerol isimli şahsın yazı ve programlarında sürekli kullandığı “töre” sözcüğüne ne diyeceksiniz?</p>



<p>Türkçülüğe ve Türk tarihine dair bilgisi lise seviyesi Kutadgu Bilig’le sınırlı olan, ömrü boyunca Türkçülüğün kıyısından geçmemiş bir adamın “töre” sözcüğünü çağdaş devletlere uyarlaması, herhalde şaman kıyafetlerinin ve sözde “deruni devlet” imajının arkasına saklanan bir şahsın genel yardımcılığını üstlenmesiyle mümkün olabilirdi.</p>



<p>Esasen Chris Selçuk isimli şahsın bizzat kendisinden duyduğum “Devletlerin dini olur.” iddiasının da ailesinin Zeybek’le olan ilişkisini benim gibi insanlardan gizlemesinin nedenini de şimdilerde daha iyi anlıyorum.</p>



<p>Yıllarca insanlara Teoman Ergene’den ya da yazdığı manipülasyon kitabından bahsetmemelerinin nedenini de çok iyi anlıyorum.</p>



<p>Zeybek’in Teoman Ergene’yi ifşa etmesiyle beraber Papa Eftim’e dair söylenmiş tüm yalanların çorap söküğü gibi gelmeye devam etmesini de çok iyi anlıyorum.</p>



<p>Tüm yalanlar delikli birer çoraptır. Shakespearevari yazılar, gösterişli kavramlar, yalan olduğu açığa çıkarıldıkça tekrar edilen sahte bilgiler&#8230; Bunların her biri o çoraptaki delikti. Bunların birinin ipini çektikçe diğerleri de gelmeye başladı.</p>



<p>Ve bir şey olabilmek için yalan söylemeye, her yana dönmeye mahkûm olanlar er ya da geç tarihin sayfalarında gerçeklerle boğulup giderler.</p>



<p>Geriye de ibretlik bir hikâye kalır.</p>



<p>Unutmayın! Kemalizm maskesi takanlar, Türk milletine her zaman karanlık bir uçurumu kader olarak dayatmıştır. Bu karanlık oyunu bozmanın yolu onları tanımak, maskelerini düşürmek ve asla unutmamaktan geçer!</p>



<p>Mustafa Kemal&#8217;in askerlerine sonsuz selam olsun!</p>


<ol class="wp-block-footnotes"><li id="76e4f748-f05b-465f-ae24-11b016e418ec">https://www.cumhuriyet.com.tr/haber/milliyetcilik-nereye-4-tarikatlarda-ava-giderken-avlandik-1767122 <a href="#76e4f748-f05b-465f-ae24-11b016e418ec-link" aria-label="Dipnot başvurusuna atla 1"><img src="https://s.w.org/images/core/emoji/17.0.2/72x72/21a9.png" alt="↩" class="wp-smiley" style="height: 1em; max-height: 1em;" />︎</a></li><li id="f98abbeb-02ce-4734-adb4-e5f3239176fd">https://demiryolculuk.com/2024/08/02/kibir-ve-manipulasyon-turkiyenin-siyasi-arenasindaki-maskeli-yuzler/ <a href="#f98abbeb-02ce-4734-adb4-e5f3239176fd-link" aria-label="Dipnot başvurusuna atla 2"><img src="https://s.w.org/images/core/emoji/17.0.2/72x72/21a9.png" alt="↩" class="wp-smiley" style="height: 1em; max-height: 1em;" />︎</a></li><li id="15805ae5-a1cf-49d7-8136-36c2c80f24d3">Fotoğrafın kaynağı olan yazı: https://ilkkursun.site/namik-kemal-zeybek-feto-iliskisi <a href="#15805ae5-a1cf-49d7-8136-36c2c80f24d3-link" aria-label="Dipnot başvurusuna atla 3"><img src="https://s.w.org/images/core/emoji/17.0.2/72x72/21a9.png" alt="↩" class="wp-smiley" style="height: 1em; max-height: 1em;" />︎</a></li></ol>]]></content:encoded>
					
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">1179</post-id>	</item>
		<item>
		<title>Mustafa Kemal&#8217;in Adını Kullanan Sahte Kahraman: Papa Eftim&#8217;in Gizli Ajandası</title>
		<link>https://demiryolculuk.com/2024/10/07/mustafa-kemalin-adini-kullanan-sahte-kahraman-papa-eftimin-gizli-ajandasi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Yusufhan GÜZELSOY]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 07 Oct 2024 13:30:02 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Yazılar]]></category>
		<category><![CDATA[athenagoras]]></category>
		<category><![CDATA[biat]]></category>
		<category><![CDATA[chris selçuk erenerol]]></category>
		<category><![CDATA[demiryolcu]]></category>
		<category><![CDATA[demiryolculuk]]></category>
		<category><![CDATA[ekümenik]]></category>
		<category><![CDATA[ekümeniklik]]></category>
		<category><![CDATA[ergenekon]]></category>
		<category><![CDATA[I. Eftim]]></category>
		<category><![CDATA[Kemalistler]]></category>
		<category><![CDATA[kumpas]]></category>
		<category><![CDATA[laiklik]]></category>
		<category><![CDATA[Milliyetçiler]]></category>
		<category><![CDATA[mustafakemalatatürk]]></category>
		<category><![CDATA[namık kemal zeybek]]></category>
		<category><![CDATA[papa eftim]]></category>
		<category><![CDATA[pavlos karahisaridis]]></category>
		<category><![CDATA[sevgi erenerol]]></category>
		<category><![CDATA[tevfik rüştü aras]]></category>
		<category><![CDATA[türk]]></category>
		<category><![CDATA[türk dünyası]]></category>
		<category><![CDATA[Türk Ortodoks Kilisesi]]></category>
		<category><![CDATA[türkler]]></category>
		<category><![CDATA[Vakit gazetesi]]></category>
		<category><![CDATA[zeki erenerol]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://demiryolculuk.com/?p=1119</guid>

					<description><![CDATA[Mustafa Kemal’in Adını Kullanan Sahte Kahraman: Papa Eftim’in Gizli Ajandası Devletlerin çöküş süreçlerinde yozlaşma ve [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p><strong>Mustafa Kemal’in Adını Kullanan Sahte Kahraman: Papa Eftim’in Gizli Ajandası</strong></p>



<p>Devletlerin çöküş süreçlerinde yozlaşma ve ahlaki çöküntü önce din adamlarına ve bürokrasiye bulaşır. Sonrasında ise fırsat kollayan kişilere ve nihayet toplumun büyük kısmına yayılır.</p>



<p>Bu ahlaksız ve erdemsizlik hastalığını gizlemenin en geçerli yöntemi ise dinsel ve ideolojik imajlar yaratmaktır.</p>



<p>Bu hastalıklı durum Osmanlı döneminin çöküşünden sonra gelen Milli Mücadele’ye de yansımıştır.</p>



<p>Yozlaşmış ve ahlaki çöküntü içindeki bu şahsiyetler tamamen uydurdukları hikayelerle kendilerinin “Milli mücadelede çok önemli görevler” yaptıklarını anlatarak imajlarını yenilemeye girişmiş olsalar da tarihi gerçekler Türk milletine ve Mustafa Kemal’in eşsiz zaferine ihanet etmeyecek kadar ahlaklı ve vicdanlıdır.</p>



<p>Mustafa Kemal’in yanında yer aldığı gibi görünen ve topluma kendisini kahraman gibi yediren ama geri planda para karşılığı İngilizlere muhbirlik yapan birçok ünlü vardır ve sonları maalesef hazin olmuştur.</p>



<p>Konumuz dinsel kıyafetler giyen ya da milletvekili kimliği taşıyan casuslar değil ama ahlaki ve kültürel çöküşten sonra gelen ve milli mücadelenin zaferiyle sonuçlanan yeni dönem için kendisini istediği gibi konumlandırmaya çalışan Papa Eftim kişisinin de tarihin ahlak ve vicdan dolu gerçeklerinden kurtulamadığını görüyoruz.</p>



<p>Dedelerinin olmayan kahramanlığını anlata anlata bitiremeyen Sevgi Erenerol ve Türk İslam sentezi projesinin uygulayıcısı Namık Kemal Zeybek ve Türk Ortodoks Kilisesi’nin Basın Sözcüsü olduğu anlaşılan Chris Selçuk Erenerol isimli şahsın da gerçekleri öğrenip konuşmalarını düzelterek Mustafa Kemal’in adına ve anılarına düşürülen gölgeyi kaldırmaları için büyük fırsat olacaktır bu yazılar.</p>



<p>Teoman Ergene müstear isimiyle yazdığı kitabı sayesinde kendi kurguladığı tarihin sanal kahramanı olan Papa Eftim de benzer imaj çalışmalarından asla geri durmadığı gibi her fırsatta Fener Kilisesi’ne akıl almaz sözlerle bağlılığını bildiriyor ve affedilmek için yalvarıyordu.</p>



<p>“Başbuyurmanımız ve papamız Birinci Athenagoras, Ortodoks Cihan Patriği (<strong>ekümenik!)</strong></p>



<p>Ortodoks Merkez Kilisesi’ni temsil eden Umum Ortodoks cemaat ve kiliselerinin Milli Savaş sıralarında (Yunan mı Türk mü!) kaçınılmaz ihtiyaç bilerek aciz şahsıma teslim ve emanet ettikleri Merkez Ortodoks Kilisesi’nin <strong>vasi yetkisine</strong> dayanarak <strong>kurulan kilisemiz</strong> (Mustafa Kemal’in emri ile kurulmuştu hani!)</p>



<p>&#8230;sizin kutsal şahsınızın namına aynı zamanda benimsediği <strong>Merkez Ortodoks Kilisesi</strong> yetkisinden feragat ederek size <strong>biat</strong> etmeyi ve kilisede bundan sonra sizin <strong>kutsal adınızı anmayı</strong> borç bilir.</p>



<p>…Türkiye’de kurulan ve vatanın kanunlarına tamamen uygun olan <strong>Müstakil Türk Ortodoks Kilisesi’ni</strong> tanımanızı ve ziyaret ederek onu tanımanızı ve takdis eylemenizi derin saygı ile diler, kutsal ellerinizden öperim.” diyor.</p>



<p>Lozan Antlaşması ve Türkiye Cumhuriyeti kanunlarına göre sıradan bir kilise olan Fener Kilisesi’nde görev yapan köy papazından farksız Başpapaz Athenagoras’a telgraf yazarak yalvaran kişi de şimdilerde “Patrik” iddiası ve yakıştırmasıyla ve Papa Eftim olarak tanınan, aslında sıradan bir başpapaz 1.Eftim adını kullanıyor.</p>



<p>Tıpkı Mustafa Kemal’in adını ve kendisini Milli Mücadele’nin zaferini kullandıkları gibi. Çocukları ve torunları dahil “Müstakil Türk Ortodoks Kilise”sinin Mustafa Kemal’in emriyle kurulduğunu” söyleyecek kadar küstahça bir yakıştırmayla kendilerine paye çıkartmaktan hiç çekinmediler ve çekinmiyorlar.</p>



<p>Bu kilisenin kurulmasının altında yatan nedenlerin bir çıkar ve maddi güç çatışmasından doğduğu tüm belgeleriyle ortada dururken araştırmacılar dahil milliyetçilerin de bu uydurmaların aslını arkasını neden araştırmadan Başpapaz Eftim’in arkasında saf tutması anlaşılmaz gibi görünse de işin aslı çok net: Siyasi çıkar sağlamak adına Mustafa Kemal’i eleştirmek, devrimlere hakaret etmek için iyi ve güvenli bir kapı olarak görülüyor olması.</p>



<p>Türklüğe ve Mustafa Kemal’e kinlerini diri tutmak isteyen ve hakaretler yağdıran ırkçı Rumlar bile 80 yıldır bu kapıyı kullanıyor.</p>



<p>Başpapaz Eftim’in kendisini “Milli Mücadele kahramanı” olarak anlattığı ve “Teoman Ergene” adıyla yayımladığı kitabı kaynak olarak alan araştırmacılar da bu yazarın kim olduğunu ve belgelerin gerçek olup olmadığını araştırma gereği bile duymadıkları için Papaz Teoman Ergene’nin yazdığı belgesiz, asılsız illegal tarihi legalleştirmişlerdir. Maddi çıkar için kitap müsvettesi yazan ve kendilerini araştırmacı, tarihçi vb. şekilde tanıtmaya çalışan sokak destancılarının adını yazarak bu sayfayı kirletmeye gerek yok.</p>



<p>Milliyetçi cenah ise Eftim’in mezar taşına çocukları tarafından yazdırılan “Papa Eftim bu ülkeye bir ordu kadar hizmet etmiştir.” sözünü güya Mustafa Kemal söylemiş gibi başta Sevgi Erenerol olmak üzere torunları tarafından da her alanda propaganda edilen asılsız ve koca bir yalana sarılarak kör uçuşu yapmaktadır.</p>



<p>Papa Eftim kişisi soyadı kanunundan sonra, kendisini çok kurnaz ve zeki gördüğü için olsa gerek -ki kendi yazdığı kitabında kendisinden zeki ve kahraman diye söz eder- “Zeki” adını almış ama mezar taşı dahil hiçbir yerde bu adı kullanmamıştır.</p>



<p>Bu Başpapaz, Türklüğü ile övüne övüne azizler katına çıkmış olmasına rağmen neden Rum mezarlığındaki mezar taşında “Ne Mutlu Türküm diyene!” diye yazmadılar da “Bir ordu kadar hizmet etmiştir.” şeklinde yalan ve uydurma bir söz yazdılar, diye soran bir tek Kemalist milliyetçi de göremezsiniz!</p>



<p>Şişli Rum Mezarlığının hemen girişinde bulunan bu mezarlığın taşında Mustafa Kemal imzasıyla yazılmış olan bu uydurma yazıyı okuyan tüm ırkçı Rumların Mustafa Kemal’e hakaretler edebildiğini, Türklüğe karşı olan kinlerini diri tuttuklarını göremeyecek kadar kör olmuş ve benliğinizi yitirmişsiniz!</p>



<p>Siyasal milliyetçiler ve kendisini Kemalist olarak tanımlayanlar bu yazıları okuyorlar ve şaşkınlıklarını dile getiriyorlar ancak toplumda oluşturdukları imajlarını korumak adına isimlerinin zikredilmesini istemeyerek kendilerini şimdilik gizliyorlar.</p>



<p>Eeee, ne demişler: <strong>Susuzluk hiçbir şey, imaj her şey!</strong></p>



<p>İmaj için sıkı bir çalışma yapan Başpapaz I. Eftim’in neler yaptığını kendi belgeleri ve sözleriyle öğrenmeye hazır mısınız?</p>



<p>Anlatalım öyleyse&#8230;</p>



<p>Başlıyoruz.</p>



<p>23 Nisan 1920’de Türkiye Büyük Millet Meclisi kuruldu. 28 Nisan 1928’de Trabzon mebusu Ali Şükrü Bey, Meclis’e bir kanun tasarısı sundu. Sunduğu tasarı “Men-i Müskirat Kanunu”na aitti. Ali Şükrü Bey gerek dini hükümleri gerekse ABD’yi örnek göstererek içkinin yasaklanmasını istiyordu.</p>



<p>İlk Meclis’in en önemli sorunuydu: Mustafa Kemal’e muhalif olanlar ve TBMM’de güç kazanmak isteyenler, mebuslar arasındaki sarıklıların fazlalığını da fırsat bilerek dini öne sürüyorlardı. İstedikleri bir kanuna muhalefet edilirse veya istemedikleri bir kanun önlerine gelirse ellerindeki “kafirlik” damgası hazırdı.</p>



<p>Böylece alkolü yasaklayan kanun kabul edildi. Yasak, 1920’den 1926’ya kadar sürdü.</p>



<p>Alkol yasağıyla alkol içilmesi engellenemeyeceğine göre kaçak rakı yapımı başladı. Oğuz Akay’ın “Atatürk’ün Sofrasında” kitabında Ruşen Eşref Ünaydın’dan aktardığına göre, “O zaman gizlice çekilen rakıların sözde en iyileri Keskin’den getirilirdi, hem de gaz tenekeleri içinde&#8230;”</p>



<p>Keskin’de kaçak rakıyı yapıp gaz tenekeleri içinde satan kim miydi?</p>



<p>Papa Eftim!</p>



<p>Said Arif Terzioğlu’nun “Atatürk’ün Ahmet Çavuş’u” isimli kitabında Ahmet Çavuş’un bu konudaki bir anısını okuyoruz:</p>



<p>“Rakı yasaktı ama şimdi İstanbul’da bulunan, o devirde Keskin’de papaz olan Papa Eftim’den Ankara’da büyüklere rakı temin edilirdi.</p>



<p>Öğrendiğimize göre, papaz kilisede rakı çeker, sonra da adamları ile gaz tenekelerine doldurduğu rakıları katır sırtında Ankara’ya gönderirdi.</p>



<p>O zaman bu rakının okkası 10 liraya satılırdı. Günahı boynuna, o devrin polis müdürlerinden Dilaver Bey’in aracılığıyla Papaz Eftim’in imal ettirdiği rakı devrin ileri gelenlerine dağıtılırdı.”</p>



<figure class="wp-block-image size-large is-resized"><img decoding="async" width="608" height="1024" src="https://demiryolculuk.com/wp-content/uploads/2024/10/ahmet-cavus-608x1024.jpeg" alt="" class="wp-image-1120" style="width:397px;height:auto" srcset="https://demiryolculuk.com/wp-content/uploads/2024/10/ahmet-cavus-608x1024.jpeg 608w, https://demiryolculuk.com/wp-content/uploads/2024/10/ahmet-cavus-178x300.jpeg 178w, https://demiryolculuk.com/wp-content/uploads/2024/10/ahmet-cavus-768x1293.jpeg 768w, https://demiryolculuk.com/wp-content/uploads/2024/10/ahmet-cavus-912x1536.jpeg 912w, https://demiryolculuk.com/wp-content/uploads/2024/10/ahmet-cavus.jpeg 950w" sizes="(max-width: 608px) 100vw, 608px" /></figure>



<figure class="wp-block-image size-large is-resized"><img decoding="async" width="645" height="1024" src="https://demiryolculuk.com/wp-content/uploads/2024/10/ahmet-cavus-2-645x1024.jpeg" alt="" class="wp-image-1121" style="width:395px;height:auto" srcset="https://demiryolculuk.com/wp-content/uploads/2024/10/ahmet-cavus-2-645x1024.jpeg 645w, https://demiryolculuk.com/wp-content/uploads/2024/10/ahmet-cavus-2-189x300.jpeg 189w, https://demiryolculuk.com/wp-content/uploads/2024/10/ahmet-cavus-2-768x1219.jpeg 768w, https://demiryolculuk.com/wp-content/uploads/2024/10/ahmet-cavus-2-968x1536.jpeg 968w, https://demiryolculuk.com/wp-content/uploads/2024/10/ahmet-cavus-2.jpeg 1008w" sizes="(max-width: 645px) 100vw, 645px" /></figure>



<p>Kanunun delinmesi veya Ankara’daki büyüklere gönderilirdi, ifadesi birçoklarına normal gelebilir. Öyle bir devirdeyiz ki kanunun da adı kaldığından bunun önemli bir olay olmadığı düşünülebilir. Öyleyse Ünaydın’dan devam edelim:</p>



<p>“Ahmet Muhtar Bey’in evinde bir davette yakın misafirlerine hem keskin hem yumuşak çelik ve kadife karışık yarı şehla bakışlarla bir de küçük teslimiyet bayrağı misillu bir an havada tuttuğu beyaz mavi dolu kadehine bakıp söylemeyi adet edinmiş olduğum üzere ‘prozit’ arkadaşlar derken Muhtar Bey’e ve iki üç mebus davetlisine, ‘Sizler içemezsiniz fakat ben içebilirim. Çünkü Men-i Müskirat Kanununa rey verdiniz. Ben içebilirim efendiler, çünkü ben bu kanuna rey vermedim; bir, kanuna saygı gösteriyorum, alenen ve resmen içmiyorum; iki, sadece sizlerin hususi evinizde, sizin ikramınıza cevap olarak içiyorum.”</p>



<p>Hem kanuna oy verip hem de gizlice içmeye devam eden bu mebuslara okkası 10 liradan rakı satan bir papaz&#8230; Üstelik hatırlatalım: O dönem, hâlâ Fener’in papazıdır.</p>



<p>Devam edelim.</p>



<p>Askerlikten muaf olmak için ruhban sınıfına katılan Papa Eftim’in kilise papazı olması, Keskin papazı olan Panayotis Papadopulos’un cerrahi bir müdahale için İstanbul’a gitmesinin ardından onun yerine geçmesiyle oldu. Bu süreçte Rum mektebinde yöneticilik yapan kuzeni Pandelis Karahisaridis’in de yardımını aldı.</p>



<p>Papadopulos geri döndüğü zaman yerini geri almak istediyse de Papa Eftim buna müsaade etmedi. Keskin cemaatinin yaşlıları ve kilisenin mütevelli heyeti Eftim’i cemaatin fonlarını zimmetine geçirmekle suçladı. Yaşlılar, Eftim’in karşısındaydı ancak cemaatin önemli bir bölümü Eftim’i destekliyordu.</p>



<p>Neden?</p>



<p>Çünkü bunun iki sebebi vardı:</p>



<p>1- Eftim her zaman kendini Ankara’ya yakın gösteriyor ve işgal yıllarında Fener Kilisesi’nin faaliyetlerinin Anadolu’daki Ortodokslar arasındaki tedirginliği artırdığını biliyordu. Mahallenin lideri, kurtarcısı idi.</p>



<p>2- Anadolu içlerine sürgün gönderilen Rumlara sıklıkla sahip çıkıyordu. Eleni Pavlidu ve Pipina Psaltaki’nin anlattıklarına göre sürgüne gönderilen çok sayıda Rum’a sahip çıkmıştı.</p>



<p>Kimdir Eleni Pavlidu?</p>



<p>Yunanistan’a göç eden Simavlı bir Rum’du. Anlattığına göre, Kuvayımilliye’nin eli kanlıydı ve Simavlı Türklerle Rumlar Yunan ordusuna giderek Türk çetelerinin yaklaştığını ve Simav’a girmelerini isteyen bir komisyon kurmuştu. Ancak Yunanlılar Simav’a girmediği gibi Türkler gelmiş, kendi deyimiyle Yunanlılarla iş birliği yapan Rumları Akdağmadeni’ne yollamışlardı.</p>



<p>İşte bu, mahallenin lideri Papa Eftim için bulunmaz bir fırsat olmuştu.</p>



<p>Türk Ortodoks Kilisesi’nin kuruluşuyla ilgili olarak Jean Schliclin’e verdiği söyleşide Adliye Vekili’nin neler söylediğini, kilisenin kuruluş sürecini Ankara’ya mâl etme çabalarını anlatmıştık.</p>



<p>Yine kendi beyanıyla Fener Kilisesi’ni ve buraya bağlı kiliseleri işgal ettiğini kendisinin de gazetelere verdiği demeçleriyle kabul ettiğini hatırlatmıştık. Önce bu gazete haberlerini hatırlayalım:</p>



<figure class="wp-block-image size-full"><img loading="lazy" decoding="async" width="245" height="867" src="https://demiryolculuk.com/wp-content/uploads/2024/10/eftim-kizma-1.png" alt="" class="wp-image-1123" srcset="https://demiryolculuk.com/wp-content/uploads/2024/10/eftim-kizma-1.png 245w, https://demiryolculuk.com/wp-content/uploads/2024/10/eftim-kizma-1-85x300.png 85w" sizes="auto, (max-width: 245px) 100vw, 245px" /></figure>



<figure class="wp-block-image size-full is-resized"><img loading="lazy" decoding="async" width="507" height="774" src="https://demiryolculuk.com/wp-content/uploads/2024/10/eftim-kizma-2.png" alt="" class="wp-image-1124" style="width:409px;height:auto" srcset="https://demiryolculuk.com/wp-content/uploads/2024/10/eftim-kizma-2.png 507w, https://demiryolculuk.com/wp-content/uploads/2024/10/eftim-kizma-2-197x300.png 197w" sizes="auto, (max-width: 507px) 100vw, 507px" /></figure>



<p>Yıl: 1932.</p>



<p>Yani Türk-Yunan ilişkilerinde yumuşamanın başladığı bir dönemdeyiz. Venizelos, Atatürk’e Papa Eftim konusunu açarak Rum cemaati arasında sürekli ihtilaf çıkardığını söylüyor. Eftim’in sınırdışı edilmesi söz konusu oluyor ve buna karşılık Türk hükümeti, 150’likler listesinde olup Yunanistan’a giden isimlerin sınırdışı edilmesini istiyor. Sadece Mustafa Sabri Yunanistan’ı terk edip Mısır’a gidince Papa Eftim de tamamen bir kenara çektiriliyor.</p>



<p>Sözüm ona bir ordu kadar hizmet etmiş bir adamın sınırdışı edilmesi mevzubahis olsun veya olmasın daha sonraları Venizelos’un anlattığına göre Atatürk’ün bizzat kendisinin Eftim’i Fener’den uzak tutacağını söylediğini biliyoruz.</p>



<p>Yine Venizelos, görüşmelerde edindiği izlenimi anlatırken bir ara Türk hükümetinin, Eftim’in işgal ettiği kiliseleri geri vereceğini düşündüğünü de anlatır. Sınırdışı edilme meselesinin Atina’da bulduğu yankıya ve Eftim’in verdiği cevaba bakalım:</p>



<figure class="wp-block-image size-full is-resized"><img loading="lazy" decoding="async" width="259" height="344" src="https://demiryolculuk.com/wp-content/uploads/2024/10/siyasi-maksatlar.png" alt="" class="wp-image-1126" style="width:331px;height:auto" srcset="https://demiryolculuk.com/wp-content/uploads/2024/10/siyasi-maksatlar.png 259w, https://demiryolculuk.com/wp-content/uploads/2024/10/siyasi-maksatlar-226x300.png 226w" sizes="auto, (max-width: 259px) 100vw, 259px" /></figure>



<p>Yine 1931 yılında Eftim’in yeniden Rum kiliselerini işgal edeceği haberi çıkınca hemen tekzip ediyor:</p>



<figure class="wp-block-image size-full is-resized"><img loading="lazy" decoding="async" width="236" height="472" src="https://demiryolculuk.com/wp-content/uploads/2024/10/gulunc-papaz-2.png" alt="" class="wp-image-1127" style="width:334px;height:auto" srcset="https://demiryolculuk.com/wp-content/uploads/2024/10/gulunc-papaz-2.png 236w, https://demiryolculuk.com/wp-content/uploads/2024/10/gulunc-papaz-2-150x300.png 150w" sizes="auto, (max-width: 236px) 100vw, 236px" /></figure>



<p>25 Mayıs 1931’de Papa Eftim, güya Tevfik Rüştü Aras’ın 22 Mayıs tarihli “Biz Papa Eftim’i ve ruhbanı değil, Patrikhane’yi tanıyoruz.” açıklamasını memnuniyetle karşılarken kendisine Rum çocuklarının “voyvo” diye seslendiğinden, hatta ne hikmetse aile efradının bile kendisine hakaret ettiğinden, zoraki geçindiğinden dert yanıyor:</p>



<figure class="wp-block-image size-full is-resized"><img loading="lazy" decoding="async" width="260" height="365" src="https://demiryolculuk.com/wp-content/uploads/2024/10/vakit-2.jpeg" alt="" class="wp-image-1128" style="width:465px;height:auto" srcset="https://demiryolculuk.com/wp-content/uploads/2024/10/vakit-2.jpeg 260w, https://demiryolculuk.com/wp-content/uploads/2024/10/vakit-2-214x300.jpeg 214w" sizes="auto, (max-width: 260px) 100vw, 260px" /></figure>



<figure class="wp-block-image size-full is-resized"><img loading="lazy" decoding="async" width="502" height="520" src="https://demiryolculuk.com/wp-content/uploads/2024/10/voyvo.png" alt="" class="wp-image-1129" style="width:465px;height:auto" srcset="https://demiryolculuk.com/wp-content/uploads/2024/10/voyvo.png 502w, https://demiryolculuk.com/wp-content/uploads/2024/10/voyvo-290x300.png 290w" sizes="auto, (max-width: 502px) 100vw, 502px" /></figure>



<figure class="wp-block-image size-full is-resized"><img loading="lazy" decoding="async" width="271" height="512" src="https://demiryolculuk.com/wp-content/uploads/2024/10/aile-efradi.png" alt="" class="wp-image-1130" style="width:466px;height:auto" srcset="https://demiryolculuk.com/wp-content/uploads/2024/10/aile-efradi.png 271w, https://demiryolculuk.com/wp-content/uploads/2024/10/aile-efradi-159x300.png 159w" sizes="auto, (max-width: 271px) 100vw, 271px" /></figure>



<p>Ve 27 Mayıs 1931 tarihli Vakit gazetesinin cevabını dikkatle okuyunuz:</p>



<figure class="wp-block-image size-full is-resized"><img loading="lazy" decoding="async" width="271" height="427" src="https://demiryolculuk.com/wp-content/uploads/2024/10/vakit-1.jpeg" alt="" class="wp-image-1131" style="width:464px;height:auto" srcset="https://demiryolculuk.com/wp-content/uploads/2024/10/vakit-1.jpeg 271w, https://demiryolculuk.com/wp-content/uploads/2024/10/vakit-1-190x300.jpeg 190w" sizes="auto, (max-width: 271px) 100vw, 271px" /></figure>



<p>Şimdi güya bir ordu kadar hizmet ettiği uydurulan Eftim’in hakkında yazılan “Arada sırada ismini ve resmini gazetelerde görmeye alıştığımız&#8230;” ve “Bir kilisenin akaretlerini istismar ettikten sonra&#8230;” ifadelerini alıp arşivinize ekleyebilirsiniz.</p>



<p>İnternet derlemecisi araştırmamacı yazarlar ve bilimden uzak sözde akademisyenlerin akıl tembelliğinden ötürü haberdar olmadığı birçok belgeyi yayımladık.</p>



<p>Yayımlamaya devam edeceğiz.</p>



<p>1930’lu yıllar boyunca Papa Eftim’in yeni imajını gazetelere nasıl yansıttığını gösteren bazı haberleri de verelim. Bir gün kadınların çorapsız gezmesi konusunda ne kadar geniş görüşlü olduğunu okuruz, bir gün gelir güneşin haşmetini anlatır. Torunu olan Chris Selçuk Erenerol isimli şahıs Mustafa Kemal&#8217;in kızları diye edebiyat yapadursun, dedesi Eftim çıkıp Sami inançlarına dayanarak kadınlara &#8220;kırk sözünün biri dinlenmeli&#8221; şeklinde hak tanır. Bazen de yaranmak için dünya sulhunu kadınların getireceğini iddia eder. Hele ikinci bir dünya savaşı olamayacağına dair müthiş (!) öngörüsü dillere destandır:</p>



<figure class="wp-block-image size-full"><img loading="lazy" decoding="async" width="570" height="729" src="https://demiryolculuk.com/wp-content/uploads/2024/10/gunesin-dogusu-edebiyatci.png" alt="" class="wp-image-1132" srcset="https://demiryolculuk.com/wp-content/uploads/2024/10/gunesin-dogusu-edebiyatci.png 570w, https://demiryolculuk.com/wp-content/uploads/2024/10/gunesin-dogusu-edebiyatci-235x300.png 235w" sizes="auto, (max-width: 570px) 100vw, 570px" /></figure>



<figure class="wp-block-image size-full is-resized"><img loading="lazy" decoding="async" width="517" height="819" src="https://demiryolculuk.com/wp-content/uploads/2024/10/dunya-barisi.png" alt="" class="wp-image-1133" style="width:569px;height:auto" srcset="https://demiryolculuk.com/wp-content/uploads/2024/10/dunya-barisi.png 517w, https://demiryolculuk.com/wp-content/uploads/2024/10/dunya-barisi-189x300.png 189w" sizes="auto, (max-width: 517px) 100vw, 517px" /></figure>



<figure class="wp-block-image size-full"><img loading="lazy" decoding="async" width="563" height="713" src="https://demiryolculuk.com/wp-content/uploads/2024/10/KADIN-SOZU-1.png" alt="" class="wp-image-1134" srcset="https://demiryolculuk.com/wp-content/uploads/2024/10/KADIN-SOZU-1.png 563w, https://demiryolculuk.com/wp-content/uploads/2024/10/KADIN-SOZU-1-237x300.png 237w" sizes="auto, (max-width: 563px) 100vw, 563px" /></figure>



<figure class="wp-block-image size-full is-resized"><img loading="lazy" decoding="async" width="544" height="840" src="https://demiryolculuk.com/wp-content/uploads/2024/10/KADIN-SOZU-2.png" alt="" class="wp-image-1135" style="width:562px;height:auto" srcset="https://demiryolculuk.com/wp-content/uploads/2024/10/KADIN-SOZU-2.png 544w, https://demiryolculuk.com/wp-content/uploads/2024/10/KADIN-SOZU-2-194x300.png 194w" sizes="auto, (max-width: 544px) 100vw, 544px" /></figure>



<figure class="wp-block-image size-full is-resized"><img loading="lazy" decoding="async" width="886" height="853" src="https://demiryolculuk.com/wp-content/uploads/2024/10/kilisede-mulakat.png" alt="" class="wp-image-1140" style="width:561px;height:auto" srcset="https://demiryolculuk.com/wp-content/uploads/2024/10/kilisede-mulakat.png 886w, https://demiryolculuk.com/wp-content/uploads/2024/10/kilisede-mulakat-300x289.png 300w, https://demiryolculuk.com/wp-content/uploads/2024/10/kilisede-mulakat-768x739.png 768w" sizes="auto, (max-width: 886px) 100vw, 886px" /></figure>



<p>Esas önemli nokta ise Eftim’in kimliğindeki Rum ifadesini kaldırtmak ve çocuklarının adını Rumcadan Türkçeye çevirtmek konusunda 1930’lara kadar beklemesidir:</p>



<figure class="wp-block-image size-full is-resized"><img loading="lazy" decoding="async" width="264" height="797" src="https://demiryolculuk.com/wp-content/uploads/2024/10/isim-degistirme.png" alt="" class="wp-image-1136" style="width:321px;height:auto" srcset="https://demiryolculuk.com/wp-content/uploads/2024/10/isim-degistirme.png 264w, https://demiryolculuk.com/wp-content/uploads/2024/10/isim-degistirme-99x300.png 99w" sizes="auto, (max-width: 264px) 100vw, 264px" /></figure>



<figure class="wp-block-image size-full is-resized"><img loading="lazy" decoding="async" width="265" height="500" src="https://demiryolculuk.com/wp-content/uploads/2024/10/isim-degistirme-1.png" alt="" class="wp-image-1137" style="width:329px;height:auto" srcset="https://demiryolculuk.com/wp-content/uploads/2024/10/isim-degistirme-1.png 265w, https://demiryolculuk.com/wp-content/uploads/2024/10/isim-degistirme-1-159x300.png 159w" sizes="auto, (max-width: 265px) 100vw, 265px" /></figure>



<p>Bilhassa isim değişikliği konusuna Fener Kilisesi, ekümeniklik ve Papa Eftim’in ilişkilerini anlattığımız ve <strong>şok olacağınız</strong> arşiv belgelerini yayımladığımız zaman gireceğiz.</p>



<p>O zamana kadar yozlaşmış ahlaksızlara dikkat edin ve esen kalın!</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">1119</post-id>	</item>
		<item>
		<title>Papa Eftim&#8217;in Gizemli Kişiliği</title>
		<link>https://demiryolculuk.com/2024/08/08/papa-eftimin-gizemli-kisiligi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Yusufhan GÜZELSOY]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 08 Aug 2024 12:17:02 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Yazılar]]></category>
		<category><![CDATA[cemal kutay]]></category>
		<category><![CDATA[chris selçuk erenerol]]></category>
		<category><![CDATA[demiryolcu]]></category>
		<category><![CDATA[FETÖ]]></category>
		<category><![CDATA[foti benlisoy]]></category>
		<category><![CDATA[Hristiyan Türkler]]></category>
		<category><![CDATA[ilyas bazna]]></category>
		<category><![CDATA[karamanlılar]]></category>
		<category><![CDATA[koçbaşı]]></category>
		<category><![CDATA[kripto]]></category>
		<category><![CDATA[kuşçubaşı eşref]]></category>
		<category><![CDATA[muammer karabulut]]></category>
		<category><![CDATA[mübadele]]></category>
		<category><![CDATA[mustafa dönmez]]></category>
		<category><![CDATA[mustafakemalatatürk]]></category>
		<category><![CDATA[namık kemal zeybek]]></category>
		<category><![CDATA[papa eftim]]></category>
		<category><![CDATA[pavlos karahisaridis]]></category>
		<category><![CDATA[said nursi]]></category>
		<category><![CDATA[şerif mardin]]></category>
		<category><![CDATA[sevgi erenerol]]></category>
		<category><![CDATA[teoman ergene]]></category>
		<category><![CDATA[türk]]></category>
		<category><![CDATA[türk dünyası]]></category>
		<category><![CDATA[Türk Ortodoks Kilisesi]]></category>
		<category><![CDATA[türkler]]></category>
		<category><![CDATA[zeki erenerol]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://demiryolculuk.com/?p=1029</guid>

					<description><![CDATA[HAİNLER VE ÖNEMSİZLER: TARİHE MÂL OLMANIN SİNSİ YOLLARI Kendilerini efsaneleştirerek tarihe mâl olmak isteyenler, “hainler” [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p><strong>HAİNLER VE ÖNEMSİZLER: TARİHE MÂL OLMANIN SİNSİ YOLLARI</strong></p>



<p>Kendilerini efsaneleştirerek tarihe mâl olmak isteyenler, “<strong>hainler</strong>” ve “<strong>önemsizler</strong>” olmak üzere ikiye ayrılırlar. Hainlerin her zaman bahaneye ihtiyaç duydukları bir gerçektir. Önemsizlerin de kurguya veya abartılı olaylara ihtiyaç duyduklarını biliyoruz.</p>



<p>“Hainler” kategorisinde buna en somut örneklerden Yunan saflarına geçen <strong>Çerkez Ethem</strong> ve <strong>Kuşçubaşı Eşref</strong> birinci gruba örnektir. “Börü budun” gibi uydurma teşkilatları yazan, Kuşçubaşı Eşref’in fotoğrafını da yazısına ekleyen <strong>FETÖ’nün koçbaşlarından Dönmez denilen paçoz</strong>, okuma yeteneği varsa ve zekası yeterse <strong>Polat Safi’nin “Eşref” ve Ahmet Efe’nin “Efsaneden Gerçeğe Kuşçubaşı Eşref”</strong> kitaplarını okuyabilir.</p>



<p>“<strong>Kavas Çiçero</strong>” <strong>İlyas Bazna</strong> “önemsizler” grubuna tek olmasa da eşsiz örnektir. Türkiye’de bilhassa yabancı elçiliklerde hizmet edenlerin “kavas” olarak adlandırıldıklarını, kavasların önemsiz kimseler olduklarını, sıradan kimse olmaktan nefret ettiğinden korkularını ve vicdanını uyutmak için kendini aldattığını anlatan “Çiçero” takma adlı İlyas Bazna, kalpazanlıktan hüküm giydi. 1960’ta İstanbul’dan Münih’e taşındı. Gece bekçisiydi. 1970’te öldüğünde en çok korktuğu “önemsiz ve değersiz” kimsenin en âlâsıydı.</p>



<p>Kurtuluş savaşımızda kahramanlık destanı yazan onca efsane isimlerimiz varken birilerinin her nedense (!) sahte kahraman yaratmak için “Kavas Çiçero” İlyas Bazna’nın hayatını “Ankara Casusu Çiçero” adıyla beyaz perdeye aktardığı <strong>1951 yılında bir de ilginçliklerle ve tuhaflıklarla dolu bir kitap yayımlandı.</strong></p>



<p><strong>PAPA EFTİM’İN GİZEMLİ KİŞİLİĞİ</strong></p>



<p>Kitabın adı “<strong>İstiklal Harbinde Türk Ortodoksları</strong>”ydı. Yazarı ise <strong>Teoman Ergene</strong>’ydi.</p>



<p><strong>Kim olduğu asla bilinmeyen ve tanıyanın, görenin olmadığı Teoman Ergene bu kitapla doğmuş ve bu kitapla ortadan kaybolmuştu.</strong> Gökten kitapla inip sonra göğe dönen biri olmadığına göre mutlaka kim olduğunu merak ediyorsunuz. Meraklanmayın, biraz sabırlı olun! Emin olun, yazının sonuna geldiğinizde çok şaşıracak ve tüm bildiklerinizi unutacaksınız.</p>



<p>Önce Araştırmacı Yazar Foti Benlisoy’un verdiği bir bilgi ve değerlendirmeyi aktaralım:</p>



<p>“<strong><em>Türk tarih yazımında, özellikle de Papa Eftim’in bitmek bilmez bir alakanın konusu olduğu çoğu popüler nitelikli milliyetçi çalışmalardaysa Papa Eftim ve onun Milli Mücadele yıllarındaki faaliyetleri adeta menkıbeleştirilir. Papa Eftim’i milli bir kahramana dönüştüren bu anlatı, büyük ölçüde Teoman Ergene’nin 1951 yılında yayımlanan İstiklal Harbinde Türk Ortodoksları adlı çalışmasına dayanmaktadır. Profesör Harry Psomiades, bu kitabın büyük ihtimalle Papa Eftim’in bizzat kendisi tarafından kaleme alınmış bir yarı otobiyografi, yarı roman olduğunu iddia eder.</em></strong></p>



<p><strong><em>Gerçekten, söz konusu kitap Papa Eftim’in önceki yazılarıyla ciddi paralellikler arz ettiğinden, hatta bazen bunları bütünüyle yinelediğinden bu argüman makul görünmektedir.</em></strong></p>



<p><strong><em>İşte bu gayriresmi otobiyografi, Papa Eftim üzerine Türkçe literatürde adeta temel kaynak konumundadır. Hatta ‘İstiklâl Harbinde Türk Ortodoksları’nı neredeyse satır satır tekrar eden ve böylece Papa Eftim mitini yeniden üreten kitaplar dahi piyasaya sürülmüştür.</em></strong>”<a href="#_ftn1" id="_ftnref1">[1]</a></p>



<p>Teoman Ergene’nin kim olduğunu Papa Eftim’in kız torununun çocuğu olan, <strong>Türk Ortodoks Patrikhanesi Basın Sözcüsü Chris Selçuk Erenerol’un aynı zamanda danışmanlığını da yaptığı Namık Kemal Zeybek’ten alıntıyla yayımladığı mesajından öğreniyoruz</strong>:</p>



<figure class="wp-block-image size-large is-resized"><img loading="lazy" decoding="async" width="593" height="1024" src="https://demiryolculuk.com/wp-content/uploads/2024/08/x-platform-1-593x1024.jpeg" alt="" class="wp-image-1033" style="width:448px;height:auto" srcset="https://demiryolculuk.com/wp-content/uploads/2024/08/x-platform-1-593x1024.jpeg 593w, https://demiryolculuk.com/wp-content/uploads/2024/08/x-platform-1-174x300.jpeg 174w, https://demiryolculuk.com/wp-content/uploads/2024/08/x-platform-1.jpeg 720w" sizes="auto, (max-width: 593px) 100vw, 593px" /></figure>



<figure class="wp-block-image size-large is-resized"><img loading="lazy" decoding="async" width="768" height="1024" src="https://demiryolculuk.com/wp-content/uploads/2024/08/atesten-adamlar-1-768x1024.jpeg" alt="" class="wp-image-1034" style="width:444px;height:auto" srcset="https://demiryolculuk.com/wp-content/uploads/2024/08/atesten-adamlar-1-768x1024.jpeg 768w, https://demiryolculuk.com/wp-content/uploads/2024/08/atesten-adamlar-1-225x300.jpeg 225w, https://demiryolculuk.com/wp-content/uploads/2024/08/atesten-adamlar-1-1152x1536.jpeg 1152w, https://demiryolculuk.com/wp-content/uploads/2024/08/atesten-adamlar-1.jpeg 1200w" sizes="auto, (max-width: 768px) 100vw, 768px" /></figure>



<p>Görüldüğü üzere paylaşım 7114 görüntüleme alırken 315 beğeni ve 54 defa yeniden paylaşım almış.</p>



<p><strong>Böylelikle Papa Eftim ve Milli Mücadele konulu kaynakların ana kaynağı olan “İstiklal Harbinde Türk Ortodoksları” isimli kitabın yazarının Papa Eftim olduğunu bizzat torunu onaylamış oluyor ve konu aydınlığa kavuşuyor.</strong></p>



<p>Elbette aydınlığa kavuşacaktır çünkü gerçeğin ortaya çıkmak gibi kötü bir huyu vardır.</p>



<p>Kuşçubaşı Eşref’in efsaneleştirilmesinde Eşref ve <strong>Mason locası üyesi olan Cemal Kutay</strong> kafa kafaya vermişlerdi. Yukarıda yazdığım çalışmalarla hakikatler ortaya çıkmıştı. Said Nursi’nin efsaneleştirilmesinde de Şerif Mardin ve Cemal Kutay hayli çalışmış, Mustafa Yıldırım’ın “Meczup Yaratmak” isimli eseriyle yine hakikat ortaya çıkmıştı. Önemsiz “Kavas Çiçero” İlyas Bazna ise kendi hakikatini kendi itiraf etmişti.</p>



<p>Bugüne kadar yayımladığımız ve bundan sonra yayımlayacağımız (<strong>İlk kez yayımlanacak ve şok edici</strong>) belgelerle de hakikat ortaya çıkmaya devam edecektir. Papa Eftim’in “Teoman Ergene” adıyla yazdığı kitapta değinmekten kaçındığı ne varsa hepsini okuyacaksınız.&nbsp;</p>



<p>“<strong>Teoman Ergene</strong>” ismini Papa Eftim’in yüksek şuuruna mı yoksa başka bir şeye mi bağlamamız gerektiğini hep beraber göreceğiz. Bu noktada çoğunlukla, bizzat yazdığı kitaptan alıntılar yapacağız ve karşılığında belgeleri koyarak, soruları ekleyerek ilerleyeceğiz.</p>



<p><strong>Yunanistan’daki Yunan milliyetçisi Kayserili papaların yazıp çizdiklerinden örnekler vereceğiz. Böylece Mustafa Kemal’in mübadele konusunda hata yaptığını, Rumlardan çok Türkleri gönderdiğini iddia eden iftiracıların yalanlarına daha derinlemesine cevaplar vererek gerçek yüzlerini deşifre edeceğiz.</strong></p>



<p>Mustafa Kemal Atatürk’e atfedilen “<strong>Papa Eftim bize bir ordu kadar hizmet etmiştir.</strong>” sözü neden hiçbir kaynakta yer almıyor? Dahası, hayatındaki tek serveti, doğasındaki üstünlüğü Türklüğünde bulan Ebedi Başkomutan’ın Papa Eftim için söylediği iddia edilen “<strong>Benden daha Türk’tür</strong>.” ifadesine yüklenen sinsiliğin ardındaki gerçeği şimdi daha iyi anlayacaksınız.</p>



<p>Merak etmeyin, <strong>çok bekletmeyeceğiz.</strong></p>



<p>Biz, doğru zamanı beklemesini bilenleriz: <strong>Akıl ve sabırız</strong>.</p>



<p><strong>Mustafa Kemal&#8217;in kılıcı, karanlığı örten perdeyi yırtarak hakikati bir kez daha aydınlatacaktır.</strong></p>



<hr class="wp-block-separator has-alpha-channel-opacity"/>



<p><a id="_ftn1" href="#_ftnref1">[1]</a> Foti Benlisoy, Stefo Benlisoy, “Türk Milliyetçiliğinde Katedilmemiş Bir Yol ‘Hristiyan Türkler’ ve Papa Eftim”, İstos, İstanbul 2016, ss. 25-26.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">1029</post-id>	</item>
		<item>
		<title>Kibir ve Manipülasyon: Türkiye&#8217;nin Siyasi Arenasındaki Maskeli Yüzler</title>
		<link>https://demiryolculuk.com/2024/08/02/kibir-ve-manipulasyon-turkiyenin-siyasi-arenasindaki-maskeli-yuzler/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Yusufhan GÜZELSOY]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 02 Aug 2024 15:34:07 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Yazılar]]></category>
		<category><![CDATA[ATA Parti]]></category>
		<category><![CDATA[balyoz]]></category>
		<category><![CDATA[chris selçuk erenerol]]></category>
		<category><![CDATA[demiryolcu]]></category>
		<category><![CDATA[ergenekon]]></category>
		<category><![CDATA[FETÖ]]></category>
		<category><![CDATA[koçbaşı]]></category>
		<category><![CDATA[kripto]]></category>
		<category><![CDATA[kumpas]]></category>
		<category><![CDATA[mustafakemalatatürk]]></category>
		<category><![CDATA[namık kemal zeybek]]></category>
		<category><![CDATA[papa eftim]]></category>
		<category><![CDATA[sevgi erenerol]]></category>
		<category><![CDATA[türk]]></category>
		<category><![CDATA[türk dünyası]]></category>
		<category><![CDATA[Türk Ortodoks Kilisesi]]></category>
		<category><![CDATA[türkler]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://demiryolculuk.com/?p=1020</guid>

					<description><![CDATA[KİBİR VE MANİPÜLASYON: TÜRKİYE’NİN SİYASİ ARENASINDAKİ MASKELİ YÜZLER Nazi Almanyasının Propaganda Bakanı Joseph Goebbels ne [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p><strong>KİBİR VE MANİPÜLASYON: TÜRKİYE’NİN SİYASİ ARENASINDAKİ MASKELİ YÜZLER</strong></p>



<p>Nazi Almanyasının Propaganda Bakanı Joseph Goebbels ne diyordu: “<strong>Öyle büyük bir yalan söyle ki kimse aksini ispatlamaya cesaret edemesin.</strong>”</p>



<p>Bu strateji, yalanın boyutunun büyüklüğü ve tekrarlanması sayesinde insanların bu yalana inanmasını hedefler. Bu sahtekarca yaklaşım, büyük bir yalanın daha inandırıcı hale gelmesini ve sorgulamanın zorlaşmasını sağlar.</p>



<p><strong>Yazımızın konusu, Goebbels’in bu taktiğinin günümüzde güncellenmiş yöntemini kullananlar üzerinedir.</strong></p>



<p>Büyük kabahatleri olan insanlar büyük maskelere ihtiyaç duyarlar. Oldukları şeyi gizlemek için olmadıkları şeylerin en uç noktalarındaymış gibi gözükürler. Böylece geçmişteki şüpheli, şaibeli ve hatta belgelerle kanıtlı ilişkileri veya davranışları ortaya konduğunda geri plandandan habersiz olanlar, maskeleri düşürülen bu şahıslar için, “Olur mu? Baksana adam ne kadar fanatik!” diye sahip çıkacaktır ya da “Delidir, ne yapsa yeridir.” diyecektir ve ciddiye alınmayacaklardır.</p>



<p>Her iki durumda da kazanan hep maskeli ve hileli oynayan taraftır.</p>



<p>Ülkemiz büyük bir tımarhaneye çevrilirken delinin her türlüsünü bulmamak, her türlü deliyi her türlü yerde görmemek mümkün müdür?</p>



<p><strong>Bir deli çıkar siyasi parti kurar, öbür deli çıkıp diğer deliye kefil olur. Vasıfsızlar sokma akılla adam olmaya çalışırken delilerden menfaat temin etmeye çalışır.</strong></p>



<p>Bir zamanlar ermiş kişilerin aynı anda birçok yerde olabildiğine, ölünce birçok yerde türbesinin olabileceğine inanılırdı. Bir kurtarıcı evliya ya da Mesih beklentisi içinde hâlâ buna inananlar vardır ki inanç meselesidir, bizi ilgilendirmez. Mühim de değildir.</p>



<p>Ancak kendilerini evliya mertebesinde gören siyasi döneklerin bu durumu yanlış anladıklarını ifade etmek durumundayız.</p>



<p>Mesela onlar aynı anda her siyasi partide olabileceklerini zannediyorlar. Bir yerden bir yere döndülerse geçmişlerinden asla bahsetmiyorlar. <strong>Gittikleri her yerde “mış” gibi yaparak ulu bilge, yaşlı kurt, büyük rehber, önemli dava adamı gibi davranıyorlar.</strong></p>



<p>Bir bakıyorsunuz derin devletin ta kendisi oluyorlar mesela. Sonra bir bakıyorsunuz, TMT’li mücahitleri ifşa ve ihbar edecek hainlikten Kıbrıs davasının büyük adamı olmaya soyunuyor bu paçozlar. Küresel çetenin de içini dışını ezbere biliyorlar. Hoş, Türkçe konuşmaya ve yazım kurallarına bile vakıf değiller ama olsun! Onlar bu millet için büyük velinimettirler. Siyasi döneklerimiz öyle yapıyorlarsa bunda ilahi bir mesaj vardır!</p>



<p>Yerseniz!</p>



<p><strong>Kıbrıslı Sabahattin İsmail’in geçmişini</strong>, Kıbrıs’ta Türkleri katleden Rum terör örgütü EOKA liderleriyle birlikte hareket ettiğini ve şimdi en keskin Türkçü, milliyetçi görünen dönek olduğu için eski tüfek sağcıların da solcuların da kendisini sevmediklerini yazmıştım. Arşivleri tarıyorsunuz, solcuların ayrı milliyetçilerin ayrı nefret kustuklarını görüyorsunuz.</p>



<p>Çünkü döneklerin genel özelliğidir: Gittikleri her yere lütuf olduklarını düşündüklerinden sağa sola saldırmaya devam ederler. Benimsedikleri her yeni düşünce üzerine attıkları uç nitelikteki nutuklar onların gerçek yüzünü gizlemez ama şaibeli geçmişlerini bilenlerde nefret uyandırır. Yazının sonuna bırakacağım farklı görüşlerden insanların yazılarını okumayı ihmal etmeyin.<a href="#_ftn1" id="_ftnref1">[1]</a></p>



<p><strong>Noel Babacı Blackbird Muammer Karabulut</strong> da böyledir. <strong>Dilipak’la</strong> birlikte hareket ettikleri için kendisine tepki gösteren ve yakın çevresinden olduğunu yazdığı kimselere yüksekten bakarak cevap veriyordu. Önceki yazılarımda yazmıştım.</p>



<p><strong>Kibir, insanın ruh karanlığı ve kendine içirdiği en ölümcül zehirdir.</strong></p>



<p>Yukarıda anlattığım siyasi dönekliğin -pardon- ermişliğin en dikkat çekici örneğini <strong>Namık Kemal Zeybek</strong> teşkil eder.</p>



<p>Bir gün bakarsınız katıldığı bir toplantıda “Tanrı Türk’ü korusun.” yazılı kitapçıkları (<strong>Marmara Belediyeler Birliği toplantısı</strong>) görünce bunların dağıtılmasına karşı çıkmak için Alparslan Türkeş’e diklenecek kadar Türk-İslamcıymış (Türk-İslam sentezi projesinin uygulayıcısı ki bugün şaman kıyafetleriyle ekranlarda boy gösterse de gerçek yüzü budur.).</p>



<p>Arşivleri karıştırırsınız, bir bakarsınız ki 1988’de Emin Çölaşan’a verdiği söyleşide “<strong>MHP misyonunu tamamladı</strong>”, “<strong>Tarihteki yerini aldı.</strong>”, “<strong>Ülkücü Hareket diye bir şeyi ben bugün mevcut saymıyorum.”, “Türkeş bir köşede oturmalıdır.</strong>” gibi sözlerini görürsünüz.</p>



<p>Burada tarihe tekrar dikkat çekmek istiyorum: 1988. Yani Turgut Özal’la birlikte özelleştirmeli, liberal değil neoliberal yıllara giriyoruz. Neoliberalizmle birlikte dinciler kendilerini ılımlı İslam’a götüren sözde yumuşama sürecine giriyorlar. Yine aynı yıllarda Türkiye’de yaratılan karanlıktan ve günümüzde aslında hiç de böyle olmadığını görüyoruz.</p>



<p><strong>Zeybek’in “MHP misyonunu tamamladı.” cümlesi, İslamcı Arvasi’nin Türk-İslam sentezinin milliyetçileri İslamcı yapacak köprü olduğu düşüncesinin siyasi ifadesidir.</strong> Dinciler tıpkı Ergenekon kumpaslarında olduğu gibi o günlerde de zafer kazandıklarını zannediyorlardı.</p>



<p>Ve devam ediyor Zeybek: “<strong>Hizmet tamamlanmıştır. Türkiye artık değişmiştir. Türkiye, yeni bir Türkiye olmuştur. Her şeyi değişmiştir ve bu değişikliklere cevap vermek üzere ANAP kurulmuştur.</strong>”</p>



<p>Buyrun&#8230; Zeybek’in misyonu, her şeyin değiştiği ve değişikliğe liderlik etmek üzere kurulan ANAP’ın yeni Türkiye iddiasıyla bitiyor.</p>



<p>Unutmayalım ki MHP, Türk-İslam sentezcileri tarafından kuruldu. Sentezci de olsa radikal de olsa aynı misyonu paylaşıyor ve 90’lara geldiğimizde misyon bitiveriyor. 2013 öncesinde daha sık duyduğumuz “Yeni Türkiye” sesleri yükselmeye başlıyor.</p>



<p>Tesadüflere inanmam. Devam ediyorum.</p>



<p>Namık Kemal Zeybek’in siyasi kariyeri, her sene kulüp değiştiren futbolcuları kıskandıracak cinstendir. <strong>MHP, ANAP, DYP, BBP, DP</strong>&#8230; Şimdi bir de genel başkanı olduğu ATA Partisi var.</p>



<p><strong>Dediğim gibi, siyasi dönekler geldikleri yere saldırmayı severler. Namık Kemal Zeybek’in yaptığı gibi&#8230;</strong> Mesela 2002 genel seçimleri için Bahçeli’nin bir yerden talimat alıp rengi sararmış bir şekilde erken seçim kararı aldığını anlatır ama aynı seçimlerde hem 1. sıradan milletvekili adayı olur hem de seçimlerden sonra MHP MYK üyesi olur.</p>



<p>Misyonunu tamamladığını söylediği MHP’den&#8230;</p>



<p>İşte birçok yazımda anlattığım “<strong>koçbaşı</strong>” tam olarak böyle bir şeydir.</p>



<p>Namık Kemal Zeybek 2000’li yılların başlarında, MHP’deyken dinlerarası diyalogu, FETÖ’yü, Fener Rum Kilisesi patriğini eleştiriyor. Uzun uzadıya bu yapının zararlarını anlatıyor.</p>



<p>Daha sonra sırasıyla BBP ve DP’ye katılıyor. <strong>2010 yılında FETÖ’nün ABD’de düzenlediği “The Gulen Movement” isimli konferansa katılıyor</strong>. ABD gezisi sırasında yanında kim var? Daha sonra AKP’den İzmir milletvekili olacak <strong>Hüseyin Kocabıyık</strong>&#8230; FETÖ elebaşısını son 1000 yılın en büyük Türk büyüklerinden biri olarak gösteren şahıs.</p>



<p>Ve Zeybek, o zaman bacanağı <strong>Aydın Doğan</strong>’a ait olan Radikal’de FETÖ’yü övdüğü dizi yazıları yazmaya başladı. Kendisi <strong>Yiğit Bulut</strong>’un da kayınpederi olur.</p>



<p>2011 yılına geldik. MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, FETÖ’nün faaliyetlerine son vermesini ve dershanelerin kapatılmasını istiyor. “Ben gül bahçesinde güller gördüm.” diye atılıyor ortaya <strong>Zeybek ve 3 Nisan 2011 tarihli Zaman’da şunları yazıyor</strong>:</p>



<p>“<strong>Bu camia, tüm dünyada çok önemli işler yaptı, yapıyor. Dünyada Türkiye’yi, Türklüğü, İslam’ı en güzel şekilde temsil ediyorlar. Bunu bizzat gördüm, görüyorum.</strong></p>



<p><strong>Afrika’da, Orta Asya’da, şimdilerde ABD’de yapılan hizmetleri gördüm. Bunları takdir etmemek mümkün mü?</strong></p>



<p><strong>Ben gül bahçesinde güller gördüm. Bu gülleri övdüm, övmeye de devam edeceğim.</strong></p>



<p><strong>Faaliyetlerin durması, okulların kapanması gibi bir şey söz konusu olamaz.</strong>”</p>



<p>Hadi şimdi de övmeye devam etsene!</p>



<p>Babaerenlerin yoldaşı, deruni devletin piri Namık Kemal Zeybek ne derse o olacaktır (!).</p>



<p>Tabii ki öyle olmadı!</p>



<p>Yukarıda alıntı yaptığım yazısında Devlet Bahçeli’ye ince gönderme yaparak “<strong>Akıllı adamdır, o bir şey dememiştir.</strong>” diye önemli adam pozu kesen, bilgelik taslayan Zeybek, 2014 yılında karşılaştığı Gazeteci Yıldıray Çiçek’e “Onun kıymetini bilemedik, değerini anlayamadık.” diyor.</p>



<p>Kadim bilgemiz, “<strong>Tanrı</strong>” sözünden irite olup Allah’a sarılan ulu şamanımız, kadim sırların piri Namık Kemal Zeybek’in tüm hayatı aslında hiçbir şeyi bilmediğini de bize fazlasıyla gösteriyor.</p>



<p>Çıkıp “<strong>Fetullah kim ki ben Fetullahçı olayım?</strong>” dediği programı açıp izleyebilirsiniz. Siyasi kariyerine bakarsak gerçekten de her yerde olanın aslında hiçbir yerde olmadığını göreceksiniz. Zeybek, şucu ya da bucu değildir. Ülkede yükselen bir fikir veya siyasi hareket varsa Zeybek oradadır ve öncü gibi davranmaktadır.</p>



<p>Şimdi yazımın giriş bölümünü tekrar okuyun. Daha sonra TV programlarındaki sözde şaman ayinlerinde <strong>güya 1-2 saniyeliğine Atatürk’ün zuhur ettiği olağanüstü (!) olayları araştırın</strong>.</p>



<p>Şimdiye kadar neredeyse hiç kimsenin fark etmediği ama Türk milliyetçiliğine din kılıfı giydirilmesi gibi Kemalizm’e de din kılıfı giydirilmeye çalışıldığını yazmış olayım. Bu çabalarda Namık Kemal Zeybek başı çekenlerdendir. Bu konuyu da ileride ayrıca yazacağım.</p>



<p>Şimdi gelelim yine aynı kuruluş ve bu kuruluşa bağlı kişilere.</p>



<p><strong>Türk Ortodoks Kilisesi eski Basın Sözcüsü Sevgi Erenerol ve yeni Basın Sözcüsü Selçuk Erenerol’un yolu neden ve nasıl oluyor da FETÖ ve diğer dinci gruplarla bağını belgelediğim herkesle sürekli kesişiyor?</strong></p>



<p><strong>Türkçülük, milliyetçilik ve en önemlisi Atatürkçülük iddiasında bulunan bu şahısların FETÖ’cülerle ve dinci görünen cemaatlerle bir araya gelmelerini sağlayan ortak paydaları ne olabilir ki?</strong></p>



<p><strong>Namık Kemal Zeybek’in Pennsylvania’da FETÖ elebaşısıyla hem de baş köşede otururken çekilen fotoğrafında manipülasyon olduğu üzerine Shakespeare misali romantik yazı yazan, üstelik bunu Dilipak ve Karabulut’un yöneticisi olduğu 5G’de yayımlayan Selçuk Erenerol, ATA Partisi Genel Başkanı Namık Kemal Zeybek’in genel başkan danışmanı olmasını kim ya da hangi nedenler sağladı?</strong></p>



<p>Şimdi aklımızı yitirmiş gibi yapalım ve Zeybek’in Pennsylvania’da tesadüfen bulunduğunu, FETÖ elebaşının çiftliğine tesadüfen gittiğini, baş köşede tesadüfen oturduğunu, terör elebaşının o masada tesadüfen oturduğunu düşünelim.</p>



<p>O zaman Namık Kemal Zeybek, Türkiye’ye dönünce FETÖ’yü övdüğü yazı dizisini yazarak kendi kendine manipülasyon yaptı.</p>



<figure class="wp-block-image size-large is-resized"><img loading="lazy" decoding="async" width="1024" height="544" src="https://demiryolculuk.com/wp-content/uploads/2024/08/namik-kemal-zeybek-feto-iliskisi-ata-parti-1024x544.webp" alt="" class="wp-image-1025" style="width:612px;height:auto" srcset="https://demiryolculuk.com/wp-content/uploads/2024/08/namik-kemal-zeybek-feto-iliskisi-ata-parti-1024x544.webp 1024w, https://demiryolculuk.com/wp-content/uploads/2024/08/namik-kemal-zeybek-feto-iliskisi-ata-parti-300x159.webp 300w, https://demiryolculuk.com/wp-content/uploads/2024/08/namik-kemal-zeybek-feto-iliskisi-ata-parti-768x408.webp 768w, https://demiryolculuk.com/wp-content/uploads/2024/08/namik-kemal-zeybek-feto-iliskisi-ata-parti.webp 1140w" sizes="auto, (max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /></figure>



<p><strong>Zira ben fotoğrafı yorumsuz bırakmıştım. Altını hep beraber siz doldurdunuz</strong>.</p>



<p><strong>Çok yakında yine tarihe damga vuracak olan, ilk defa gün yüzüne çıkaracağımız ve ilk kez yayımlanacak olan belgeleri görececek ve soluksuz okuyacaksınız!</strong></p>



<p><strong>Öyle görünüyor ki o belgeleri hep beraber şakınlıktan sözcüklerimiz kifayetsiz kalarak yorumlayacağız!</strong></p>



<hr class="wp-block-separator has-alpha-channel-opacity"/>



<p><a href="#_ftnref1" id="_ftn1">[1]</a> <a href="https://ilkkursun.site/namik-kemal-zeybek-feto-iliskisi" target="_blank" rel="noopener">https://ilkkursun.site/namik-kemal-zeybek-feto-iliskisi</a></p>



<figure class="wp-block-embed"><div class="wp-block-embed__wrapper">
https://www.odatv.com/siyaset/yigit-bulut-ailece-dondu-8527
</div></figure>



<figure class="wp-block-embed is-type-wp-embed is-provider-g-ndem-ar-ivi wp-block-embed-g-ndem-ar-ivi"><div class="wp-block-embed__wrapper">
<blockquote class="wp-embedded-content" data-secret="LfsFcVYY3i"><a href="https://www.gundemarsivi.com/fetonun-hizmetcisi-siyasi-parti-kurdu/" target="_blank" rel="noopener">FETÖ&#8217;nün Hizmetçisi Siyasi Parti Kurdu!</a></blockquote><iframe loading="lazy" class="wp-embedded-content" sandbox="allow-scripts" security="restricted"  title="&#8220;FETÖ&#8217;nün Hizmetçisi Siyasi Parti Kurdu!&#8221; &#8212; Gündem Arşivi" src="https://www.gundemarsivi.com/fetonun-hizmetcisi-siyasi-parti-kurdu/embed/#?secret=FOP9jrULsV#?secret=LfsFcVYY3i" data-secret="LfsFcVYY3i" width="500" height="282" frameborder="0" marginwidth="0" marginheight="0" scrolling="no"></iframe>
</div></figure>



<figure class="wp-block-embed"><div class="wp-block-embed__wrapper">
https://www.turkgun.com/kose-yazisi/161823/siyasi-sizofren-zeybek-yine-durmuyor
</div></figure>



<figure class="wp-block-embed is-type-wp-embed is-provider-halk-n-kurtulu-partisi wp-block-embed-halk-n-kurtulu-partisi"><div class="wp-block-embed__wrapper">
https://www.hkp.org.tr/turkiyenin-trajedisi-fetonun-pervaneleri-bunlar/
</div></figure>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">1020</post-id>	</item>
	</channel>
</rss>
