<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	 xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" >

<channel>
	<title>liyakat &#8211; Demir Yolcu</title>
	<atom:link href="https://demiryolculuk.com/tag/liyakat/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://demiryolculuk.com</link>
	<description> Dünyayı elinde tutan, onu anlayış ile tuttu; halka hükmeden, bu işi bilgi ile yaptı. (Kutadgu Bilig)</description>
	<lastBuildDate>Mon, 19 Feb 2024 18:26:46 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=7.0</generator>

<image>
	<url>https://demiryolculuk.com/wp-content/uploads/2024/03/cropped-LOGOSp-1-32x32.png</url>
	<title>liyakat &#8211; Demir Yolcu</title>
	<link>https://demiryolculuk.com</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
<site xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">203450429</site>	<item>
		<title>ÇeteleşME!</title>
		<link>https://demiryolculuk.com/2024/02/19/cetelesme/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Yusufhan GÜZELSOY]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 19 Feb 2024 18:26:44 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Yazılar]]></category>
		<category><![CDATA[adalet]]></category>
		<category><![CDATA[demiryolcu]]></category>
		<category><![CDATA[eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[hukuk]]></category>
		<category><![CDATA[liyakat]]></category>
		<category><![CDATA[mustafakemalatatürk]]></category>
		<category><![CDATA[türk]]></category>
		<category><![CDATA[türk dünyası]]></category>
		<category><![CDATA[türkler]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://demiryolculuk.com/?p=716</guid>

					<description><![CDATA[Türkiye’nin yakın tarihi tarafsız bir şekilde iyice incelenirse sorulacak ilk soru şu olur: Bir ülke [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p class="wp-block-paragraph">Türkiye’nin yakın tarihi tarafsız bir şekilde iyice incelenirse sorulacak ilk soru şu olur: Bir ülke hiç mi değişmez?</p>



<p class="wp-block-paragraph">Bu soruyu sorduğum için zaman zaman “hafıza” üzerinde duruyorum. Hafızanız zayıfsa bir döngü içine girersiniz. Her şey her defasında başa sarıp durur. Her yaşadığınız olayı yeni zannedersiniz. İşin kötüsü, geçmişi hasıraltı etmek isteyenlerin tuzağına düşer; yaptığınız yanlış değerlendirmeler ve aldığınız yanlış kararlarla “sistem”in bir parçası olursunuz.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Büyük devletleri içten saran çetenin küreselleşmesi için birçok devletin de aynı hastalığa, yani devlet içinde çeteleşmeye tutulması gerekiyordu. Son yazdığım yazıda bunu kısaca anlatmaya çalıştım.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Türkiye, “Ben hukuk devletiyim.” diyor. Kimileri de böyle diyen bir devletin yasalarının çiğnenmeden devlete hizmet edilemeyeceğini öne sürüyor. Bu, bir akıl tutulmasıdır. Akıl tutulunca ahlâk yanıp tutuşarak kül olur. Akıl ve ahlâkın olmadığı yerde ise devlete hizmet etme iddiası laftan ibarettir. Asıl mesele hukukun dışında kalarak kendi saltanatını kurmaktır.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Bunu yapmak için de tüm parazitler bir araya geldiğinde “çeteleşme” başlar.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Birçok çete gibi bunlar da adeta bir taşeron şirket kurarlar. Her devrin iktidarının ya da muhafeletinin yapılanmasında küresel güçlerin menfaatlerinin sözcülüğünü yaparlar. İktidar ya da muhalefetten tek bir kişi bile Batı emperyalizminin güdümüne karşı çıkacak olsa onu hemen yok ederler.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Türk subayları tutuklandığında “Eski Türkiye’nin çeteleriyle mücadele ediyoruz.” diye konuşanlar, çetelerden biri olan FETÖ güçten düşünce mecburen eski Türkiye’nin çete liderlerine sarılmışlardı.</p>



<p class="wp-block-paragraph">90’ların hesabını sormak için 90’ları karanlığa gömenlerle bir araya gelmek ve karanlığa karşı mücadele edenleri hapse atmak&#8230; Bu da bir ahlâk tutulmasıydı. Bunun etkilerini hâlâ görmekteyiz.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Devlet görevine ihanet ederek bir kere suç işleyen artık hep suç işlemek zorundadır. Hukuk yaptırımından kaçmak da bir suç olduğuna göre bunu başarabilmek için her yolu seçerler. Bu parazitlerden biri, elindeki gücü mevcut iktidarların hizmetine sunmak zorunda kalır. Böyle bir parazit her zaman köle olarak kalacaktır.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Tüm çeteler toplamda karanlık bir gücü meydana getirir.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Bu karanlık güç sadece ve sadece zorbalık doğurur. Kuvvetler ayrılığı ilkesi dosdoğru uygulandığında, kanundan üstün güç olmadığında, adaletin kılıcı herkese eşit doğrulduğunda ülkede asayiş ve huzur olur.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Kanunların dışında kalan gruplara ancak ve ancak çete denir.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Çeteler her köşeyi tutmak zorundadır.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Mesela hava limanları kritik noktalardır. Buradaki siviller ve güvenlik görevlileri arasına sızmış bir çete, suçluları içeri almakta da kaçırmakta da rahat olacaktır. Memlekete rahatlıkla uyuşturucu sokulabilecektir.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Hiçbir çete mensubu namusluca para kazanmaz.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Ülkenin temeli adalet ve eğitimdir. Bunlar olmazsa liyakat olmaz. Liyakat olmazsa ve ülkenin kaderini teslim ettiğiniz kimseler başka ülkelere uşaklık ederlerse o ülkede her şey karanlık olur. Gençler ölür, yeteneksiz ve bilgisiz kimseler her köşeyi tutar, çeteler kol gezer, namuslular hapse girerken namussuzlar da insan hakları satar.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Gerçekte satılansa insanlığın geleceği ve milli değerlerden başka bir şey değildir.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">716</post-id>	</item>
		<item>
		<title>Akılsız Şehzade Hikâyesi</title>
		<link>https://demiryolculuk.com/2023/06/09/akilsiz-sehzade-hikayesi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Yusufhan GÜZELSOY]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 09 Jun 2023 10:17:55 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Yazılar]]></category>
		<category><![CDATA[cumhuriyet]]></category>
		<category><![CDATA[demiryolcu]]></category>
		<category><![CDATA[demokrasi]]></category>
		<category><![CDATA[devlet]]></category>
		<category><![CDATA[ergenekon]]></category>
		<category><![CDATA[liyakat]]></category>
		<category><![CDATA[mustafakemalatatürk]]></category>
		<category><![CDATA[şehzade]]></category>
		<category><![CDATA[tengri]]></category>
		<category><![CDATA[türk]]></category>
		<category><![CDATA[türk dünyası]]></category>
		<category><![CDATA[türkler]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://demiryolculuk.com/?p=468</guid>

					<description><![CDATA[Masal ülkelerinden birinde bir padişah hüküm sürermiş. Padişah son günlerini yaşarken pek kederliymiş çünkü veliahtı [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p class="wp-block-paragraph">Masal ülkelerinden birinde bir padişah hüküm sürermiş. Padişah son günlerini yaşarken pek kederliymiş çünkü veliahtı olabilecek tek bir şehzade varmış. O şehzade pek akılsız biriymiş. Ne babası gibi kurnaz ne anası gibi sakin ne de ülkeden dönmemek üzere sürgün giden kardeşi kadar babasına benziyormuş. &nbsp;</p>



<p class="wp-block-paragraph">Günlerden bir gün kederli padişah ülkenin en akıllı adamlarından birini veziri yapmış. Asıl niyeti adamı akılsız oğluna atabey yapmakmış ama birçok insan gibi bu adam da başta teklifi kabul etmemiş. Nihayet vezirlik karşılığında “Tamam” demiş, “Ama ne kadar sabrederim ne kadar başarılı olurum bilemem.”</p>



<p class="wp-block-paragraph">Vezir, tecrübe sahibi olması ve devlet işlerini öğrenmesi için şehzadeyi yanında gezdirirmiş. Bir gün devlet divanı toplanmış. Tek vuruşta düşmanı ikiye yaran Kasapzade Mahmut Paşa da divanda imiş kurnazlığıyla ün yapan Keleşoğlu Selim de&#8230;</p>



<p class="wp-block-paragraph">Toplantı başlamış. Devlet meseleleri, padişahtan sonraki işler hararetli bir şekilde tartışılıyormuş. Her şikâyetlenen endişe ve kızgınlıkla dönüp şehzadeye baksa da şehzade ya ensesini kaşıyormuş ya da ağzı açık gülerek hazineyi düşünüyormuş. Tam devlet adamları isyana gelecekken şehzade birden haykırmış,</p>



<p class="wp-block-paragraph">&#8211; Ya Hak, dedim, oku bir attım, kebap oldu!</p>



<p class="wp-block-paragraph">Herkes şaşkınlıkla şehzadeye ve vezire bakıyormuş. Neyse ki vezir kısa bir süre düşündükten sonra,</p>



<p class="wp-block-paragraph">&#8211; Şehzademiz öyle maharetlidir ki tavşana ok atmak yerine kayaya ok attı. Kayadan kıvılcım çıktı, kıvılcım bütün ormanı yaktı. Böylece avına ok bile atmadan onu kebap yapmış oldu.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Pire için yorgan yakan şehzadenin ülkeyi neler için yakabileceği sonucunu düşünemeyen devlet adamları daha bir şaşırsa da en azından anlamış olmanın verdiği rahatlıkla meseleleri görüşmeye devam ettiler. Yine ortam hararetlenmişti ki vezirin korktuğu başına geldi. Şehzade bir anda kendini ortaya atarak,</p>



<p class="wp-block-paragraph">&#8211; Ya Hak dedim, bir ok attım, çorba oldu!</p>



<p class="wp-block-paragraph">Bu sefer herkes biçare dönüp vezire bakmış. Vezir ilk başta kem küm etmiş, sonra çaresiz,</p>



<p class="wp-block-paragraph">&#8211; Bana bakmayın paşalar, bu zırvanın sonu gelmez, durumu ben de size açıklayamam.</p>



<p class="wp-block-paragraph">***</p>



<p class="wp-block-paragraph">Mehmet Barlas uzun zaman önce bu hikâyeyi özetleyerek yazmış. Ben Dede Korkut gibi uzatarak yazdım. Vardığımız sonuç da -şükür ki- başka başkadır. O, “Kıssadan hisse: Şehzadeler akıllı olmalıdır. Arada bir zırvalama hakları bile pek yoktur” sonucuna varmış.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Oysa bu hikâyeden bin türlü sonuç çıkar ama cumhuriyette yaşayan ve kendine aydın diyen bir kimse, bir şehzade aramaz ve şehzadenin nitelikleri üstüne düşünmez. Milletin olan milletindir, deyip buna göre düşünür.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Veliaht cumhurbaşkanı olabilir mi?</p>



<p class="wp-block-paragraph">Olamaz&#8230; Ama tarihte “olmaz diye bir şey de olmaz” diyebiliriz. Nitekim Esad ve Aliyev aileleri bize pek uzakta değil. Gelişen teknolojiye göre Kim Yong-un ve babası Kim Yong-il de uzakta sayılmaz hatta böyle giderse Kore’yle pek çok ülke bir telefondan ziyade bir füze kadar birbirine uzak olacak.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Şimdiden böyle diyebiliriz.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Bir yerde cumhuriyet varsa orada saray olmamalıdır. Bir yerde cumhuriyet varsa orada kamunun malı bir şahsa veya bir aileye ait görülmemelidir. Cumhuriyetle yönetilen bir ülkede hiçbir devlet adamı, “Ey vatandaş, asgarîyi beğenmiyorsun boğazına dursun” diyemez. Kimsenin böyle bir hakkı yoktur.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Belki bin sene önce besleyip doyuran kağanlarımız vardı ama bugün halk kendini yönetmesi gerektiğine göre olaya böyle de bakamayız.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Cumhuriyeti korumaktan acizsek ama yıkamıyorsak ve bahçeyi arkadan dolanıp çaktırmadan hanedan kuruyorsak o başka&#8230;</p>



<p class="wp-block-paragraph">Öyle bir çağdayız ki demokrasi dediğimiz sistemi adamakıllı uygulatmıyorlar. Ülkelere etki etme gücüne sahip olan iç ve dış unsurlar zaten çoğunluğu cahil veya olaylardan habersiz olan halkın geleceğini halkın azim ve kararına bırakmıyorlar.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Bu yüzden ülkelerin çoğu cahil bırakılıyor. Yoksa demokrasiyle idare edilen bir ülkede eğitim, adalet ve liyakat ülkenin temelidir. Gerçi her rejimde böyledir ama en kritik oldukları yer demokrasidir. Bunlardan biri bile olmazsa orada her şey ağır aksak gider. Ülkenin idaresi ailelerin veya grupların kontrolüne girer. Bu da devletin varlığını içeriden tehdit eden en önemli tehlikedir.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Akılsız şehzade hikâyesi şimdilik bize sadece bir tek kıssadan hisse verir:</p>



<p class="wp-block-paragraph">Sen cumhuriyetsin. Hem onu korumalı hem de akılla idare edilmelisin. Malın mülkün padişahtan şehzadeye geçmesi mümkündür ve çok kolaydır ama aklın babadan oğula geçeceğinin garantisi yoktur.</p>



<p class="wp-block-paragraph">O yüzden birilerinin ütopya gibi göstermeye çalıştığı liyakatli insanların cumhuriyetine sımsıkı sarılmalı ve çalışmaya devam etmeliyiz.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Yoksa “Ya Hak!” diye orman yakanlar bitmez.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">468</post-id>	</item>
		<item>
		<title>Devlet Aklı&#8230; mı?</title>
		<link>https://demiryolculuk.com/2023/05/20/devlet-akli-mi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Yusufhan GÜZELSOY]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 20 May 2023 18:34:19 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Yazılar]]></category>
		<category><![CDATA[demiryolcu]]></category>
		<category><![CDATA[derin devlet]]></category>
		<category><![CDATA[devlet]]></category>
		<category><![CDATA[ergenekon]]></category>
		<category><![CDATA[ihtiyarlar heyeti]]></category>
		<category><![CDATA[liyakat]]></category>
		<category><![CDATA[mustafakemalatatürk]]></category>
		<category><![CDATA[tengri]]></category>
		<category><![CDATA[türk]]></category>
		<category><![CDATA[türk dünyası]]></category>
		<category><![CDATA[türkler]]></category>
		<category><![CDATA[türkoloji]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://demiryolculuk.com/?p=429</guid>

					<description><![CDATA[“Bilginin kıymetini bilgili bilir Akıla hürmet bilgiden gelir.” Kutadgu Bilig Seçimin ilk turu geride kaldıktan [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p class="wp-block-paragraph"><em>“Bilginin kıymetini bilgili bilir</em></p>



<p class="wp-block-paragraph"><em>Akıla hürmet bilgiden gelir.”</em></p>



<p class="wp-block-paragraph">Kutadgu Bilig</p>



<p class="wp-block-paragraph">Seçimin ilk turu geride kaldıktan sonra, Müslümanların Mehdi, Hristiyanların Mesih, Musevilerin Moşiah beklediği gibi memleket meselelerini kafaya takan insanlar da “aksaçlı” beklemeye başladı. Sosyal medyada, medyada, basında bir “devlet aklı” modası aldı yürüdü. Bazı sosyal medya hesapları ciddi bir şekilde “Devlet aklı şunu istiyor” kabilinden paylaşım yapıyor, yazdığı on iddiadan on birinde yanılıyor. Bazı hesaplar “Derin devlet nerede?” gibi tuhaf sorular soruyor. Bazı hesaplar da olan biten her şeyi derin devlete veya onunla bağlantılı olduğunu düşündüğü siyasetçilere bağlıyor. Özellikle bu son grup kendi kahramanını, kendi tapınmasını kendi yaratıyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Beklenti giderek büyüyor, büyüdükçe hayal kırıklıklarının sayısı ve boyutu da artıyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Kurtlar Vadisi dizisinde Tapınak Şövalyelerinin anlatıldığı bölümlerden sonra önce her şey bu tarz ezoterik tarikatlara bağlandı. 90’lı yılların sonunda yazılan ama çok kimsenin haberi olmayan birtakım örgütleri de bu noktada konuşmaya başladık. Tapınak Şövalyeleri vardı, Masonlar vardı, Opus Dei vardı, İlluminati vardı. Neden bunların karşısında Türklere ait gizli bir örgüt olmasındı?</p>



<p class="wp-block-paragraph">Hemen kendi hayallerimize, kendi düşüncelerimize, kendi ideallerimize uygun örgütler yaratmaya başladık. Bu örgütlerin bazısı Türk-İslam sentezcisi, bazısı düpedüz İslamcı, bazıları Türkçü oldu. Ezoterizmin karşısına eski veya yeni Türk inançlarını, geleneklerini koyduk. Tarihteki olayları değerlendirirken karanlıkta kalan boşlukları keyfimize veya düşüncemize göre bu tarz gizli örgütlere bağladık. Böylece ülkenin gücüne, geleceğine dair umudumuz artarken sanallığımız, sahte dünyamız daha da güçlendi.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Aliya İzzetbegoviç, “Mehdi bizim tembelliğimizin adıdır” demiş. Zannederim “İhtiyarlar” vb. örgütler de bizim tembelliğimizin adıdır. Türk genci ya aşırıya kaçıp Teşkilat-ı Mahsusacılık oynamaya kalkıyor ya da “Nasılsa güçlü bir derin devlet var” mazeretiyle düşünce tembelliğine kaçıyor. Türk milleti için iki durum da tehlikelidir. Devlet fanatikliğinde başka ülkeler yalnız söylemde düşmandır. Gerçekte düşman tam da günümüzde olduğu gibi toplumun karşıt görüşlü diğer kitleleridir. Odasının duvarında asılı sahte bir kılıç, uydurma sembollerle dolu tablolar, videolara kaydedilen bir dolu tehdit cümleleri ve ihanet ithamlarıyla topluma tedirginlik salan bir tipten daha zarar verici bir ajan yoktur.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Tüm bunlar toplumun psikolojisinin bozuk olmasından, umutsuzluktan, duygu ve hayallerinin kullanılmasından, aklının önüne set çekmesinden ve bozuk bir eğitim sisteminin getirdiği yarım cehalet hâlinden kaynaklıdır.</p>



<p class="wp-block-paragraph">***</p>



<p class="wp-block-paragraph">Devleti tanımak ve tanımlamak gerekir. Ardından çok ilgi duyuyorsak derin devleti tanımlamalıyız. Eğer ne oyun kurduğunu anlamak istiyorsak devlet aklını tanımaya çalışmalıyız. Ancak bunlardan sonra ortaya sağlıklı, gerçekçi düşünceler çıkabilir. Bu düşüncelerin doğruluğu mühim değildir; önemli olan, mantıklı ve verimli düşünebilmektir.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Devlet de derin devlet de televizyon dizilerinde, sinema filmlerinde, politik kurgu romanlarında, “DerinAdam31” hesaplarında, milleti belli bir siyasî yöne çekmek için edebiyat parçalayan ama devlet / derin devlet maskeli ideoloji aşılamaya çalışanların söylemlerindeki gibi kavramlar değildir.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Bir insan, “İnsanı yaşat ki devlet yaşasın” dedikten sonra suçluları savunabilir mi? Karşıt görüşlü herkesi hain ilan edip masum insanları öldürenleri kahraman ilan edebilir mi? Uyuşturucu ticareti, bozgunculuk, yağmacılık, rüşvetçilik, yolsuzluk, torpilcilik organizasyonlarının devlet için yapıldığını iddia edebilir mi?</p>



<p class="wp-block-paragraph">Yaşar Nuri Öztürk’ün inançla ilgili şu tespitinden hareketle bir analoji yapalım. Rahmetli Öztürk, “Deizm” isimli kitabında şöyle diyordu:</p>



<p class="wp-block-paragraph"><em>“Bir insanın Allah’a imanının varlığında şaşmaz ve tek gösterge şudur: Para ile Allah yan yana geldiğinde bunların hangisi seçiliyor. Hangisi seçiliyorsa seçimi yapanın gerçek tanrısı odur.”</em></p>



<p class="wp-block-paragraph">Ardından, Fromm’un mutlaka okunmasını tavsiye edeceğim “Psikanaliz ve Din” kitabından şu tespiti aktarıyor: <em>“Paraya, başarıya ve piyasanın iktidarına tapma, modern putperestliğin ortak ve etkili bir biçimidir.”</em></p>



<p class="wp-block-paragraph">İşte birçoklarının devlet sevgisine, derin devlet fantezisine en yakışan tespitler de bunlardır. Para, makam, güç gibi unsurları bir kişinin devlete aidiyetini çok net bir biçimde belirler. Kimileri devleti değil devletten elde edeceği gücü, makamı sever. Kimilerinin hayalinde, güya canından çok sevdiği devleti için adam öldürmek ve bunun karşılığında kanunların işletilmediği, herkesin korktuğu ve saygı duyduğu, karşı cinsin peşinde divane olduğu bir yaşam elde etmek yatar.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Kolay yoldan zirveye çıkmanın yollarından biri, devlet sayesinde güç elde edip kanunların üstüne çıkmaktır. İskender Öksüz Hoca, “Ahlâkın sınırları kanunun sınırlarından dardır.” diye yazmıştı. Yani kanunu çiğniyorsan ahlâkın sınırlarını aşmışsındır.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Sırtını kendi iradesinden başka bir güce dayayan; aklını, şerefini, namusunu verip karşılığında rahat bir yaşama kavuşma gayesi güden kimse hangi makama gelirse gelsin acizdir. Hayatın sınamasından korkmayan, zorluklarla mücadele eden, savunduğu değerlerin dışına çıkmayan ve zıttı bir yaşam sürmeyen kimseler ne kadar çoksa devlet o kadar güçlüdür.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Devletini seven bir kimse seçim yapmak zorundadır. Ya devlet kendisini sevenlerden güç alacaktır ya da devletini sevdiğini iddia edenler sülükleşerek devletin gücünü emecektir.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Suç imparatorluğu kurup lüks villalardan gariban savunan kimseler, taksiyle giderken otobüste gördükleri vatandaşlar için de ağlıyorlar mıdır?</p>



<p class="wp-block-paragraph">***</p>



<p class="wp-block-paragraph">Devlet aklını anlamak, ideolojilerin yarattığı duygulardan geçmez. Herkesin kendi ideolojik dünyasında devlet kendisinden yanadır çünkü doğru olan her şey, var olan her kurum ondan yanadır. Duygusal yorumlarla akla dayanan değerlendirmeler çok farklı şeylerdir. Devlet aklını arayan bir kimse derinlere indiği zaman nefret ettiği ve hain dediği bir kimsenin kahraman olduğu gerçeğiyle karşılaşabilir. Yine aynı kimse, çok sevdiği ve saygı duyduğu bir kişinin hain olduğunu öğrenebilir.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Devlet her yerde olmak zorundadır. Devlet her vatandaşına sahip çıkmak zorundadır. Devlet, kendine düşman edilen vatandaşını da hesaplar, onu kazanır. Devlet için kimileri nötrdür; günlük siyaset içinde her an rolü değişebilir. Devlet belki de herkesin kulağına bir şeyler fısıldar. Belki ekranda gördüğümüz herkes devletin görevini yerine getirdiğini, bir diğerinin bundan haberdar olmadığını zannediyordur. Oyun kurmak isteyen bir aklın yapması gerekenler de bunlardır.</p>



<p class="wp-block-paragraph">***</p>



<p class="wp-block-paragraph">Devletleşen iktidarlar, devletleşen partiler bir devletin vücuduna yapışan kenelerdir. Devlet dışı her türlü menfaat grubunun devletin bekâsı için en büyük tehlike olduğunu bilim insanları söylüyor. Torpilin, hemşericiliğin, akrabacılığın kol gezdiği şu ülkede partizanlığın ne denli tehlikeli boyutlara ulaştığını varın, siz hesap edin.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Devlet görevlisinin siyasî bir tercihi olabilir ama devlet görevlisi bir kimse partizan olamaz. Devlet görevini kötüye kullanamaz. Tarikat, cemaat, dergâh pirlerinin elini öpüp devlet emrinin gereğini değil de devlet dışı güçlerin emrini yerine getiremez. Ahiretini isteyen camiye gitsin, devleti rahat bıraksın. Tabii toplumu ve devleti rahat bırakmak, başkalarının yaşam tarzına müdahale etme hakkını “ilahi düzen” adına kendinde bulan hadsizlerin en önemli özelliğidir. Böyle de devlet olunmaz.</p>



<p class="wp-block-paragraph">TV dizilerinin etkisiyle sahte bir tarih, sahte bir toplum, sahte bir devlet anlayışı inşa ediliyor. Türklük tanımı yaparken Türklüğü yozlaştıran sinsi sentezcilerle onların vereceği zarardan elde edeceği büyük kârı düşünüp elini avuşturan siyasal İslamcılara dikkat edin. Devlete en büyük zararı bunlar vermişlerdir.</p>



<p class="wp-block-paragraph">***</p>



<p class="wp-block-paragraph">Partizan olmayın. Görevinizi en iyi şekilde yapın. Devlet meselelerini akılla değerlendirin. Duygusal yorumlardan kaçının. Zira stratejinin temeli akıldır.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Size bir devlet sırrı (!)&#8230;</p>



<p class="wp-block-paragraph">Taptığınız hiçbir siyasetçi oyun filan kurmuyor.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">429</post-id>	</item>
	</channel>
</rss>
