<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	 xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" >

<channel>
	<title>kutadgu bilig &#8211; Demir Yolcu</title>
	<atom:link href="https://demiryolculuk.com/tag/kutadgu-bilig/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://demiryolculuk.com</link>
	<description> Dünyayı elinde tutan, onu anlayış ile tuttu; halka hükmeden, bu işi bilgi ile yaptı. (Kutadgu Bilig)</description>
	<lastBuildDate>Sun, 24 Apr 2022 15:35:24 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=7.0</generator>

<image>
	<url>https://demiryolculuk.com/wp-content/uploads/2024/03/cropped-LOGOSp-1-32x32.png</url>
	<title>kutadgu bilig &#8211; Demir Yolcu</title>
	<link>https://demiryolculuk.com</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
<site xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">203450429</site>	<item>
		<title>Osman Bey Kimin Komutanıydı?</title>
		<link>https://demiryolculuk.com/2022/04/24/osman-bey-kimin-komutaniydi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Yusufhan GÜZELSOY]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 24 Apr 2022 15:35:21 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Yazılar]]></category>
		<category><![CDATA[demiryolcu]]></category>
		<category><![CDATA[devlet]]></category>
		<category><![CDATA[dukak]]></category>
		<category><![CDATA[kutadgu bilig]]></category>
		<category><![CDATA[mustafakemalatatürk]]></category>
		<category><![CDATA[osman bey]]></category>
		<category><![CDATA[papa eftim]]></category>
		<category><![CDATA[selçuk bey]]></category>
		<category><![CDATA[tengri]]></category>
		<category><![CDATA[türk]]></category>
		<category><![CDATA[türk dünyası]]></category>
		<category><![CDATA[türkler]]></category>
		<category><![CDATA[türkoloji]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://demiryolculuk.com/?p=212</guid>

					<description><![CDATA[Püsküllü delinin geriye bıraktığı içi boş meselelerden birisi, Vahdettin’in Atatürk’e verdiği söylenen altınlardır. Bu konuya [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p class="wp-block-paragraph">Püsküllü delinin geriye bıraktığı içi boş meselelerden birisi, Vahdettin’in Atatürk’e verdiği söylenen altınlardır. Bu konuya Hüseyin Nihal Atsız da değinmekte ve Vahdettin’in eskiden beri beslediği yarış atlarını satıp elde ettiği 40.000 altını Atatürk’e verdiğini söylemektedir. Kimi araştırmacılarsa Vahdettin’in atı olduğuna dair bir belge bulunmadığını söyleyerek buna karşı çıkmaktadırlar.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Belki 40.000 altın verildi, belki verilmedi ama bunun millî mücadele örgütlenmesini yapmak için verilip verilmediği tartışılır. Eğer Nutuk’tan hatırlayacak olursak Mustafa Kemal Atatürk’ün Samsun’a gitmek için istediği görev ve izin belgesine yetkili makamlar tarafından belli belirsiz bir imza atıldığını göz önünde bulundurmamız gerekiyor. Yine Cevat Çobanlı’nın Atatürk’e “Bir şey mi yapacaksın, Kemal?” diye sorduğu gece bu ikili Damat Ferit’in evinden ayrılıyorlardı. Damat Ferit’in evine gitmelerinin sebebi ise yine Samsun’a gitmek için onu ikna etmekti. Atatürk bu konuda gerçek niyetini açık etmeden Samsun’a gidiş izni isterken Çobanlı onun ne yapmak istediğini anlamıştı.</p>



<p class="wp-block-paragraph">“40.000 altın aldı, gidip başka bir devlet kurdu” ve “Atatürk, Osmanlu subayı idi” söyleminden hareketle Atatürk’e saldıranların ne kadar haksız ve ne kadar şuursuz olduklarını kendi tarihimizden çok kısa iki örnekle anlatacağım.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Selçuk Bey’in babası Dukak, “temür yalı” (demir yaylı) olarak geçmiştir. Dukak’ın tam konumu bilinmese de önemli bir noktada olduğu biliniyor. Öyle ki hizmetinde olduğu Oğuz Yabgusu onu dinlemeden sefere çıkmazdı. Bir gün Oğuz Yabgusu, Türk boylarından birinin üstüne yürümek istedi. Dukak buna karşı çıkınca aralarında şiddetli bir tartışma oldu. Yabgu, Dukak’ın yüzünü kılıçla yaraladı. Dukak da onun kafasına gürzüyle vurup atından düşürdü. Bir süre sonra Oğuz’un önde gelenleri tarafından barıştırıldılar ve bunun şerefine şölen düzenlendi.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Selçuk Bey, babasını kaybettiği zaman 20 yaşında bile değildi. Buna rağmen Oğuz Yabguluğunun dikkatini çekmiş ve yükselmişti. O da bir Oğuz Yabguluğu komutanı idi. Bir gün yabgu ile ters düştü ve maiyetindeki Kınıklarla beraber ülkeden ayrıldı. Daha sonra Müslümanlığı seçti, Müslüman olmayan Türklere karşı yapılan seferlere katıldı. Tuğrul Bey ve Çağrı Bey tarafından kurulduğu söylense de Selçuklu’nun en azından kuruluş temellerini Selçuk Bey atmıştır. &nbsp;</p>



<p class="wp-block-paragraph">Osman Bey, Selçuklu sultanının emrindeydi. Selçuklu sultanından aldığı icazetle fetih yapıyordu. Ne var ki Selçuklu devletinin durumu ortadaydı. Osman Bey, çevresindeki güçlere karşı giriştiği gazada başarılar elde etmişti. İyice güçlenen Osman Bey’le ilgili Aşıkpaşazade’nin yazdıkları şöyledir:</p>



<p class="wp-block-paragraph">“Dursun Fakıh, ‘Hanım, sultandan izin isteyelim’ dedi. Osman Gazi dedi ki, ‘Bu şehri ben kendi kılıcımla aldım. Bunda sultanın ne dahli var ki ondan izin alayım? Ona sultanlık veren Allah bana da gaza ile hanlık verdi. Eğer minneti şu sancak ise ben kendim dahi sancak kaldırıp kâfirlerle uğraştım. Eğer o, ‘Ben Selçuk Hanedanındanım’ derse ben de Gök Alp oğluyum derim. Eğer bu ülkeye ben onlardan önce geldim, derse Süleymanşah Dedem ondan önce geldi.’”</p>



<p class="wp-block-paragraph">Osman Bey de Selçuklu komutanı idi. Selçuklu’dan sancak almış ve gaza ediyordu. Günü geldi, sultandan yardım alamayan ve Selçuklu’nun durumunu gören Osman Bey bağımsızlığını ilan edip kendi devletini kurdu. Üstelik Osman Bey, Selçuk Hanedanına karşı onlardan daha soylu olduğunu ifade etmiş oluyordu. Bu da cumhuriyet ile birlikte en eski devirlerimizin resmî tarih kitaplarımıza girmesi, varlığımızın hanedanların lütfu olmadığının anlatılmasıyla uyumlu bir gerçektir.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Görüleceği üzere hiçbir devletimizin kurucusu Mars’tan gelmemiştir. Selçuk Bey, Selçukluları kurduysa mutlaka önceden başka bir devlette yaşıyordu. Osman Bey için de aynı şey geçerlidir. Bumun Kağan, Kutluk Bilge Kül Kağan, Bilge Kül Kadir Han, Alp Tegin ve Sebük Tegin&#8230; Bunlar için de aynı şey geçerlidir. Hiçbiri ayrı bir devletten gelmemiştir ve aralarında bir önceki devlete hizmet ederken sonra onunla savaşanlar dahi vardır. Şimdi tarihimize mâl olmuş bu isimlere saldırmak bir yana, onlarla övünenler, söz konusu Türkiye Cumhuriyeti olunca bilgisizce, şuursuzca Atatürk’e saldırıyorlar.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Devlet bilinci, devletçilik öyle sizin kafanıza börk giyip, elinizde kılıçla deli deli hareketler yapıp sosyal medyaya atarak diğer delilerden takdir kazanmaya çalışmakla olmuyor. Tarihi anlamaya çalışmak gerekir ki bu da delilerin yoksun bırakıldıkları bir meziyettir.</p>



<figure class="wp-block-gallery has-nested-images columns-default is-cropped wp-block-gallery-1 is-layout-flex wp-block-gallery-is-layout-flex">
<figure class="wp-block-image size-large"><img fetchpriority="high" decoding="async" width="800" height="525" data-id="213" src="https://demiryolculuk.com/wp-content/uploads/2022/04/16-rbmVGkjw45JAb2uZ6ELAfl9EpRbHnceuykkwacQr.jpeg" alt="" class="wp-image-213" srcset="https://demiryolculuk.com/wp-content/uploads/2022/04/16-rbmVGkjw45JAb2uZ6ELAfl9EpRbHnceuykkwacQr.jpeg 800w, https://demiryolculuk.com/wp-content/uploads/2022/04/16-rbmVGkjw45JAb2uZ6ELAfl9EpRbHnceuykkwacQr-300x197.jpeg 300w, https://demiryolculuk.com/wp-content/uploads/2022/04/16-rbmVGkjw45JAb2uZ6ELAfl9EpRbHnceuykkwacQr-768x504.jpeg 768w" sizes="(max-width: 800px) 100vw, 800px" /></figure>
</figure>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">212</post-id>	</item>
		<item>
		<title>Türk Töreyle, Devlet Kanunla</title>
		<link>https://demiryolculuk.com/2022/04/23/turk-toreyle-devlet-kanunla/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Yusufhan GÜZELSOY]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 23 Apr 2022 11:16:39 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Demir Yolculuk]]></category>
		<category><![CDATA[demiryolcu]]></category>
		<category><![CDATA[derin devlet]]></category>
		<category><![CDATA[devlet]]></category>
		<category><![CDATA[kanun]]></category>
		<category><![CDATA[kutadgu bilig]]></category>
		<category><![CDATA[mustafakemalatatürk]]></category>
		<category><![CDATA[tengri]]></category>
		<category><![CDATA[töre]]></category>
		<category><![CDATA[türk]]></category>
		<category><![CDATA[türk dünyası]]></category>
		<category><![CDATA[türkler]]></category>
		<category><![CDATA[türkoloji]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://demiryolculuk.com/?p=209</guid>

					<description><![CDATA[Türk adının kökenine ilişkin çeşitli tezler vardır. Bu tezlerin bazısı halk etimolojisidir. Türk’ün “güçlü” anlamına [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p class="wp-block-paragraph">Türk adının kökenine ilişkin çeşitli tezler vardır. Bu tezlerin bazısı halk etimolojisidir. Türk’ün “güçlü” anlamına geldiği ya da Çinlilerin iddiasındaki gibi “miğfer” anlamı buna dayanır. Bir diğer tez ise “türeyen” anlamına geldiği tezidir. Buna göre, “Türük” adının kökü “türe-” fiili olmalıdır. Doğuda Çin ve güneyde Hindistan gibi iki kalabalık nüfuslu ülke varken bizim bu adı almamız mantıklı görünmüyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">“Türeyen” anlamı gramer açısından da sosyolojik açıdan da gerçeklere uymuyor. Osman Karatay’ın “İran ile Turan” isimli çalışmasında ifade ettiği üzere (hatırladığım kadarıyla yazıyorum), bozkırda iki çadırı üçe çıkarırsan bu sosyal düzeni bozar. Çok kalabalık olmak, kalabalık kitlelerle hareket etmek bozkıra ait bir özellik değildir. Kalabalık olunca bile toplum ve ordu çok sayıda irili ufaklı gruplara bölünür. Bozkırda hayat ve geçim kaynakları bellidir.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Türk adının “türeyen” anlamına gelmeyip “töreli” anlamına dayandığı açıktır. Bu konuda Dil Bilimci Mehmet Levent Kaya’nın “Bilge Yazıtlar” kitabında yazdıkları bilim açısından önemlidir. Kaya, hem “türeyen” anlamına gelmesi için gerekli ekin o dönem “-Ak” şeklinde bulunmadığını hatırlatmakta hem de sosyolojik gerçeklere vurgu yapmaktadır. Eğer Türük adı “türeyen” anlamına geliyor olsaydı Türk adının eski dönemlerde “Turgak”, “Turguk” gibi bir şekilde olması gerekirdi. Türk adının birçok yazım şekli vardır ama “turgak”, “türgek” gibi bir şekli yoktur.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Kaya, “Türk Uygur”, “Tat Uygur” ifadelerinden hareketle çok doğru bir noktaya temas etmektedir. Çölde yaşayan Uygurlara medeniyetsiz anlamında “Tat Uygur”, şehirde yaşayan Uygurlara ise “Türk Uygur” denmiştir. Demek ki şehirlerde yaşayan Uygurlar, Türk adını hafızalarında aslına uygun anlamıyla yaşattılar. Türk adının töreli, medenî anlamına geldiğini unutmadılar.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Unutmayalım ki Türk çadırının baş köşesine “tör” denir. Orada oturan “tör aga”dır.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Yusuf Has Hacip’in “Kutadgu Bilig” eseri aslında töre kitabıdır. Balasagunlu Yusuf olarak da bilinen Türk bilgesi, kanun ve devlet ile ilgili birçok şey yazmıştır. Şu sözleri çok önemlidir: “Halkın zengin olması için doğru kanunlar konulmalıdır. Hangi bey memlekette doğru kanun koydu ise, memleketini tazim etmiş ve gücünü aydınlatmıştır.”</p>



<p class="wp-block-paragraph">“Bey adil olmalıdır. Ey hükümdar! Memlekette uzun müddet hüküm sürmek istersen kanunu doğru yürütmeli ve halkı korumalısın.”</p>



<p class="wp-block-paragraph">“Bey memleket ile kanunu siyaset ile düzene koyar. Halk, hareketini onun bu siyasetine bakarak düzenler.”</p>



<p class="wp-block-paragraph">“Beyler örf ve kanuna hangi şekilde riyaet ederlerse halk da örf ve kanuna o şekilde riayet eder.”</p>



<p class="wp-block-paragraph">Günümüzde kimi yabancı araştırmacıların devlet üzerine çalışmalar yaparken bu bilgenin eserini incelemelerine şaşmamalıdır. Bizde ise her zaman belirttiğim üzere Kutagu Bilig’in ölçüsü öğretilir. Aytoldı bilinir, Küntogdı bilinir ama bu kadar&#8230; Birkaç genel kültür bilgisinden ibaret müfredatla Kutadgu Bilig’i öğrendiğimizi sanıyoruz.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Benim de bugünün beylerine bir hatırlatmam olacaktır.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Özellikle dizi ve filmler aracılığıyla “Kanuna riayet etmeyen kahraman devlet adamları” ve “Kanunsuz derin devlet kahramanları” imajı, devletin bekâsı için bir tehdit oluşturuyor çünkü kanuna uymayan devlet adamları, kanuna uymayan sanal kahramanlar topluma yanlış bir devlet anlayışı aşılıyorlar. Yani toplumu zehirliyorlar.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Trafik teröristlerinin birçoğu nereden türüyor?</p>



<p class="wp-block-paragraph">Yüksek yerlerde tanıdığı olduğunu söyleyenlere bakın. Hem devletçi geçiniyorlar hem de kendilerini kanunun üstünde görüyorlar. Makam sahiplerinin arkasına sığınan bir kurnaz, bıyıklarının arkasından sinsice sırıtarak kanunun kendisine işlemediğini görünce mutlu oluyor. Böyle kurnazlar daha bir devletçi (!) hatta daha bir devlet (!) oluyorlar.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Yusuf Has Hacip kabrinden kalkıp gelse töre kitabını suratlarına çarpardı. “Deyyuslar” derdi, “Siz mi devletsiniz?”</p>



<p class="wp-block-paragraph">Ey beyim!</p>



<p class="wp-block-paragraph">Türk töreyle, devlet kanunla var olur.</p>



<figure class="wp-block-gallery has-nested-images columns-default is-cropped wp-block-gallery-2 is-layout-flex wp-block-gallery-is-layout-flex">
<figure class="wp-block-image size-large"><img decoding="async" width="689" height="340" data-id="210" src="https://demiryolculuk.com/wp-content/uploads/2022/04/1.jpg" alt="" class="wp-image-210" srcset="https://demiryolculuk.com/wp-content/uploads/2022/04/1.jpg 689w, https://demiryolculuk.com/wp-content/uploads/2022/04/1-300x148.jpg 300w" sizes="(max-width: 689px) 100vw, 689px" /></figure>
</figure>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">209</post-id>	</item>
		<item>
		<title>Türk Dünyasını Anlamak &#8211; 5</title>
		<link>https://demiryolculuk.com/2022/04/13/turk-dunyasini-anlamak-5/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Yusufhan GÜZELSOY]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 13 Apr 2022 11:16:58 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Yazılar]]></category>
		<category><![CDATA[demiryolcu]]></category>
		<category><![CDATA[emperyalizm]]></category>
		<category><![CDATA[kutadgu bilig]]></category>
		<category><![CDATA[mustafakemalatatürk]]></category>
		<category><![CDATA[tengri]]></category>
		<category><![CDATA[türk]]></category>
		<category><![CDATA[türk dünyası]]></category>
		<category><![CDATA[türkler]]></category>
		<category><![CDATA[türkoloji]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://demiryolculuk.com/?p=158</guid>

					<description><![CDATA[Türk dünyasının birliği nasıl olmalıdır? Türk dünyası birleşirse yönetim şekli ne olacaktır? Bu birleşme siyasal [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p class="wp-block-paragraph">Türk dünyasının birliği nasıl olmalıdır? Türk dünyası birleşirse yönetim şekli ne olacaktır? Bu birleşme siyasal anlamda da bütünleşme içerir mi? Yoksa bu birleşme AB benzeri bir yapıyla mı olmalıdır?</p>



<p class="wp-block-paragraph">Bu soruları Turancı olan da olmayan da çok kez sormuştur. İleriyi düşünmek doğru bir şey olsa bile büyük yürüyüşler aşamalar hâlindedir. Bir veya iki aşama sonrasını hesap etmek isteyebiliriz ama şahsî görüşüme göre henüz yukarıdaki soruları soracağımız aşamada değiliz. Dolayısıyla bu sorular ve bunların cevapları üzerine kafa yormak için çok erkendir. Belki bugün biz yolun başında bile değiliz.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Rusya &#8211; Ukrayna arasındaki sürmekte olan savaş, Kırım Türklüğünü yakından ilgilendirmektedir. Kırım Türklerinin geleceği ne olacaktır?</p>



<p class="wp-block-paragraph">ABD’nin nihaî hedefinin Çin olduğu düşünülüyor. Pasifik ve Güneydoğu Asya her gün daha fazla geriliyor. Çok uzak olmayan bir tarihte ABD ve Çin savaşının gerçekleşeceği yönünde tezler vardır. Bu durumun Çin’i daha da saldırganlaştırdığını, Türkleri bir an önce yok etme isteğini artırdığını görmezden gelemeyiz. Doğu Türkistan Türklerinin geleceği ne olacaktır?</p>



<p class="wp-block-paragraph">İran, ABD’nin Irak’ı işgal etmesinden sonra Orta Doğu’daki etkinliğini günden güne artırmaktadır. Kuzey Irak’taki Şii milislerin Türkiye’ye yönelik açık tehditleri, Bağdat &#8211; Peşmerge ilişkileri; ABD, İsrail, AB ülkelerinin Kuzey Irak’ta IKYB’yi güçlendirme çabaları açıktır. Irak bütçesinin önemli bir bölümünü petrol oluştururken Kerkük en fazla petrol üreten bölgelerden birisidir. Bu karmaşa ve muhtemel oldu bittiler içinde Türkmeneli Türklerinin geleceği ne olacaktır?</p>



<p class="wp-block-paragraph">Yine Amerika’nın Yunanistan’daki askerî faaliyetleri ortadadır. ABD ve AB’nin Türkiye ilişki geliştirmedeki birinci şartı, Doğu Akdeniz’den ve KKTC’den vazgeçmemizdir. Kıbrıs’ta Rum tarafı AB fonlu sivil toplumlar aracılığıyla ve KKTC’de millî olmayan unsurlar da bunlarla yaptıkları iş birliğiyle etkinliklerini artırmışlardır. Batı Trakya ve Kıbrıs Türklerinin geleceği ne olacaktır?</p>



<p class="wp-block-paragraph">Bu soruları çoğaltabiliriz. Söz konusu sorun ve tehlike olduğunda Türk dünyasının sorularını bitiremeyiz. Mühim olansa doğru soruyu sormaktır. Bugünün Türk dünyasını tanıyalım, anlayalım. Sonra doğru soruları soralım.</p>



<ol class="wp-block-list" type="1"><li>Kırım Türkleri, ilk olarak Necip Hablemitoğlu’nun dikkat çektiği Vahhabî tehlikesine karşı dikkatli olmalıdır. Kırım Türklüğünün mücadelesi, Rusya &#8211; Ukrayna savaşının bitiminden sonra iki tarafın önünde de yem olmayacak şekilde şekillenmelidir. Doğru soru şudur: Bugün benim desteğimi alan / almayan tarafın savaş sonrası tavrı ne olacaktır? Vahhabizm Kırım’da gücünü artırabilecek midir? Rusya Kırım’da kalırsa mücadele şekli nasıl olacaktır?</li><li>Doğu Türkistan’da da Vahhabî propogandası ve etkinliği bilinen bir şeydir. ABD’nin olduğu her yerde Vahhabî parası da propogandacısı da vardır. Doğu Türkistan için bu, oradaki Türklüğü bizden kesin ve keskin bir şekilde ayıracak tehlikedir. Çin’in kurduğu sözde modern toplama kamplarında asimilasyon ve sinsi bir soykırım gerçekleştiriliyor. Bu, Şi Cinping’in ifade etmekten kaçınmadığı bir politikadır. ABD’yle anlaşarak bölgeye girelim, şeklindeki düşünceler Çin’in saldırganlığını ve Vahhabîlerin etkinliğini artırmaya neden olacaktır. Eğer bugün Doğu Türkistan’a kendi imkân ve kabiliyetlerimizle giremeyeceğimizi, etkin olamayacağımızı düşünüyorsak oturup kendimizi değerlendirmeliyiz. Biz kimiz? Ne kadar teşkilatlıyız? Kendi imkân ve kabiliyetleriyle Doğu Türkistan’a gidecek olanlar kimlerdir?</li><li>Türkmeneli, Kıbrıs, Batı Trakya&#8230; Burnumuzun dibinde olan yerler ama hiçbiri gündem değil. Bu da çok vahim bir durumdur. Buralarda ABD ve AB ile kesin olarak ayrılıyoruz. Orta Asya konusunda Rusya, Çin ve İran ile ayrılıyoruz. Bu devletlerin hiçbiri Türkiye’nin oralarda güçlenmesini istemez. Türkiye, bütün bu coğrafyalarda kendi millî siyasetini yaratıp uygulayabilmek için millî kadrolara, millî kadrolar için de Türkiye siyasetini ele alacak millî sivil toplum örgütlerine ihtiyaç duyuyor. Türkiye her türlü emperyalizmin karşısında olmalıdır çünkü her türlü emperyalizm Türklüğün karşısındadır.</li></ol>



<figure class="wp-block-gallery has-nested-images columns-default is-cropped wp-block-gallery-3 is-layout-flex wp-block-gallery-is-layout-flex">
<figure class="wp-block-image size-large"><img decoding="async" width="467" height="278" data-id="159" src="https://demiryolculuk.com/wp-content/uploads/2022/04/emperyalizm.jpg" alt="" class="wp-image-159" srcset="https://demiryolculuk.com/wp-content/uploads/2022/04/emperyalizm.jpg 467w, https://demiryolculuk.com/wp-content/uploads/2022/04/emperyalizm-300x179.jpg 300w" sizes="(max-width: 467px) 100vw, 467px" /></figure>
</figure>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">158</post-id>	</item>
		<item>
		<title>Türk Dünyasını Anlamak &#8211; 4</title>
		<link>https://demiryolculuk.com/2022/04/12/turk-dunyasini-anlamak-4/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Yusufhan GÜZELSOY]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 12 Apr 2022 10:40:29 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Yazılar]]></category>
		<category><![CDATA[demiryolcu]]></category>
		<category><![CDATA[kutadgu bilig]]></category>
		<category><![CDATA[mustafakemalatatürk]]></category>
		<category><![CDATA[tengri]]></category>
		<category><![CDATA[türk]]></category>
		<category><![CDATA[türk dünyası]]></category>
		<category><![CDATA[türkler]]></category>
		<category><![CDATA[türkoloji]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://demiryolculuk.com/?p=154</guid>

					<description><![CDATA[“Gaspıralı’nın tek bir gayesi var. Rusya idaresinde yaşayan milyonlarca Müslüman’ı birleştirmek, modern eğitimle ve Avrupa [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p class="wp-block-paragraph">“<em>Gaspıralı’nın tek bir gayesi var. Rusya idaresinde yaşayan milyonlarca Müslüman’ı birleştirmek, modern eğitimle ve Avrupa medeniyetinin imkânları ile daha kuvvetli hâle getirmek ve İstanbul’un bu konuda desteğini sağlamak. Bu bizim yaptıklarımıza ve yapmak istediklerimize ters düştüğü gibi, Rus Ortodoksluğu için de büyük teşkil etmektedir. Bunun için Gaspıralı’nın ve gazetenin susturulması gerek. Bunu temin için mutlaka hükümet ricali ile görüşmelisin ve gerekeni yaptırmalısın.</em>”</p>



<p class="wp-block-paragraph">Nikolay İlminisky’nin Eğitim Bakanı Pobedonotsev’e mektubundan. (Ekrem Ayan; “Ibıray Altınsarin ve Nikolay İvanoviç İlminisky’nin Kazak Eğitim Sistemine Etkileri” makalesinden.)</p>



<p class="wp-block-paragraph">İlminisky, Kazan Din Akademisi mezunu bir misyonerdir. Rusların Ortodoks Hristiyanlığı yayarak Türkistan’ı Ruslaştırma siyasetinin önde gelen isimlerinden biridir. İlmî açından oldukça donanımlıdır. Özellikle eğitim müfredatını etkileyerek Türk dünyasının kafasını karıştırmış, Türk boylarını ayrı birer halk hâline getirme noktasında yoğun uğraşlar vermiştir. Gaspıralı’dan şikâyet etmesi kadar doğal bir şey olabilir mi, bu durumda?</p>



<p class="wp-block-paragraph">İlminisky dönemlerinde Rusların Ruslaştırma siyasetine “Rusifikatsiya” deniliyordu. Rus olmayanlara “inorodets” denirken İlminisky’nin temsil ettiği Çar siyaseti tarafından Ruslaştırılan kimselere “obrusit”, kendi isteğiyle Rusların hizmetine girip Türklük dairesinden çıkanlara “obruset” deniyordu. Obruset denilenlerin Rus kimliğine geçiş süreci genelde güç ve parayla ilgili olmuştur. Ruslar kurnazca bir siyasetle Rus olmayanlara yönelik politikalar uyguluyorlar ve onları Hristiyanlığı benimsemese de kabul etme yoluna sevk ediyorlardı. Bugün Kreşin veya Kreşin Tatarları denilen topluluk bir tartışma konusudur. Birçoğu Türklüğü kabul etmemekle birlikte aralarında çok sayıda Hristiyanlaşmış Türk olması muhtemeldir. Turgenyev’in de onlardan olması muhtemeldir. Bunun haricinde; Rusya’da sıklıkla Saburov, Çaateeviç, Ormonov, Tarkovsky gibi soyisimlerine rastlamak mümkündür. Tarkovsky kardeşlerin adı Kumukların Tarki köyünden gelir ki buradaki Kumuk şamhalı kendi isteğiyle Ruslaşanlardandır, yani obrusettir.</p>



<p class="wp-block-paragraph">İlminisky, Kazakların İslam’ı kendi dillerinde öğrenmelerine şiddetle karşıydı. Bu, Türkiye’de de İslam’ı Türkiye Türkçesiyle öğrenmemize şiddetle karşı olanların art niyetini de ispat etmektedir çünkü İlminisky’nin amacı Kazakların dini öğrenmelerini engelleyerek onları Hristiyan yapıp Ruslaştırmaktı. Türk dünyası bugün de zihniyeti bozuk kimselerin tehdidi altındadır. O gün İlminisky’nin Türkistan’da yaptığını bugün cemaat ve tarikatlar Türk dünyasında yapıyor. Millî bilinci olmayıp sözde davası olanın düşmandan farkı olur mu?</p>



<p class="wp-block-paragraph">“Müslüman mısın? Türk müsün?”, “Uçurumun kenarından Hz. Muhammed’i mi kurtarırsın? Atatürk’ü mü kurtarırsın?” gibi soruların yanına şunları eklemeniz gerekir: “Özbek Türk’ü müsün? Türk müsün? Özbek misin?”, “Kırgızlar eskiden Türk’tü ama artık ayrı bir millet mi?”, “Türkiye Türkleri neden Kırgız değil de Kırgızlar Türk” ve daha pek çok örtülü harekât soruları&#8230;</p>



<p class="wp-block-paragraph">Bundan âlâ kafa karışıklığı mı olur?</p>



<p class="wp-block-paragraph">Gerçekten de “Biz önce aileydik, sonra sülale olduk, sonra boy olduk, sonra halk olduk, şimdi ise ayrı bir millet olduk” şeklinde sanki böyle bir gelişim varmış veya olmalıymış gibi düşünenler vardır. Ancak bu, belediyecilik değildir. Belediyeden büyükşehre geçmiyorsunuz. Ne var ki ortada bir yükselme, kopma, gelişme durumları olunca bu durumların taliplileri de az veya çok bir şekilde olabiliyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">İlminisky ve onunla aynı misyonu paylaşanlar Türk dünyasını karış karış geziyorlar. Bir amaçları var: Bölmek, parçalamak, yutmak. Bunları yapmak ve amaca varmak için idealist bir tavır ortaya koyuyorlar. Hem teoride hem pratikte özveriyle teşkilatlı bir şekilde hareket ediyorlar. Biz ise hâlâ Türk dünyasını tanımadığımızı Kazakistan olaylarında açık bir şekilde gösterdik. “Eki Attar” (İyi Atlar) adındaki bir Sibirya Türk ezgisi yıllarca “Komik Kore halk türküsü” adıyla paylaşıldı, paylaşılıyor. Biz, kendi idealimizden çok uzaktayız. Bununla beraber Türk dünyasında duruma bakarsak bugün dünden iyi, yarından kötüdür. İyileşme vardır ama yetmez.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Size pek bilinmeyen bir şeyi daha anlatayım ve bugünkü yazımı noktalayayım.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Philedelpiha’da yaşayan Otto Rerigu, 1861 yılında Kazan İlimler Akademisi’ne bir mektup gönderiyor. Kazan Türkçesiyle yazılmış mektup o sıralar başkan olan İbrahim Halfin adına gönderilmiştir. Rerigu; Keçua, Siyu, Dakota ve ayrıca Maya kabilelerinin dillerinde Türkçe ile benzerlikler buluyor, Halfin’den akademik destek istiyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Bu önemli mektubuna cevap alamayan Otto Rerigu, bu defa Rusça bir mektup kaleme alıp daha ayrıntılı bilgiler ve karpostal gönderiyor. Nihayet Kazan’dan cevap geliyor. Cevap “İlgilenmiyoruz”.</p>



<p class="wp-block-paragraph">İkinci mektup neden Rusça yazılmıştır? Neden “ilgilenmiyoruz” cevabı gelmiştir?</p>



<p class="wp-block-paragraph">Çünkü İbrahim Halfin destek olamadan vefat ediyor ve yerine 6 Şubat 1861’de Nikolay İvanoviç İlminisky geçiyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Ana dilimizde ibadet konusunda, Türk tarihinin sansürlenmesi konusunda kendilerini yırtanlar için iyi bir örnektir, İlminisky.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Devam edeceğiz.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Not: Yazdıklarıma akademik kaynak isteyenler, Prof. Dr. İsmail Doğan ve Prof. Dr. Ekrem Arıkoğlu’nun çalışmalarını taramalılar. Şimdiden kolay gelsin. Beker nan cok.</p>



<figure class="wp-block-gallery has-nested-images columns-default is-cropped wp-block-gallery-4 is-layout-flex wp-block-gallery-is-layout-flex">
<figure class="wp-block-image size-large"><img loading="lazy" decoding="async" width="813" height="1024" data-id="155" src="https://demiryolculuk.com/wp-content/uploads/2022/04/20170930_184913-1.jpg" alt="" class="wp-image-155" srcset="https://demiryolculuk.com/wp-content/uploads/2022/04/20170930_184913-1.jpg 813w, https://demiryolculuk.com/wp-content/uploads/2022/04/20170930_184913-1-238x300.jpg 238w, https://demiryolculuk.com/wp-content/uploads/2022/04/20170930_184913-1-768x967.jpg 768w" sizes="auto, (max-width: 813px) 100vw, 813px" /></figure>
</figure>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">154</post-id>	</item>
		<item>
		<title>Ağaçta Yetişen (!) Milletler</title>
		<link>https://demiryolculuk.com/2022/04/02/agacta-yetisen-milletler/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Yusufhan GÜZELSOY]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 02 Apr 2022 16:32:31 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Demir Yolculuk]]></category>
		<category><![CDATA[demiryolcu]]></category>
		<category><![CDATA[kutadgu bilig]]></category>
		<category><![CDATA[mustafakemalatatürk]]></category>
		<category><![CDATA[türk]]></category>
		<category><![CDATA[türk dünyası]]></category>
		<category><![CDATA[türkler]]></category>
		<category><![CDATA[türkoloji]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://demiryolculuk.com/?p=112</guid>

					<description><![CDATA[Sosyal bilimlere ait alanlarda çalışan bilim insanlarının pek azı bir fikre ve duyguya bağlı kalmadan [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p class="wp-block-paragraph">Sosyal bilimlere ait alanlarda çalışan bilim insanlarının pek azı bir fikre ve duyguya bağlı kalmadan hareket eder. Kimi fikriyatını, duygusunu terimlerle süslü çalışmaların arkasına saklar. Kimi açıkça hamasî şeyler yazar ama bir şekilde ünvan elde etmiştir; ünvanı onu ne kadar yüceltiyorsa o da o kadar insana tepeden bakacaktır. Sonuçta her iki türlüsü de ahkâm kesmeyi, kestirip atmayı, sansürlemeyi, yok saymayı, aşağılamayı sever. Gerçek şudur: Ünvan, fikri ve duyguyu maskeler. Fikir ve duygu ise zayıf insanların özlerini gizlemek için arkasına sığındıkları maskelerdir. Asıl hedef olabildiğince yükselmek, tanrılaşmaktır. Tanrı olunca ne mi oluyor? Mesela, bir hoca, bir öğrencisine “Bizim zamanımızda bize çok yaptılar” diyerek psikolojik baskı uygulayabilir. İşte zayıf bir insanlığın tanrılığı bu kadardır.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Konumuz bu değil.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Konumuz, sözde tanrıların alimliğinin beş para etmediğidir. Tanrılıklarındaki “sözdelik”, gerçeğin gizlenmesine dayanır. Gerçeği ise pek az kimse bilir. Çoğu insan nefsinin tapıcısıdır. İşlenmemiş bilgilerin sonucudur bu. İşlenmemiş bilgi kontrolsüzlük yaratır. Kontrolsüzlük, yoldan çıkarır. Yoldan çıkan “oldum” sanır. Olmuştur ama ne olmuştur? Melek mi? Şeytan mı?</p>



<p class="wp-block-paragraph">Bilim dünyasındaki şeytanlar insanın aklına daima Türk düşmanlığını aşılarlar. Her zaman yalan üstüne yalan söylenir; Türklere dair gerçeklerin üstü örtülür. “Yok saymak” ve “yok etmek” aynı şey sanılır. Hele bir de Türklerin arasından birilerini şeytanlaştırdı mı&#8230; İşte o zaman şeytanların keyfine diyecek yoktur.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Bizi sözde bilim tezleriyle yurtsuzlaştırmak istediklerinin, Türklüğü inkâr ettiklerinin kaç kişi farkındadır?</p>



<p class="wp-block-paragraph">Bilim, sanat, kültür, düşünce dünyasının bilimsiz, sanatsız, kültürsüz, fikirsiz insanları her zaman şeytanlara yaranmak, onları memnun etmek istedikleri için Türk toplumunun önünde sanal bir dünya vardır. Türk’ün önüne konan tarih de sanallığın bir parçası, biraz da kaynağıdır.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Bakın&#8230; Türkiye’ye sonradan geldiğimizi, Kafkasya’ya gitmemiz gerektiğini söylerler. Kafkasya’ya gideriz, aynı şeyi burası için söylerler. “Gidin Orta Asya’ya” derler, orası için de aynı şey söylenir sonra: “Sizden önce burada başka medeniyetler vardı, siz onların üstüne kondunuz. Buradan da gidin.” Sibirya’ya, Çin’e gidersiniz ve yine aynı şeyi buralar için de söylerler. Aslında olan şey Türklüğün inkârı ve bu yolla olabilecek en sinsi şekilde Türk’ü yok etmektir.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Türk’ten başka her millet ağaçta yetişiyor gibi&#8230; Sanki Kürtler topraktan, Rumlar denizden, Ermeniler gökyüzünden, Yunanlılar taştan fırlamış gibi&#8230; Onlar, her zaman yaşadıkları topraklarda olmuşlardır. Dersim, Amed Kürtçe değildir ama yoğun psikolojik harp uygulanarak öyleymiş gibi yansıtılmıştır. Amed, Dersim adlarını sahiplenirsen ne âlâ, oranın ezelî ve ebedî sahibi sen olursun.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Güzel, pratik, kolay yol&#8230;</p>



<p class="wp-block-paragraph">İşte şeytanların yarattığı sanal dünyanın küçük bir kısmı budur. Bütün bu şeytanlara hak ettikleri cevabı zamanı geldiğince vereceğim. Atamın demiri dövdüğü gibi fikir silahını dövüp zihin Ergenekon’undan çıkacağım.</p>



<figure class="wp-block-gallery has-nested-images columns-default is-cropped wp-block-gallery-5 is-layout-flex wp-block-gallery-is-layout-flex">
<figure class="wp-block-image size-large"><img loading="lazy" decoding="async" width="533" height="800" data-id="114" src="https://demiryolculuk.com/wp-content/uploads/2022/04/Demir-7-1.webp" alt="" class="wp-image-114" srcset="https://demiryolculuk.com/wp-content/uploads/2022/04/Demir-7-1.webp 533w, https://demiryolculuk.com/wp-content/uploads/2022/04/Demir-7-1-200x300.webp 200w" sizes="auto, (max-width: 533px) 100vw, 533px" /></figure>
</figure>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">112</post-id>	</item>
		<item>
		<title>Kutadgu Bilig&#8217;in Vezni</title>
		<link>https://demiryolculuk.com/2022/03/19/kutadgu-biligin-vezni/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Yusufhan GÜZELSOY]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 19 Mar 2022 11:01:16 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Yazılar]]></category>
		<category><![CDATA[demiryolcu]]></category>
		<category><![CDATA[eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[kutadgu bilig]]></category>
		<category><![CDATA[türkler]]></category>
		<category><![CDATA[türkoloji]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://demiryolculuk.com/?p=63</guid>

					<description><![CDATA[Prof. Dr. İskender Öksüz, kariyerli gazetecilerden Fareed Zakaria’nın “Hürriyetin Geleceği” isimli kitabını okurken Yusuf Has [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p class="wp-block-paragraph">Prof. Dr. İskender Öksüz, kariyerli gazetecilerden Fareed Zakaria’nın “<em>Hürriyetin Geleceği</em>” isimli kitabını okurken Yusuf Has Hacip’ten bahsettiğine değinir. Onun aktardığına göre, Zakaria, Balasagunlu Yusuf’un özetle “<em>Memleket için ordu, orduyu beslemek için servet, servet için toplumun zengin olması ve bunun için de doğru kanunların konulması gerek</em>” dediği şiirini alıntılamıştır. Yusuf’un, kitabını hatalı olarak 13. yy.’da (aslında 11. yy.) yazdığını da eklemiştir.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Modern zamanların ünlü gazetecilerinden birisinin Yusuf Has Hacip’i yazması gurur vericidir. Bugün milletimizin bilinçsizliği göz önüne alındığında insanı üzen ve utanç verici olan noktalar ise maalesef çoktur. Devletin bekâsı için halkın fakirleştiği değil aksine zenginleştiği şeklinde bir anlayışa sahipken nasıl yozlaştığımızı görüyoruz. Şimdilerde başı sıkışınca önce ecdat üstüne nutuklar atarlar, sonra “<em>Elini cebine koy vatandaş</em>” derler. Ecdat, Kutadgu Bilig’te “<em>önce milletin zenginliği ve kanun</em>” demiş.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Türkiye’de eğitim sisteminin eğitim ve sistem olmadığını hele hele millî değerlerle ilgisinin bulunmadığını görüyoruz. Eğitim, kültürlü ve bilinçli bir toplum yaratmıyor. Sistemin hedefi kültür ve eğitimse milleti bunlardan uzaklaştırıyor. Edebiyat dersi edebiyattan, matematik dersi matematikten, felsefe dersi felsefeden uzaklaştırıyor. Hâlbuki tam tersi bir durum söz konusu olmalıdır.</p>



<p class="wp-block-paragraph">İşte böyle&#8230;</p>



<p class="wp-block-paragraph">Fareed Zakaria, devlet ve hürriyet nedir, diye sormuş. Açıp Kutadgu Bilig’e de bakmış. Bizde pek çok gencin “<em>Kutadgu Bilig’in vezni</em>” üzerine aldığı derslerin hiçbir faydası olmadı. Üstelik bunu tecrübe etmek için denemeye filan gerek yoktu, ne yapsın insanlar Kutadgu Bilig’in veznini? İşte vezni: “<em>Fe’ûlün fe’ûlün fe’ûlün fe’ûl</em>”. Bunu çerçeveletip duvarımıza asabiliriz. Her şeyin şekilciliğini tercih ediyoruz nasılsa.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Türkçe dersi Türkçe bilinci kazandırmalıydı. Bizde İngilizce dersleri çok yoğun eleştirilir ama asıl eleştirilmesi gereken Türkçe derslerinin içeriğidir. Bu kadar kötü yabancı dil öğretilen bir ülkede gençlerin dilindeki yozluğun, örneğin Türkçede kullanımda olan karşılıklarına rağmen “<em>me</em>”, “<em>hard</em>”, “<em>date</em>” vb. kelimelerin kullanılmasının mantıklı veya haklı bir gerekçesi yoktur. Bunlar öyle dil, kültür alışverişiyle ilgili değildir. Yozluk, kültürel zenginlikten kaynaklanmaz. &nbsp;</p>



<p class="wp-block-paragraph">Not: Daha önce Türk dili ve edebiyatı ile ilgili görüşlerimi yazdığım yazıyı yakında burada da yayımlayacağım. Ne demek istediğim daha iyi anlaşılacaktır.   </p>



<figure class="wp-block-gallery has-nested-images columns-default is-cropped wp-block-gallery-6 is-layout-flex wp-block-gallery-is-layout-flex">
<figure class="wp-block-image size-large"><img loading="lazy" decoding="async" width="1024" height="575" data-id="64" src="https://demiryolculuk.com/wp-content/uploads/2022/03/k_24151151_frj1av-1024x575.jpg" alt="" class="wp-image-64" srcset="https://demiryolculuk.com/wp-content/uploads/2022/03/k_24151151_frj1av-1024x575.jpg 1024w, https://demiryolculuk.com/wp-content/uploads/2022/03/k_24151151_frj1av-300x169.jpg 300w, https://demiryolculuk.com/wp-content/uploads/2022/03/k_24151151_frj1av-768x431.jpg 768w, https://demiryolculuk.com/wp-content/uploads/2022/03/k_24151151_frj1av.jpg 1150w" sizes="auto, (max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /></figure>
</figure>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">63</post-id>	</item>
		<item>
		<title>Bilgelik Sözleri &#8211; 1</title>
		<link>https://demiryolculuk.com/2022/03/01/bilgelik-sozleri-1/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Yusufhan GÜZELSOY]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 01 Mar 2022 21:14:44 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Bilgelik Sözleri]]></category>
		<category><![CDATA[bilge]]></category>
		<category><![CDATA[bilgelik]]></category>
		<category><![CDATA[kutadgu bilig]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://demiryolculuk.com/?p=30</guid>

					<description><![CDATA[Biz cahil dediğimiz zaman mektepte okumamış olanları kastetmiyoruz. Kastettiğimiz ilim, hakikati bilmektir. – Mustafa Kemal [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p class="wp-block-paragraph">Biz cahil dediğimiz zaman mektepte okumamış olanları kastetmiyoruz. Kastettiğimiz ilim, hakikati bilmektir. – Mustafa Kemal Atatürk</p>



<p class="wp-block-paragraph">Bir insanın bildiği zannettiği bir şeyi öğrenmesi imkânsızdır. – Epictetus</p>



<p class="wp-block-paragraph">Akıl senin için iyi ve yeminli bir dosttur. Bilgi senin için çok merhametli bir kardeştir. – Yusuf Has Hacip</p>



<p class="wp-block-paragraph">Sadece bir iyi vardır: Bilgi. Sadece bir kötü vardır: Cehalet. – Sokrates</p>



<p class="wp-block-paragraph">Ahlâk bir şahsiyet meselesidir. Kişinin kusurlu olduğunu fark edebilmesi için ahlâklı olması şarttır. – Rene Descartes</p>



<p class="wp-block-paragraph">Düşünmek çok zordur. Bu yüzden çoğu insan yargılamayı seçer. – Carl Gustav Jung</p>



<p class="wp-block-paragraph">Çağdaş dünyayı fetihler, salgın hastalıklar ve soykırımlar yoluyla biçimlendiren şey eşit olmayan halklar arasındaki karşılıklı ilişkilerin tarihidir. – Jared Diamond</p>



<p class="wp-block-paragraph">Kanunları bilenler kurt, bilmeyenler kuzudur. Kurt her zaman kuzuyu yer.” Hüseyin Nihal Atsız</p>



<p class="wp-block-paragraph">Eğer kabahati kendinizden bulursanız sevinin çünkü insanın kendini düzeltmesi, hiç şüphesiz, başkalarını düzeltmesinden kolaydır. – İskender Öksüz</p>



<p class="wp-block-paragraph">Yalınlık, gerçeğin belirtisidir. – Roma Atasözü</p>



<p class="wp-block-paragraph">Adaletsizlik, siyasî iktidarları zorba ve vurguncu yapar. Cahil insanları sadistleştirir. Halkı ise korkutur, yoksullaştırır, köleleştirir ve nihayet suskunlaştırır! Korku zincirini parçalayan onurlu insanlar suskunları yüreklendirerek zorbaların ve sadistlerin saltanatını yerle bir eder! – Ali Özoğlu</p>



<p class="wp-block-paragraph">Başkasının güçlenmesinin nedeni olan kişi kendi yıkımına yol açar. – Niccolo Machiavelli</p>



<p class="wp-block-paragraph">İlerle! Duraksaman zaman kaybettirmez ölüme. – Wolfgang Von Goethe</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">30</post-id>	</item>
	</channel>
</rss>
