<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	 xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" >

<channel>
	<title>epstein &#8211; Demir Yolcu</title>
	<atom:link href="https://demiryolculuk.com/tag/epstein/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://demiryolculuk.com</link>
	<description> Dünyayı elinde tutan, onu anlayış ile tuttu; halka hükmeden, bu işi bilgi ile yaptı. (Kutadgu Bilig)</description>
	<lastBuildDate>Thu, 18 Jan 2024 19:18:16 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=7.0</generator>

<image>
	<url>https://demiryolculuk.com/wp-content/uploads/2024/03/cropped-LOGOSp-1-32x32.png</url>
	<title>epstein &#8211; Demir Yolcu</title>
	<link>https://demiryolculuk.com</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
<site xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">203450429</site>	<item>
		<title>Moşiyah&#8217;ın Tünelinde Gezinti</title>
		<link>https://demiryolculuk.com/2024/01/18/mosiyahin-tunelinde-gezinti/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Yusufhan GÜZELSOY]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 18 Jan 2024 19:13:43 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Yazılar]]></category>
		<category><![CDATA[abd]]></category>
		<category><![CDATA[adnan oktar]]></category>
		<category><![CDATA[chabad]]></category>
		<category><![CDATA[demiryolcu]]></category>
		<category><![CDATA[dincilik]]></category>
		<category><![CDATA[epstein]]></category>
		<category><![CDATA[fanatizm]]></category>
		<category><![CDATA[filistin]]></category>
		<category><![CDATA[israil]]></category>
		<category><![CDATA[kaos]]></category>
		<category><![CDATA[kudüs]]></category>
		<category><![CDATA[luboviç]]></category>
		<category><![CDATA[mehdi]]></category>
		<category><![CDATA[mesih]]></category>
		<category><![CDATA[milei]]></category>
		<category><![CDATA[mustafakemalatatürk]]></category>
		<category><![CDATA[netanyahu]]></category>
		<category><![CDATA[rusya]]></category>
		<category><![CDATA[türk]]></category>
		<category><![CDATA[türk dünyası]]></category>
		<category><![CDATA[türkler]]></category>
		<category><![CDATA[yahudiler]]></category>
		<category><![CDATA[yeni dünya düzeni]]></category>
		<category><![CDATA[zelenski]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://demiryolculuk.com/?p=678</guid>

					<description><![CDATA[2 Nisan 1982’de Arjantin Cumhurbaşkanı Leopoldo Galtieri, ordunun, İngiltere’nin kontrolündeki Falkland Adaları’na çıkarma yaptığını duyurdu. [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p class="wp-block-paragraph">2 Nisan 1982’de Arjantin Cumhurbaşkanı Leopoldo Galtieri, ordunun, İngiltere’nin kontrolündeki Falkland Adaları’na çıkarma yaptığını duyurdu. Radyonun veya televizyonun başında bu haberi duyan küçük çocuk, kulaklarına inanamadı.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Konu hakkındaki fikrini çekinmeden anne ve babasına anlattı. Ona göre, Arjantin’in burnunun dibindeki Falkland Adaları’nı almak tam anlamıyla çılgınlıktı.</p>



<p class="wp-block-paragraph">11 yaşındaki çocuğun babası öfke krizine girdi. Mutfağın her yerinde çocuğu kovaladı. Yakaladığı her yerde tekme ve yumrukla saldırdı.</p>



<p class="wp-block-paragraph">2 Nisan 1982’de başlayan dayak sürekli devam etti. Arjantin’in “El Loco” (Deli) lakaplı yeni başkanı Javier Milei böyle bir ortamda büyüdü.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Babasının onu sürekli dövmesi nedeniyle korkuyu yendiğini söylese de bu dayağın ona kazandırdığı ilk şey “devlet düşmanlığı” olmalıdır.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Milei seçim sırasında aynen şöyle diyordu: “Devleti bir düşman olarak görüyorum. Liberalizm insanları hükümdar baskısından kurtarmak için yaratılmıştır.”</p>



<p class="wp-block-paragraph">Kendisini anarko kapitalist olarak tanımladı.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Şimdi gelelim esas konuya.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Javier Milei seçimi kazanır kazanmaz Buenos Aires’teki Balvanera semtinde bulunan sinagoga gitti. Haham David Pinto’dan kutsama duasını kaptı! Başında kipasıyla ayine katılan Milei’nin yanındaki kişi de her zaman en büyük destekçisi olan kız kardeşiydi.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Yıllar önce en büyük arzusunu, “Yahudiliğe geçmek ve Arjantin’in ilk Yahudi cumhurbaşkanı olmak.” şeklinde açıklamıştı.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Bu konuda bir ilk olur mu bilinmez ama Yahudi Zelenski kendisinden önce Ukrayna’da seçildiği için soytarılık maskeli ilk faşist olamadı!</p>



<p class="wp-block-paragraph">Gel gelelim ortak özellikleri ilginçtir.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Yahudi Zelenski’nin ateşe attığı Ukrayna, Batı’nın dilencisi oldu. Yahudilerin soytarısı Milei ise 2023’ün Aralık ayında %54 devalüasyonla doları 800 pesoya çıkardı. Arjantin’in IMF’ye 40 milyar dolar civarı borcu olduğu biliniyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Şimdi yavaş yavaş kuyuya ipi sarkıtalım.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Milei’nin ilk ziyaret ettiği yerlerden biri de ABD oldu. Eski ABD başkanlarından Clinton’la oturup yemek yedi.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Epstein dosyasında ve birçok cinayette adı geçen Clinton&#8230;</p>



<p class="wp-block-paragraph">Ama daha önemli bir nokta var!</p>



<p class="wp-block-paragraph">Milei’nin New York’a iner inmez ziyaret ettiği ilk yer, Chabad-Lubaviç örgütünün son hahamı Menahem Mendel Schneerson’un mezarı oldu!</p>



<p class="wp-block-paragraph">Chabad-Lubaviç, eski Sovyet coğrafyasından ABD’ye kadar geniş bir ağa sahip olan fanatik Yahudilerin örgütüdür. Hasidik bir harekettir, hayat tarzları Orta Çağ düzeninde kalmıştır. İlk olarak Rusya’da faaliyet gösteren örgüt, SSCB tarafından baskı altına alınınca ABD’ye yerleşmiştir.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Moşiyah (mesih) inancına sıkı sıkıya bağlıdırlar.</p>



<p class="wp-block-paragraph">İşte Schneerson’u önemli yapan noktalardan biri budur. Bir önceki yüzyılın en güçlü isimlerinden olan Schneerson kimilerine göre beklenen moşiyahtır. Yahudilerin bir kısmı Schneerson’un öldüğünü reddeder veya geri döneceğine inanır. Kimilerine göre ise Schneerson sadece bir müjdecidir.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Netanyahu’nun ise akıl hocasıdır!</p>



<p class="wp-block-paragraph">1984 yılında, mazlum (!) İsrail’in BM’deki temsilcisi Benjamin Netanyahu’ydu. Netanyahu New York’ta bulunduğu bir sırada moşiyah veya moşiyah müjdecisi olan Schneerson’un kendisini beklediğini öğrendi.</p>



<p class="wp-block-paragraph">“Tamam” dedi, “gidelim.”</p>



<p class="wp-block-paragraph">Netanyahu’nun kendi anlattığına göre Schneerson’un yanına gittikleri zaman bu tuhaf adam eline aldığı Yahudi kutsal metinleriyle ve kendisi gibi 80 yaşlarında olan kayınbiraderiyle odanın ortasında dualar ederek dans etmeye başladı.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Moşiyah hem Netanyahu’yu kutsuyor hem de İsrail için dua ediyordu.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Aradan dört yıl geçti ve 1988’de tekrar buluştular. Bu buluşma görüntülü olarak kayıt altına alındı. Youtube bağlantısını yazının sonunda bulabileceksiniz.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Schneerson açıkça Netanyahu’dan İsrail’in daha fazla din devleti olması gerektiğini söylüyor, moşiyahın ancak böyle geleceğini buyuruyordu. Netanyahu ise ellerinden geleni yaptıklarını bildiriyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Daha fazla din devleti olmak&#8230;</p>



<p class="wp-block-paragraph">Chabad’ın dilinde bu, daha fazla kan dökülmesi demektir. Siyonist Yahudiler bu mirası tarihten alırlar. Babil Talmud’undan beri “Yahudi olmayan biri Yahudi’yi öldürürse cezalandırılmalıdır. Yahudi, Yahudi olmayanı (goyim) öldürürse cezadan muaftır.” der.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Ve Schneerson’un bir kehaneti doğru çıktı: Netanyahu tıpkı Chabad liderinin dediği gibi kan denizinde yıkanacaktı.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Tabii onlara göre Netanyahu bunu İsrail için, moşiyahın gelip büyük krallığının başına geçmesi için yapacaktı. O yüzden yeri Tanrı’nın hemen yanıydı. Açıkça şuna inanıyorlar: Netanyahu İsrail’in son lideri olacaktır. Ondan sonra moşiah gelecektir.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Hayatta hiçbir şey tesadüf değildir.</p>



<p class="wp-block-paragraph">12 Kasım 2015’te Chabad’ın Tel Aviv Temsilcisi Joseph Gerlitzky, Chabad’ın Brooklyn’deki merkezinde yaptığı konuşmada iki devletli çözüme karşı çıktı.</p>



<p class="wp-block-paragraph">2023’te başlayan son savaştan sonra ise “Düşmanı tereddütsüz yok edin!” diye adeta İsrail devletine emir veriyordu.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Ve dikkatinizi tekrar o malûm sinagoga çekerim!</p>



<p class="wp-block-paragraph">Gerlitzky’nin konuşma yaptığı Brooklyn’de bulunan Chabad’a ait sinagog basılmış ve altından iğrençliklerle dolu kaçak tüneller çıkmıştı!</p>



<p class="wp-block-paragraph">İşte bu zihniyetinden altından da üstünden de önünden de arkasından da çıkacak olan budur!</p>



<p class="wp-block-paragraph">Tekrar edeyim: Hayatta tesadüf diye bir şey yoktur ve her zaman körlerle sağırlar birbirini ağırlar.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Epstein, Zelenski, Milei, Netanyahu ve daha niceleri hastalıklı inançlar uğruna bir araya gelip dünyayı kana bulayabiliyorsa bir düşünmek gerekir.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Kendini anarko kapitalist olarak tanımlayan Yahudi soytarısı Milei nasıl liberalse ve aynı zamanda sağ görüşlere sahipse Netanyahu’nun başını çektiği Likud da sağ partilerle liberal partilerin birleşmesinden doğmuştur.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Kabalist Yahudiler anlaşılan siyasetin simyacılığıyla da uğraşıyorlar!</p>



<p class="wp-block-paragraph">Biri çıkıp “Hem sağ hem de liberal olunur mu” diyebilir.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Türkiye’den kimsenin bu soruyu sorması mantıklı değil. Bizde en âlâsı var, üstelik iktidarda.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Gerçi bunun adı tam anlamıyla yedi yüzlü yedi dilli neoliberalizmden başka bir şey değildir. Ama illüzyonlar dünyasında dostu, düşmanı ayırt etmek ne kadar zorsa fikirleri, hareketleri ayırt etmek de o kadar zordur.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Ayrışma ne kadar artsa da bunu sağlayan eller hep aynı kafaya çıkıyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Chabad örgütünün Rusya’yla da ilişkileri olduğu biliniyor. Trump döneminde Amerikan seçimlerine müdahale ettiği söylenen Rus devleti, Chabad’ın bağlantılarından faydalanıyor. Trump’ın damadı Kushner da bir Chabad üyesidir.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Rusya ve Ukrayna arasındaki savaştan sonra Rusya’nın derin parasını muhafaza edip kullanmasını sağlayanın da Chabad olduğu söyleniyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Bankaları elinde tutan, kayıt dışı parayı da her türlü idare eder.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Geçmişte Deutsche Bank’ı, uluslararası bankaların trilyon dolarlara ulaşan şüpheli işlemlerini, İran’ın bu sistemle ilişkisini anlatmıştım.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Chabad’ın Türkiye’de de etkin olduğunu uzun uzun anlatmaya gerek yok.</p>



<p class="wp-block-paragraph">6 Şubat’taki depremlerin ardından bir adam, sosyal medya hesabından paylaşım yaptı. Mendy Chitrik isimli şahsın elinde birtakım parşömenlerle Antakya’daki sinagoglardan çıktığı görülüyordu.</p>



<p class="wp-block-paragraph">New York’ta yetkililerden izinsiz tünel kazanlar, Türkiye’de yetkili makamlardan habersiz olarak İsrail’e parşömen kaçırdılar.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Evet, Chitrik de Chabad üyesidir.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Ve iptal olmasaydı, yakın zamanda Chabad üyeleri Türkiye’de bir camide seminer vereceklerdi.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Şaşılacak bir şey yok.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Çünkü Zelenski, Milei, Netanyahu’yu yan yana getiren örgütün Adnan Oktar’la ilişkide olmaması düşünülebilir mi?</p>



<p class="wp-block-paragraph">New York’ta yetkililerden izinsiz tünel kazıp insan kaçakçılığı yapanlar, Türkiye’de Adnan Oktar müridi Oktar Babuna üzerinden ABD’ye kan örnekleri kaçırdılar.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Oktar Babuna, Netanyahu’ya Adnan Oktar’dan selam götürmüştü, değil mi?</p>



<p class="wp-block-paragraph">Üçüncü kez tekrarlayayım: Hayatta tesadüf diye bir şey yoktur.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Adnan Oktar, Türkiye’nin Epstein’idir. Belki de Adnan Oktar, Epstein’in ve temsilcisi olduğu karanlık ağın Türkiye şubesidir!</p>



<p class="wp-block-paragraph">Moşiyah gelsin diye dünyaya ölümler ekiyorlar.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Palyaço makyajı yaptıkları Zelenski ve Milei gibiler üzerinden gizliden gizliye Nazi uygulamalarını hayata geçimeye hazırlanıyorlar. Irkçılığı, dinciliği boşuna desteklemiyorlar.</p>



<p class="wp-block-paragraph">New York’ta yetkililerden izinsiz tünel kazıp bebekleri kurban edenler, Filistin’de bu kadar bebeği boşuna öldürmüyorlar.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Bebekler, çocuklar masumiyetin simgesidir. Onların öldürülmesi her canlının öldürülmesinden daha fazla güvensizlik ve bunalım yaratır.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Bunun örneklerini 2013-2014 yıllarında Avustralya, Yeni Zelanda gibi ülkelerde gördük. Kumsallarda, bavullarda, bodrum katlarında bebek cesetleri çıkıyor ve toplumun psikolojisi bozuluyordu.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Dünyanın her yerinde geçerlidir bu.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Neoliberalizmle gelen devlet düşmanlığı tek dünya hükümdarlığı içindir.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Neoliberalizmin kontrol ettiği SJW’ler, LGBT gibi oluşumlar dünyanın çivisi çıktığına inandırmak içindir.</p>



<p class="wp-block-paragraph">En başta bebeklerin öldüğü tepeden tırnağa kirli savaşlar kıyameti kopartmak içindir!</p>



<p class="wp-block-paragraph">Ve bu yazdıklarımın hiçbiri komplo teorisi değildir. Dünya, pembe gözlükle bakılamayacak kadar gerçektir.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Her şeyin ama en başta dinciliğin “fanatiklik” seviyesinde ne kadar tehlikeli olduğunu iyi bilin.</p>



<figure class="wp-block-embed is-type-video is-provider-youtube wp-block-embed-youtube wp-embed-aspect-4-3 wp-has-aspect-ratio"><div class="wp-block-embed__wrapper">
<iframe title="A Conversation Between Bibi Netanyahu and the Rebbe | 1988" width="500" height="375" src="https://www.youtube.com/embed/pi8HzpBIDaY?feature=oembed" frameborder="0" allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" allowfullscreen></iframe>
</div></figure>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>NOT: </strong>Siyonistlerin ABD’yi Orta Doğu’ya çekmeye çalıştığını, ardından savaşı kışkırtan Chabad’ın merkezinin basıldığını tekrar hatırlatıp son kez “Tesadüf diye bir şey yoktur.” diyerek yazımı noktalıyorum.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">678</post-id>	</item>
		<item>
		<title>Umut Tüneli</title>
		<link>https://demiryolculuk.com/2024/01/12/umut-tuneli/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Yusufhan GÜZELSOY]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 12 Jan 2024 19:11:10 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Yazılar]]></category>
		<category><![CDATA[akp]]></category>
		<category><![CDATA[bosna hersek]]></category>
		<category><![CDATA[demiryolcu]]></category>
		<category><![CDATA[epstein]]></category>
		<category><![CDATA[filistin]]></category>
		<category><![CDATA[israil]]></category>
		<category><![CDATA[italyan]]></category>
		<category><![CDATA[leonardo şirketi]]></category>
		<category><![CDATA[müslümanlar]]></category>
		<category><![CDATA[mustafakemalatatürk]]></category>
		<category><![CDATA[rusya]]></category>
		<category><![CDATA[sarajevo]]></category>
		<category><![CDATA[savaş]]></category>
		<category><![CDATA[silah]]></category>
		<category><![CDATA[siyonist tünel]]></category>
		<category><![CDATA[srebrenitsa]]></category>
		<category><![CDATA[türk]]></category>
		<category><![CDATA[türk dünyası]]></category>
		<category><![CDATA[türkler]]></category>
		<category><![CDATA[ukrayna]]></category>
		<category><![CDATA[umut tüneli]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://demiryolculuk.com/?p=671</guid>

					<description><![CDATA[5 Nisan 1992 yılında modern savaş tarihinin en uzun kuşatması olan Saraybosna kuşatması başladı. Kuşatma [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p class="wp-block-paragraph">5 Nisan 1992 yılında modern savaş tarihinin en uzun kuşatması olan Saraybosna kuşatması başladı. Kuşatma 1425 gün devam etti. Gözünü kan bürümüş Sırp ordusu, Bosnalı sivilleri açlıktan ölüme terk etti. Şehir ya teslim olacak ya da insanlar açlıktan ölecekti.</p>



<p class="wp-block-paragraph">O günlerde kimi anneler çimenleri pişirip yemek yapıyorlardı!</p>



<p class="wp-block-paragraph">Bosna’ya gönüllü olarak giden ve bölgeye sızmayı başaran bir grup Türk ile Bosnalı savaşçılar buluştu. İşin içinde Mustafa Kemal’in ışığında yetişmiş Türkler olunca ortaya delice bir fikir çıktı.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Bir tünel inşa edilecekti!</p>



<p class="wp-block-paragraph">Kazı çalışmasına hemen başlandı. Kazı çalışmasına katılan askerlere günlük olarak ya bir paket sigara ya da nadir bulunan eşyalar verildi.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Tünel, 4 ay 4 gün süren fedakârca çalışmaların ardından 1993 yılının Temmuz ayında tamamlandı.</p>



<p class="wp-block-paragraph">800 m uzunluğunda, 1,5 m yüksekliğinde, 1 m kadar genişlikte bir tünel&#8230; Sadece 20 m’lik kısmı yürüyerek kat edilebilir. Boy uzunluğu ortalama 1,79’un üzerinde olan bir halk, Dobrinja semtindeki bir apartmanın garajından tünele giriyor, katiller ordusuna boyun eğmediği için bu tünelden eğilerek geçiyor ve Kolar ailesinin Butmir semtindeki evine çıkıyordu.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Böylece yaklaşık 300.000 insanın hayatı kurtuldu!</p>



<p class="wp-block-paragraph">Sonunda ışık olan her tünelin adı umuttur. Bu tünelin adı da “Tunel Spasa” yani “Umut Tüneli” oldu.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Her yıldönümünde yazarım.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Srebrenitsa, medeni (!) Batı’nın vesikalık fotoğrafıdır!</p>



<p class="wp-block-paragraph">Vietnam’da demokrasi düşmanı bir kuş uçsa, Irak’ta insan haklarına küfreden bir kedi miyavlasa koalisyon kurup işgale giden Batı, Bosna’daki sivilleri ölüme terk etti.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Naser Oriç gibi isimler kahramanca direnseler de BM’de görevli Hollandalı askerler, kendilerine emanet edilen canları katillere verdiler.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Ancak o günleri yaşayan Hollandalı askerlerin anlattıklarına bakılırsa onlar da katillere teslim edilmişti!</p>



<p class="wp-block-paragraph">Sırplar sivilleri korumakla görevli Hollandalı askerleri taciz ediyor, kapılarına dayanıyor, erzak ulaşımını engelleyip aç bırakıyor ama kimse çıkıp da Sırpları engellemiyor!</p>



<p class="wp-block-paragraph">Üstelik tarihe dikkatinizi çekerim: 90’lı yılların başı. Yani SSCB dağılmış, kendi üst düzey belgelerini bile koruyamaz duruma düşmüş! Bir sürü belge ticari müzelerde geziyor, savaş gazilerinin madalyaları aynı müze dükkanlarda satılıyor, Doğu Avrupalı kadınlar Epstein’in organizasyonu başta olmak üzere çeşitli ülkelere kaçırılıp fuhşa zorlanıyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Ama sorsak Batı’nın eli kolu bağlı, Sırplara hiçbir şey yapamıyor!</p>



<p class="wp-block-paragraph">Ve Kızılhaç verilerine göre sadece 1992-1995 arasında 312.000 insan hayatını kaybediyor!</p>



<p class="wp-block-paragraph">O kirli savaştan bugüne dünyada ne değişti? Hiçbir şey.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Ukrayna-Rusya Savaşı kirli bir savaştır. Dünyayı kana boğarak yönetmeyi adet edinmiş güçler, Doğu Avrupa’da öyle iğrenç bir oyun oynadılar ki olan yine masumlara oldu.</p>



<p class="wp-block-paragraph">İki ordu savaşsa ve savaş hukukuna bağlı kalsa savaşın sonunda herkes birbirine saygı duyup meseleyi bir daha açılacağı zamana kadar kapatır.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Ama milyonlarca masum insanı nükleer savaş tehdidine maruz bırakmak, onları bu şekilde korkutarak yönetmeye kalkmak, hatta doğrudan bir nükleer savaş çıkarmaya girişmek iğrençliğin daniskasıdır.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Sözde insanlığın hamisi Batı, Ukrayna’da daima ırkçılığı kaşıdı.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Olayları biraz geriye sardıralım.</p>



<p class="wp-block-paragraph">2012 yılında Ukrayna’da Yanukoviç Hükümeti görevdeydi. Hükümet eski hükümetler gibi AB ile yakınlaşma çabalarını sürdürdü.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Buna rağmen iktidar muhalifleri Yanukoviç’i AB’yle ilişkileri durdurmakla itham ederek ayaklanma çıkardı. 2014 yılında Ukrayna’da “Onur Devrimi” adı verilen bir devrim gerçekleşti. Yanukoviç kaçıp Rusya’ya sığındı.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Olaylar giderek hızlanmaya başladı.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Kurulan yeni hükümet AB’yle yeniden yakınlaşıp ortaklık anlaşması imzaladı. Bu yakınlaşma Poroşenko’nun göreve gelişiyle de devam etti.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Dikkat edilirse Batı’nın attığı her adım Rusya’yı sahaya indirdi çünkü esas hedef yalnız Rusya’yı birçok cephede sahaya indirip zayıflatmak değil, aynı zamanda büyük bir hesaplaşma öncesi Çin’i de yalnızlaştırmaktır.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Batı, Ukrayna’da darbe yaptırdığı zaman Rusya’nın sahaya ineceğini, Doğu Ukrayna ve Kırım’ı işgal edeceğini bilmiyor muydu?</p>



<p class="wp-block-paragraph">Bal gibi biliyordu.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Hem Ukrayna’da hem de Rusya’da Nazi gruplarını kaşıdılar. Donbass’ta uzunca bir süre Rus siviller katledildi. Yerel dillerin konuşulmasını sağlayan yasalar kaldırıldı.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Ukrayna’daki devrim sırasında hapishaneden çıkarılan tepeden tırnağa oligark Yulia Timoşenko, sızdırılan telefon konuşmasında aynen şunu diyordu: “&#8230;silahlarımızı kuşanıp liderleriyle birlikte bu lanet Rusları</p>



<p class="wp-block-paragraph">Kaderin cilvesine bakınız: Türkiye’de takkeli neoliberalleri ulus devletin üstüne salanlar, Ukrayna’da ulus devleti güçlendirme bahanesiyle karşılıklı sivil katliamlarını tetiklediler.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Şimdiden söyleyeyim. “Önce Ukrayna katliam yaptı.” diye bir şey olamaz. Masumları katletmenin öncesi, sonrası olmaz. Şerefsizlik, şerefsizliktir. Burası ayrıdır.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Ama işin en kirli tarafı kime aittir, biliyor musunuz?</p>



<p class="wp-block-paragraph">Önce Sırpları silahlandıran, sonra Ukrayna’yı silahlandıran, Ukrayna’daki Batı menşeli silahların fanatik grupların eline geçmesini sağlayan, şimdi de Gazze’de sivilleri katleden Siyonistlere alkış tutan insanlığın yüz karası Batı’dır!</p>



<p class="wp-block-paragraph">Ukrayna’daki savaştan sonra İtalyan savunma şirketlerinden olan Leonardo, uluslararası sanayi şirketlerinin pek çoğunu sollayarak zirveye çıktı.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Zelenski para dilenedursun, aldığından fazlasını, insanlık için Rusya’yı dünyadan tecrit eden (!) Batı’ya ödemek zorunda kaldı.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Ukrayna’daki kirli savaşın en kirli planlayıcılarından olan Victoria Nuland’ın “AB’nin canı cehenneme!” dediğini göz önünde bulundurarak diyebiliriz ki Zelenski gibiler Ukrayna’nın nasıl bir cehenneme atıldığını çok geç anladılar. Anladılar, diyorum çünkü onlarda da biraz akıl olduğunu farz ediyorum.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Artık hasta adamlar Asya’da değildir.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Batı, doğrudan bir savaşa girecek durumda olmadığı için vekalet savaşlarına sığındı. Ne var ki vekalet savaşlarında da Asya’daki yükselen güçlerin tokadını yemeye başladı. Keza dünya tam olarak anlayamadı ki Afrika ve Orta Doğu’daki duruma bakılırsa Türkiye, Rusya, Çin ve İran gibi ülkeler bu savaşa çoktan hazırdı.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Eski bir Latin atasözü ne diyordu: “İnsan insanın kurdudur.” (Homo homini lupus.)</p>



<p class="wp-block-paragraph">Batı da kendi kendini yiyen bir kurt oldu.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Epstein örneği ortadadır. Siyonistler, bağrında beslendikleri Avrupa ve ABD’yi yıllarca ısırıp durdular. Gerçi bütün dünyayı ısırdılar ama zihninin kontrolüne ihtiyaç duydukları taraf Batı’ydı.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Ahlaksız, namussuz, şöhret ve makam düşkünü, para sevdalısı, yeteneksiz, kıskanç, şehvet delisi ne kadar yaratık varsa hepsini devşirdiler. Sonuçta ortaya bir İblis Tüneli çıktı.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Sinagogun altında sandığınız tünelin en büyük bölümü Batı’dadır.</p>



<p class="wp-block-paragraph">“Umut Tüneli” ise aklın ve ahlakın ritminin birleştiği yerdedir. Siyonistlerin tüneli karanlığa çıkar. Mustafa Kemal’in ışığında yaşayan Türk’ün “Umut Tüneli” özgürlüğe çıkar.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Mustafa Kemal’in askerlerine selam olsun!</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Bir Soru: </strong>AKP’nin müstakbel İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Murat Kurum, 2021 yılında Çevre ve Şehircilik Bakanı iken termik santrallerin saldığı zararlı gazlar için sürekli emisyon ölçüm verilerini “ticari sır” diyerek açıklamamıştı.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Şimdi daha ilginç bir noktaya değinmek istiyorum.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Bu “ticari sır” güzel bir bahane olmalı.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdülkadir Uraloğlu, Gazeteci Kemal Öztürk’e Türkiye’den İsrail’e günlük 8 gemi gittiğini ve giden gemilerde %30’luk bir düşüş yaşandığını açıkladı.</p>



<p class="wp-block-paragraph">7 Ekim’den 31 Aralık’a kadar 701 geminin İsrail’e sefer yaptığını da ekleyen Sayın Bakan, gemi trafiğinin gizlisi saklısı olmadığını ekledi.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Yavaş yavaş soruya geliyorum.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Yine Sayın Uraloğlu’nun “maalesef” diye açıkladığı noktalardan biri, 1967 Anlaşmasına göre tüm sahil şeridini ve limanlarını İsrail’in kontrol ettiği gerçeği oldu.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Saadet Partisi, kasım ayında TBMM’de bir araştırma önergesi sunarak İsrail’e giden malların içerik ve miktarının araştırılmasını istedi. Sonuç ise klasik oldu: Önerge, AKP ve MHP oylarıyla reddedildi.</p>



<p class="wp-block-paragraph">İsrail’in kontrol ettiği limanlara gönderilen gemilerin araştırılmasına neden müsaade edilmez?</p>



<p class="wp-block-paragraph">Kirli havanın ticari sırları bitmez.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">671</post-id>	</item>
	</channel>
</rss>
