<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	 xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" >

<channel>
	<title>cumhur ittifakı &#8211; Demir Yolcu</title>
	<atom:link href="https://demiryolculuk.com/tag/cumhur-ittifaki/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://demiryolculuk.com</link>
	<description> Dünyayı elinde tutan, onu anlayış ile tuttu; halka hükmeden, bu işi bilgi ile yaptı. (Kutadgu Bilig)</description>
	<lastBuildDate>Mon, 29 May 2023 16:29:29 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=7.0</generator>

<image>
	<url>https://demiryolculuk.com/wp-content/uploads/2024/03/cropped-LOGOSp-1-32x32.png</url>
	<title>cumhur ittifakı &#8211; Demir Yolcu</title>
	<link>https://demiryolculuk.com</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
<site xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">203450429</site>	<item>
		<title>Mustafa Kemal&#8217;siz Hutbeler</title>
		<link>https://demiryolculuk.com/2023/05/29/mustafa-kemalsiz-hutbeler/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Yusufhan GÜZELSOY]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 29 May 2023 16:29:26 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Yazılar]]></category>
		<category><![CDATA[chp]]></category>
		<category><![CDATA[cumhur ittifakı]]></category>
		<category><![CDATA[demiryolcu]]></category>
		<category><![CDATA[dincilik]]></category>
		<category><![CDATA[diyanet]]></category>
		<category><![CDATA[hutbe]]></category>
		<category><![CDATA[iyi parti]]></category>
		<category><![CDATA[kalpaklı atatürk]]></category>
		<category><![CDATA[millet ittifakı]]></category>
		<category><![CDATA[mustafakemalatatürk]]></category>
		<category><![CDATA[seçim 2023]]></category>
		<category><![CDATA[takiye]]></category>
		<category><![CDATA[türk]]></category>
		<category><![CDATA[türk dünyası]]></category>
		<category><![CDATA[türkler]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://demiryolculuk.com/?p=451</guid>

					<description><![CDATA[Seçimler sonunda bitti. Erdoğan büyük bir ihtimalle son kez seçildi. Mevcut durumda iktidarı ne kadar [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p class="wp-block-paragraph">Seçimler sonunda bitti. Erdoğan büyük bir ihtimalle son kez seçildi. Mevcut durumda iktidarı ne kadar sürdürebilir ne kadar böyle devam eder hatta iktidarda kalmayı bu kadar çok istiyor muydu, tartışılır. En azından sokağa inip çılgınlar gibi kutlamalar yapan teyzeler, dedeler kadar istemediği açık çünkü memleketin içinde bulunduğu tablo ortadadır.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Seçimlerin ardından Külliye’de kalpaklı Mustafa Kemal portresi asıldı. Epeyce paylaşıldı. Kimileri “İşte devlet” dedi. Kimi vatandaşlar, “Atatürk de burada, CHP’ye ders olsun” dedi. Ne var ki dinci takiyeyi herkes unutmuş görünüyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Kadir Mısıroğlu’nu ziyaret edenler bunlar değil mi?</p>



<p class="wp-block-paragraph">Nuri Pakdil’in eteklerinde yetişenler bunlar değil mi?</p>



<p class="wp-block-paragraph">19 Mayıs’ı bile Atatürk’süz anan zihniyet yine bunlar değil mi?</p>



<p class="wp-block-paragraph">Bizim insanımız tuhaflaştı. Her yerde bir derin devlet, aksakallılar, börü budun bilmem nedir dönüp duruyor. Çabucak gaza geliniyor. Hafızası zayıf olunca herkes toplumu istediği yöne çekiyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Başkomutanını anmadığı savaşı anan riyakârları ne çabuk unutuyoruz. 19 Mayıs’ı anıyor, o kutlu adımın sahibini anmıyor. Biz tüm bunlara günlük tepkiler veriyoruz. Hafızamızı boşaltıyor ve umut arıyoruz. Hayal satanları zengin ediyoruz. Ülkemizin aleyhine olan her olayda ne yazık ki “Ama bir yerlerde birileri var” diyoruz.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Bir yerlerde birileri varsa o birileri yine sizsiniz.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Mustafa Kemal’le sorunu olan, kurduğu devleti ondan daha iyi tanıdığını sanan, biraz bile onun mücadelesinden ve fikirlerinden nasiplenmemiş kimseleri de tarih not düşüyor. Bu kara tablo nasıl ki böyle süremezse memleketin başına gelmiş ve gelecek fenalıkların ilk faturası onlara çıkacaktır. O zaman Mustafa Kemal’i bir nebze anlayacaklar ama geç olacak.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Türk milleti ve Mustafa Kemal’in askerleri bu devleti nasıl kurduysa öyle de yaşatır. Mühim olan şey, milletin nasıl yaşayacağına karar vermesidir. Adil bir ülkede huzur içinde mi yaşayacak yoksa öz vatanında parya olmayı mı seçecek?</p>



<p class="wp-block-paragraph">Mustafa Kemal’siz hutbelerin vatan sevgisinden yoksun cemaati&#8230; Adınızı tarihe kara bir leke gibi kazıdınız ama Türk’ün tarihi kara lekeyi kaldırmaz.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Bunu unutmayın. &nbsp;</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">451</post-id>	</item>
		<item>
		<title>&#8220;Hafıza&#8221;nın Söyledikleri</title>
		<link>https://demiryolculuk.com/2023/05/27/hafizanin-soyledikleri/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Yusufhan GÜZELSOY]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 27 May 2023 10:22:47 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Yazılar]]></category>
		<category><![CDATA[akp]]></category>
		<category><![CDATA[ata ittifakı]]></category>
		<category><![CDATA[balyoz]]></category>
		<category><![CDATA[chp]]></category>
		<category><![CDATA[cumhur ittifakı]]></category>
		<category><![CDATA[demiryolcu]]></category>
		<category><![CDATA[erdoğan]]></category>
		<category><![CDATA[ergenekon]]></category>
		<category><![CDATA[hizbullah]]></category>
		<category><![CDATA[ittifak]]></category>
		<category><![CDATA[kılıçdaroğlu]]></category>
		<category><![CDATA[kumpas]]></category>
		<category><![CDATA[mhp]]></category>
		<category><![CDATA[millet ittifakı]]></category>
		<category><![CDATA[mustafakemalatatürk]]></category>
		<category><![CDATA[seçim 2023]]></category>
		<category><![CDATA[sinan oğan]]></category>
		<category><![CDATA[türk]]></category>
		<category><![CDATA[türk dünyası]]></category>
		<category><![CDATA[türkler]]></category>
		<category><![CDATA[ümit özdağ]]></category>
		<category><![CDATA[zafer partisi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://demiryolculuk.com/?p=445</guid>

					<description><![CDATA[ABD’li Diplomat Morton Isaac Abramowitz, daha 1994 yılında şöyle demişti: “Kravatlı, daha şehirli görünen Tayyip [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p class="wp-block-paragraph">ABD’li Diplomat Morton Isaac Abramowitz, daha 1994 yılında şöyle demişti: “Kravatlı, daha şehirli görünen Tayyip Erdoğan’ı, Erbakan’a tercih ederiz.”</p>



<p class="wp-block-paragraph">Yıllar sonra İngiltere’nin İstanbul Başkonsolosu Roger Short, 8 Ağustos 2001’de Erdoğan’ın Üsküdar’daki bürosunu ziyaret etti. 45 dakikalık görüşmeden sonra Short, gazetecilerin sorularını aldı. Kendisine Erdoğan’ın planı nedir, diye sorduğunda şu cevabı verdi: “Onun neye ilgi duyduğunu herkes biliyor. Haftaya güzel haberleri almış olacaksınız.”</p>



<p class="wp-block-paragraph">Ve ekledi: “Biz çoğulcu demokrasiden yanayız. Böyle bir parti bizi mutlu eder.”</p>



<p class="wp-block-paragraph">FETÖ elebaşısı Fetullah Gülen, 16 Ekim 2005 tarihli Yeni Aktüel dergisinde şu ifadeyi kullanıyordu: “Ulusalcı dalgayı aşacağız.”</p>



<p class="wp-block-paragraph">Tarih, Gülen’i ulusalcı dalgada boğacaktı ama o boğulana kadar geçen süre tam anlamıyla gaflet ve ihanet oyunlarına sahne olacaktı.</p>



<p class="wp-block-paragraph">2013 yılına kadar orduya doğrudan saldırıldı. TSK mensupları terörist, TSK terör örgütü muamelesi gördü. Ergenekon ve Balyoz kumpaslarında birçok insanın hayatı karartıldı.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Terör bir pislikse Hendek Operasyonları AKP’nin pisliğini temizleme mücadelesiydi. O pisliğin doğduğu yer de açılım adı altındaki saçılım politikalarıydı.</p>



<p class="wp-block-paragraph">HDP’yi güçlendirip kilit noktaya getiren, işler kendi aleyhine dönünceye kadar bu partiye toz kondurmayan da AKP’ydi. Ne zamanki kendi besledikleri akrep başlarına bela oldu, o zaman HDP üstünden terörle mücadele siyaseti yürütülmeye başlandı.</p>



<p class="wp-block-paragraph">15 Temmuz yine AKP’nin politikalarının bir sonucuydu. Bedeli millet ödedi ama ülkeyi gaflet içinde yönetenler adalet karşısına çıkmadılar.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Adil Öksüz’ün yargılanması ne kadar gerekliyse FETÖ’yü “Ne istediniz de vermedik” diye devletin damarlarına sızdıranları yargılamak da o kadar gereklidir. Eğer memlekette adalet yerine gelmiyorsa hiçbir sorun düzelmeyecektir.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Adaletin olmadığı yerde terör olur.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Şimdi HÜDA-PAR üstünden Hizbullah güzellemesi yapıyorlar çünkü kendi geçmişlerinden ders almış değiller. Şu bir gerçek ki AKP kendisi mürtecileri desteklemese bile yabancı istihbarat servisleri mülteciler üstünden memlekette kaos çıkartmak isteyebilirler. Adalet yerini bulmazsa olacaklar bunlardır.</p>



<p class="wp-block-paragraph">“Ama iktidar dönüştü” diye bir şey olamaz.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Bir politika güdeceksin, o politika memleketin başına büyük belalar açacak. Sonra “Ben yerli ve millî olmaya karar verdim”.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Öyle olmuyor ama Türk-İslam sentezcileri olaya farklı açıdan bakıyorlar. Ne koparsak kâr mantığıyla hareket edip birer birer AKP saflarına geçiyorlar. Bunda gerçi şaşılacak bir şey yoktur. Nihayetinde Türk-İslam sentezi, Türk milliyetçilerini İslamcı yapmak ve kullanmak üzerine kurulmuş bir köprüdür.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Dünya yeni bir mücadeleye, yeni bir savaşa sokuluyor. Türkiye zaman kaybetmeden kaos ortamından sıyrılmalı ve Türk devleti fabrika ayarlarına geri dönmelidir. AKP’nin Batılı akıl hocalarıyla kurduğu ılımlı İslam politikalarını millî bir renge sokup söylemde milliyetçi ama icraatta rejim karşıtı hareketleri durdurmak gerekiyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">ABD’nin, İngiltere’nin, İsrail’in açık desteğiyle iktidar kurup ülkenin aleyhine olan her konudan güçlenerek çıkan AKP, Türkiye’nin geleceği için iyi bir seçenek değildir.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Şöyle kısaca bakalım:</p>



<p class="wp-block-paragraph">Ergenekon ve Balyoz kumpasları oldu. “Sivil vesayet” söylemleriyle AKP daha da güçlendi. Sonra yine AKP tarafından bunların kumpas olduğu kabul edildi.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Kürt açılımı yapıldı. Ayrıca her etnik unsuru kaşıdılar, azınlıklara türlü tavizler verdiler. Memleketin ulusal yapısını bozmak ve bizi ümmete dönüştürmek için her şeyi yaptılar. Sonuçta açılımın bir gaflet olduğu burnumuzun dibine yerleştirilen bombaların patlaması, şehirlerin yerle bir olması, verilen onca şehit ve gaziyle acı bir şekilde suratlara çarpıldı. Gel gelelim Türkiye’nin aleyhine olan bu durumdan da Erdoğan ve AKP, “terörle mücadele” söylemleriyle çıkmayı başardı.</p>



<p class="wp-block-paragraph">FETÖ’nün ihanet şebekesi olduğunu söyleyenler AKP’lilerin de desteğiyle “bağırsak temizliği” gibi iğrenç söylemlerle içeri atıldılar. Kimi öldürüldü kimi de bütün hayatından, evinden, ailesinden oldu. 15 Temmuz’daki kalkışma yine yüzlerce cana mâl oldu. Sonuç: Hemen ardından referandum yapıldı ve Erdoğan ülkemizin müstakbel başkanı oluverdi.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Kısacası Türkiye’nin aleyhine olan her şeyden güçlenerek çıkan, politikalarının yol açtığı sonuçları daima lehine çeviren, adaletin karşısına çıkacak cesareti olmayan bir AKP var.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Ve bu parti zihniyeti, kendi ittifakına dahil olmayan herkesi hain ilan ediyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Dün havuz medyasında devleti suç örgütü gibi yazıp çizenler, bugün devletçi kesiliyorlar. Hafızası güçlü insanların yüzüne baka baka milleti kandırmaktan çekinmiyorlar. Haya yok ki çekinsinler!</p>



<p class="wp-block-paragraph">Ne var ki Türk devletinin hafızası vardır. Bugünlerde herkesin diline dolanan “plan” sözcüğünün hakkını da yine Türk devleti verir. Ama öyle ama böyle&#8230; Nihayetinde adaletin olmadığı yerde zulüm vardır. Devletin görevi ise zulmün abad olmasını engellemektir. Bunu unutmayalım.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>“HDP’yle mi Yan Yana Gelecektik?”</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">Sinan Oğan, Cumhur İttifakı’na katılmasını böyle açıkladı. HDP’yle yan yana gelmeyiz, dedi. Kendi söylemine göre Kandil’i tercih etmedi, normal ama domuz bağına sarılıverdi.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Onu da geçtim&#8230;</p>



<p class="wp-block-paragraph">Özellikle “plana sadık kal” diye kendini avutan vatandaşlarımız için yazıyorum. Mehmet Metiner hangi partiliydi? Hangi partinin planına sadık kalarak Oğan’dan çok önce Erdoğan’ın saflarına geçti?</p>



<p class="wp-block-paragraph">Herkesin bir planı, herkesin bir hamlesi vardır. Eğer derin planlarınızı cümle alem biliyorsa geçmiş olsun. Bazen iyi niyet insana cehennemin kapılarını açtırır.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Bir şeyi de unutmayalım.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Kaostan çıkacak ve istikrar getirecek ülkede siyasî iktidar tek bir bileşenden oluşmaz. AKP’nin iktidar olduğu dönemlere bakın. O zamanki sistem gereği ittifak yoktu ama eski ülkücü, eski (ve daimi) liboş, eski CHP’li, eski DEHAP’lı&#8230; Ne ararsan vardı. O yüzden “Kadere bak, kimler kimlerle yan yana” edebiyatı yapmaya gerek yoktur.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Aslan ve ceylan birlikte kaçıyor. Orman yanıyor. Ormanı yakan adaletin karşısına çıkmıyor. Vatanseverlerin bir bölümü ise maalesef ideolojik mastürbasyon yapıyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Hiçbir zafer duygularla kazanılmaz. Hiçbir strateji duygularla kurulmaz.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Doğu Anadolu ve Güneydoğu Anadolu iyi tanınmalıdır. Üzerine düşünülmesini beklediğim ve ilerleyen günlerde değineceğim önemli bir konu da budur.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">445</post-id>	</item>
		<item>
		<title>Demogojik Türkiye Demokrasisi</title>
		<link>https://demiryolculuk.com/2023/05/15/demogojik-turkiye-demokrasisi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Yusufhan GÜZELSOY]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 15 May 2023 12:40:14 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Yazılar]]></category>
		<category><![CDATA[akp]]></category>
		<category><![CDATA[akşener]]></category>
		<category><![CDATA[chp]]></category>
		<category><![CDATA[cumhur ittifakı]]></category>
		<category><![CDATA[demiryolcu]]></category>
		<category><![CDATA[erdoğan]]></category>
		<category><![CDATA[kılıçdaroğlu]]></category>
		<category><![CDATA[mhp]]></category>
		<category><![CDATA[millet ittifakı]]></category>
		<category><![CDATA[mustafakemalatatürk]]></category>
		<category><![CDATA[seçim 2023]]></category>
		<category><![CDATA[siyaset]]></category>
		<category><![CDATA[türk]]></category>
		<category><![CDATA[türk dünyası]]></category>
		<category><![CDATA[türkler]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://demiryolculuk.com/?p=421</guid>

					<description><![CDATA[“Akıllılık çoğunluğa bakılarak ölçülmez.” George Orwell, 1984. “O yüzyılın ilk yıllarında Papa V. Clemens, Roma’yı [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p class="wp-block-paragraph"><em>“Akıllılık çoğunluğa bakılarak ölçülmez.” </em>George Orwell, 1984.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><em>“O yüzyılın ilk yıllarında Papa V. Clemens, Roma’yı senyörlerin tutkularına av olarak bırakıp Papalık makamını Avignon’a taşımıştı. Hristiyanlığın kutsal kenti bir sirke ya da bir geneleve dönüşmüştü; adına cumhuriyet dense de bir cumhuriyet değildi; silahlı çetelerin saldırısına, şiddet ve yağmaya uğruyordu. Din adamları, laik yargının dışında kaldıklarından, gözü dönmüş haydut çetelerine başkanlık ediyor, elde kılıç soyuyor, günah işliyor, haksız kazanca dayalı ticaret örgütlüyorlardı. (…)” </em>Umberto Eco, Gülün Adı.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><em>“Platon’un Gorgias’ta sunduğu sert eleştirilere göre Atina demokrasisi, rejime özgü iki ana özelliği sergiler: Beceriksiz kitleler tarafından seçilmiş beceriksizlerden oluşan bir yönetim ve kaçınılmaz olarak demogojik bir tıkanma. Bedenin hastalanması durumunda kim meslekten bir hekim yerine tedavi için oylamaya başvurur? Bu durunda çok daha zor olan şehrin (devletin) tedavisi neden siyaset sanatı konusunda hiçbir şey bilmeyen halk meclisinin çoğunluğuna bırakılır? Bu durum, yönetenler ile yönetilenler arasında demogojik bir ilişkinin oluşmasına neden olur.”</em> (Felsefe Tarihi I. Cilt, Mario Vegetti-Platon)</p>



<p class="wp-block-paragraph">Bu yaptığım üç alıntı da doğrudan doğruya günümüzü ilgilendiriyor. Seçimlerin ilk turu tamamlandı. Her ne kadar ikinci tura gidilecek olsa da ilk tur öncesi, adayların kazanan ve kaybeden psikolojisini aralarında değiş tokuş yaptıklarını görüyoruz. Bunda hakikatlerin değil sanal dünyanın rolü büyüktür.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Yıllarca basın ve medya tarafından beyni uyuşturulan kitleler, sanal ortamda sahte bir özgürlük içinde Atina demokrasisi kuruyorlar.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Kuşkusuz fikir ve gözlem bağlamında söylenecek çok şey var. Upuzun değerlendirmeler yapmak çok kolaydır. Ne var ki sözü uzatmak huyumuz değildir ve her zaman hatırlattığımız gibi “yalınlık gerçeğin belirtisidir.”</p>



<p class="wp-block-paragraph">Demogojik siyaset ise yalınlığın yani gerçeğin çok uzağındadır.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Siyasetin kerameti kendinden menkul parlak danışman çocuklarına yapılan yatırımlar siyasetçilere koca bir sanallık olarak geri dönüyor. Daha önceki yazılarımda da belirttiğim üzere sosyal medyada konuşulan neyse ona göre hareket etmek, sosyal medyada en çok tutan şakaları diline dolamak veya bir sağa bir sola dans etmek, iktidar kurmaya değil yalnız eğlendirmeye yarar. Tüm bu gösteriler demogojinin bir parçasıdır.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Ve gördüğüyle, duyduğuyla aldanıp illüzyonun içinde yaşayanlar için tüm bunlar pembe tabloların sebebidir.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Oysa insanların söyledikleri ve gösterdikleri çoğu kez yanıltıcıdır. Hele hele sanal dünyadaki sanal kişilikleri, sahte filozofları, sözde kanaat önderlerini gereğinden fazla abartırsan başkanlığına, iktidarına, sorumluluklarına “büyük ortak” almış olursun. Ancak bu da gerçeklerden uzaklaşmaya yarar, başka bir şey getirmez.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Bizim milletimiz tarihçi değildir, tarihi okumaz. İddia ettiği gibi, hamasetini yaptığı gibi tarihine sahip çıkmaz. Orkun Yazıtlarını bir defa bile okumaya milyonlarca insanın ayıbı olan ülkemizde daha büyük bir ayıp olarak Bilge Kağan’a söylemediği sözleri mâl ederiz, örneğin. Diğer yandan son derece gelenekçiyizdir.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Yıllarca bir partiye oy vermiş insanlar -anketörler bunun farkındalar mı bilmiyorum- anketlerin en büyük aldatıcılarındandır. Kişi ne kadar coşarsa coşsun ne kadar aşka gelirse gelsin en sonunda kabinde kendi siyasî geleneğiyle baş başa kalır. Yıllarca MHP’ye oy vermiş bir adam üç hilali görünce kritik saniyeler yaşamaya başlar. Yarı yarıya bir ihtimalle bu kişi MHP’ye oy vermeye devam edebilir. İşte bu kişiler azımsanmayacak bir kitle oluşturuyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Siyasetin parlak (!) danışmanları bunu hesap ediyorlar mı?</p>



<p class="wp-block-paragraph">Hayır.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Teknoloji çağında gece yarılarına hatta sabaha kadar seçim verisi beklerken ve bunu sorgulamak, topluma bunun ne anlama geldiğinia anlatmak yerine “Kazanıyoruz” diye gülücükler saçmak demogojik siyasetin karakteristik bir özelliğidir.&nbsp;</p>



<p class="wp-block-paragraph">Depremde yaşadığımız felaketin siyasal İslam’a zarar vereceğini düşünen biri ne geçmişi ne de bugünü iyi okuyordur. Öyleyse böyle bir kişi geleceği de kuramaz. Muhalif siyasette ise toplumu iyi okuyamayan siyasetçiler ve seçmenler mevcut. Galiba biraz daha geriye gidersek Atina demokrasisinin de gerisine gideceğiz.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Zira çok açık bir gerçektir ki büyük felaketler yaşayan kaderci toplumlar dinden uzaklaşmaz, dine yönelirler ve dinciler bundan kazançlı çıkarlar.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Deprem bölgesindeki konvoylar bir şey anlatmıyor mu? Öyleyse siz ne Millî Mücadele’yi ne de dünyanın diğer yerlerindeki örnekleri okuyamamışsınız demektir.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Okuyucu olmak başkadır, okumak başkadır. Bunlar arasındaki fark, bakmakla görmek arasındaki fark gibidir.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Saraylar kadar fildişi kuleler de cumhuriyetin doğasına aykırıdır.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Önemli bir noktaya değinmek isterim.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Millet İttifakı yani muhalefet iyi bir seçim süreci idare etti ama sosyal medya yanlış değerlendirildiğinden tabana hâkim olunamadı. Şunu unutmayın ki “aşko kuşko” diye tabir edilen tayfayla fanatik siyasal İslamcılar arasında üslup, bilgi ve zekâ bakımından fark yoktur. İşte o “aşko kuşko” tabir edilen tayfa, Kılıçdaroğlu’nun yürüttüğü kampanyaya ters bir şekilde karşıt görüşlü kitleleri uzaklaştırdı.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Hem “İnsanlar artık sevgi dili istiyor” diyeceksin hem de sana oy vermeyen kitleleri, senin adayını eleştirenleri linç edeceksin. Her türlü hakareti, her türlü küfrü reva göreceksin. Sonra utanmadan Aziz Nesin edebiyatı yapacaksın.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Sonuç ne oldu?</p>



<p class="wp-block-paragraph">Cehaletin iticiliği, aklını kullanan insanı da karşıt görüşlüleri de kendinden itti. İşte gerçek budur. Okunamayan gerçeklerden biri ve belki de en önemlisi, muhalif seçmenlerin AKP seçmenine tepeden bakması, sürekli onu aşağılamasıdır. Bunu birçok AKP’li seçmen bir numaralı eleştiri olarak dile getiriyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">“Hayır, Millet İttifakı yanlış aday belirledi” diyebilirsiniz ama seçim öncesi oluşan o olumlu havayı unutmamanız gerekir. Seçimden önce genel kanaat Kılıçdaroğlu’nun ilk defa iyi bir seçim yönettiği üzerineydi. Buna karşın seçimden sonra herkes “ben biliyordumcu” oldu. Rüzgâra göre yön tayin etmeyen insanları tenzih ederek yazıyorum. Rüzgâr sözde savunduğunuz seçimin aleyhine döndüğüne göre aslınıza rücû edebilirsiniz. Buna en başta CHP’nin içindeki Y-CHP’yi dahil ederek söylüyorum.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Zafer her zaman özüne dönenlerindir.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Tüm bunların yanında iyi şeyler de oldu.</p>



<p class="wp-block-paragraph">AKP için asla başarılı bir seçim söz konusu değildir. İktidar partisi zayıflamaya devam ediyor ve kan kaybını durdurmak mümkün değildir. Ayasofya’nın oyuncak edilmesine, cemaatlerle kucaklaşmaya, muhalefete terörist yaftası yapıştırmaya, devletin gücünü ve kanunları istismar etmesine rağmen zayıflık engellenemedi.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Üstelik TBMM’de bu kadar farklı gruptan siyasal İslamcı olması onların aleyhine bir durumdur. Gücü farklı grupların karşısına koyarsanız rekabet başlar. Aynı grupların ortasına koyarsanız düşmanlık başlar. İçerideki düşmanlık her zaman yıkıcı ve yıpratırıcıdır. Mevcut meclis profili, siyasal İslam’ın sonunu hızlandıracaktır.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Diğer yandan Y-CHP, “Y-CHP olmazsak oy alamayız” söylemini yitirmiştir. Milliyetçileri karşısına alan hiçbir parti HDP vb. bir oluşumla olan iletişimin siyasal ittifakla sınırlı olduğuna kimseyi inandıramaz. Üstelik milliyetçilerin oyunu almak için siyasal bir hedef oluşturmak, sanıldığı gibi oy kaybına neden olmayacaktır. HÜDAPAR ile yan yana gelen MHP, bir ara HDP’ye de ılımlı mesajlar veriyordu. Bu seçimin en şaşırtıcı sonucu MHP’nin aldığı oy olmuştur.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Yukarıda da yazdığım gibi değerlendirilecek daha çok konu var. Bunları da zamanı geldiğince yazacağım.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Şimdilik bir önceki yazımda yaptığım Galeli alıntısını tekrarlayayım:</p>



<p class="wp-block-paragraph">“Hakikati keşfettikten sonra anlamak kolaydır. Mesele hakikati keşfetmektir.”</p>



<p class="wp-block-paragraph">Sosyal medyanın, bilişsel savaşın en önemli silahı olduğunu unutmayınız.   </p>



<p class="wp-block-paragraph">(Öne çıkan görsel Takvim internet sitesinden alıntılanmıştır.)</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">421</post-id>	</item>
		<item>
		<title>&#8220;AKP Giderse&#8221;</title>
		<link>https://demiryolculuk.com/2023/05/07/akp-giderse/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Yusufhan GÜZELSOY]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 07 May 2023 15:17:27 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Yazılar]]></category>
		<category><![CDATA[balyoz]]></category>
		<category><![CDATA[cumhur ittifakı]]></category>
		<category><![CDATA[demiryolcu]]></category>
		<category><![CDATA[ergenekon]]></category>
		<category><![CDATA[kemal kılıçdaroğlu]]></category>
		<category><![CDATA[kumpas]]></category>
		<category><![CDATA[millet ittifakı]]></category>
		<category><![CDATA[mustafakemalatatürk]]></category>
		<category><![CDATA[recep tayyip erdoğan]]></category>
		<category><![CDATA[savunma sanayi]]></category>
		<category><![CDATA[seçimler]]></category>
		<category><![CDATA[siyaset]]></category>
		<category><![CDATA[türk]]></category>
		<category><![CDATA[türk dünyası]]></category>
		<category><![CDATA[türkler]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://demiryolculuk.com/?p=417</guid>

					<description><![CDATA[Türkiye’nin bütün değerlerini ve stratejik kurumlarını yalnız liyakatsiz atamalarla değil aynı zamanda zihniyet bakımından da [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p class="wp-block-paragraph">Türkiye’nin bütün değerlerini ve stratejik kurumlarını yalnız liyakatsiz atamalarla değil aynı zamanda zihniyet bakımından da sahiplenmeye çalışan AKP giderse ne olur?</p>



<p class="wp-block-paragraph">Soruyla birlikte aslında cevabını da vermiş oluyorum.</p>



<p class="wp-block-paragraph">AKP, “Biz gidersek savunma sanayisi durur” algısı yaratmaya çalışıyor. Yanlıştır. Aksine AKP millî güvenlik bakımından önemli olan tüm kurumları öz malı, bu kurumlarda çalışan herkesi de çalışanı gibi göstermeye çalışıyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Ayrıca sanki AKP’li siyasetçilerin ellerinde hesap kitap aletleri var da oturup kendileri uçak yapıyor gibi gülünç bir durum var. Yetmiyormuş gibi Cumhur İttifakı üyeleri önemli kuruluşlarımızın bahçesinden çıkmıyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Liyakatsizlik çok önemli bir sorundur. Millî güvenliğimizi etkileyen her noktada millî görev bilinci esas olacağından AKP’nin savunma sanayisini kendine mâl etme çabaları son derece tehlikelidir. Siyasîleşen her şey gibi bu noktalarda görev yapan kurum ve kuruluşlar da millî birliğe dayanırlar. Siyasetin olduğu yerde partileşme vardır, birlik yoktur.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Öyleyse “AKP giderse savunma sanayisi durur” demek yerine, “Komisyoncu yandaş iş adamları para kazanamaz” veya “Savunma sanayimizde liyakat artar” demek daha doğru olur.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Bu yazdıklarım dış politikamız için de geçerlidir.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Dünya öyle bir yola girdi ki -eskiden beri de böyle olmakla birlikte- dış politikayla ilgili tavır, siyasetçilerin de kaderini belirleyecektir.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Hangi parti veya partiler iktidara gelirse gelsinler dış politikada izlenecek yol “mecburî istikamet” olacaktır. O yüzden AKP giderse Batı yeniden Türkiye’nin dış politikasında duruma hâkim olur diye düşünmek de yanlıştır.</p>



<p class="wp-block-paragraph">AKP’nin HDP üzerinden yürüttüğü siyaset de hem yanlış hem de tehlikelidir. Aynı zamanda kendi içinde birçok çelişkiyle doludur.</p>



<p class="wp-block-paragraph">AKP “ümmet” anlayışından ötürü daima kimlik siyaseti uygulayacaktır. Erdoğan’ın miting meydanında verdiği güya ılımlı mesajlarda bile aslında ümmete dolaylı bir vurgu vardır. Biz Türk milletiyiz, bizim yapımız bellidir. Devletimizin kuruluş ilkeleri bellidir. Anayasanın değiştirilmesi teklif dahi edilemeyecek olan maddeleri bellidir.</p>



<p class="wp-block-paragraph">İktidardaki bir partinin HDP ile ilgili söyledikleri ne kadar doğruysa iktidar partisinin aynı kimlik siyasetini uygulaması bakımından Türkiye’nin nasıl ciddi bir tehdit altında olduğu kaygısı da o kadar normaldir. Bunda anlaşılmayacak bir şey yoktur.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Modası geçmiş “AKP giderse” ve “bekâ” sözleri üstünde bu kadar durmak yeterlidir&#8230;</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>NOT: </strong>Savunma sanayisinin özellikle de denizciliğin ürünlerine çökmeye çalışmadan önce insan bir döner de geçmişine bakar. Sen Özden Örnek gibi insanları hapse atacaksın, hayatlarını mahvedeceksin, ölümlerine neden olacaksın, sonra çıkıp “SİHA gemisi yaptık” filan diyeceksin.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Biraz hafıza&#8230;</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">417</post-id>	</item>
		<item>
		<title>Siyaset Gündemine Dair Kısa Bir Değerlendirme</title>
		<link>https://demiryolculuk.com/2023/05/04/siyaset-gundemine-dair-kisa-bir-degerlendirme/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Yusufhan GÜZELSOY]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 04 May 2023 17:10:14 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Yazılar]]></category>
		<category><![CDATA[akp]]></category>
		<category><![CDATA[chp]]></category>
		<category><![CDATA[cumhur ittifakı]]></category>
		<category><![CDATA[demiryolcu]]></category>
		<category><![CDATA[hdp]]></category>
		<category><![CDATA[hüdapar]]></category>
		<category><![CDATA[iyi parti]]></category>
		<category><![CDATA[millet ittifakı]]></category>
		<category><![CDATA[mustafakemalatatürk]]></category>
		<category><![CDATA[seçimler]]></category>
		<category><![CDATA[siyaset]]></category>
		<category><![CDATA[tengri]]></category>
		<category><![CDATA[türk]]></category>
		<category><![CDATA[türk dünyası]]></category>
		<category><![CDATA[türkler]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://demiryolculuk.com/?p=413</guid>

					<description><![CDATA[“Bütün hakikatleri keşfettikten sonra anlamak kolaydır; mesele keşfetmektir.” Galileo Galilei “İşe kesinliklerle başlayan, şüphelerle bitirir. [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p class="wp-block-paragraph"></p>



<p class="wp-block-paragraph"><em>“Bütün hakikatleri keşfettikten sonra anlamak kolaydır; mesele keşfetmektir.”</em></p>



<p class="wp-block-paragraph"><em>Galileo Galilei</em></p>



<p class="wp-block-paragraph"><em>“İşe kesinliklerle başlayan, şüphelerle bitirir. Şüphelerle başlamaya razı olan, kesinliklerle bitirir.”</em></p>



<p class="wp-block-paragraph"><em>Francis Bacon</em></p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Seçim ve Bilişsel Savaş</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">Seçimlere az bir zaman kaldı. Bu seçimler Türkiye ve dünya için muhtemelen gelecek yıllarda bilişsel savaşın en önemli örneklerinden biri olarak gösterilecektir. Bilişsel savaşı uygulayanlar ise siyasetçilerin kendileri değildir. Büyük bir ihtimalle siyaset sahnesindeki pek çok aktörün bu kavramdan haberi de yoktur. Buna karşın, sosyal medya başta olmak üzere her unsuru bir enstrüman olarak kullanan bilişsel savaşçılar, seçimin gerçek kazanan ve kaybedenleri arasında yerlerini alacaklardır.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Genç nüfusun siyasetçilerden beklentilerini bir yana bırakalım -çünkü siyasetçiler de hatalı bir şekilde öyle yapıyorlar- sosyal medyayı analiz eden danışmanlar, siyasetin aktörlerine sempati kazandıracak senaryolarla meşgul oluyorlar. Siyasetçiler de sosyal medyada kullanılan dili benimsiyorlar, çok gülünen şakaları yapıyorlar ve tepki gösterilen konuları gündemlerine aldıklarını göstermeye çalışıyorlar. Oysa bu sempati yaratmaya çalışan yaklaşımın gençler üzerindeki etkisi zayıftır ve gençler bu tür yaklaşımları samimi bulmamaktadırlar.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>AKP’nin Dar Alanda Başarısız Paslaşmaları</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">İktidar partisi en kötü seçim öncesi dönemini yaşıyor. Açık bir çaresizlik ve bunun getirdiği panik hâli mevcut. Sürekli savunma sanayisi gündeme getiriliyor. Her seçimde yapıldığı gibi ülkenin stratejik önemi büyük savunma sanayi kuruluşları siyasî malzeme hâline getiriliyor. AKP giderse ülkenin bölüneceği, Haçlıların kazanacağı propagandası yapılıyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Paniğin getirdiği bir tutarsızlık: HDP ile yan yana gelmek için yapılan ufak tefek yoklamalar umutsuzluğu artırınca AKP çaresiz HÜDAPAR’a sarıldı.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Demokratik (!) Türkiye’de devlet televizyonu TRT, dolaylı veya dolaysız olarak sürekli bir biçimde iktidar propagandası yapıyor. Partilere adil süre ayırmıyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">AKP’nin samimi olduğu tek nokta, Erdoğan’ın muhaliflere yönelik “dinsiz, imansız” ithamları oldu. Kendisinin başdanışmanlığını yapan Şükrü Karatepe, 10 Kasım’da ne demişti: “&#8230;<em>Bekledik, biraz daha bekleyeceğiz. Gün ola harman ola, Müslümanlar içlerindeki hırsı, kini, nefreti eksik etmesin</em>.”</p>



<p class="wp-block-paragraph">Dindar, kindar nesil isteyen bir cumhurbaşkanına böyle bir başdanışmanın atanmasına nasıl şaşırmıyorsak, “Artık doktor dövebiliyoruz” diye sevinen kinci dindar kitlelere “cihat” algısı aşılanmasına da şaşıramayız.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Akıl ve Duygu</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">Siyaset öyle bir şeydir ki duygular ön plana çıktığında kişinin ulaşacağı son nokta derin bir uçurumun kenarıdır. Temel amaç iktidara gelmekse söz konusu olan matematiktir. Bu noktadan itibaren matematik hesabını yapacak kişiler her türlü unsuru sayı değeri karşılığı vererek hesaba katar, stratejisini buna göre oluşturur. Matematikte sonuca duygularla değil akılla gidilir.</p>



<p class="wp-block-paragraph">İdeallerimi, hayalimdeki Türkiye’yi siyaset değerlendirmesine bulaştırırsam hem onları yozlaştırmış olacağım hem de gerçekçi bir sonuca varmam mümkün olmayacaktır. Bilhassa günümüz siyasetinde ideal ülkeleri yaratacak kimseler iktidara gelmez. Cehalet, kültür ve ahlâk yozlaşması tüm dünyada yaygınlaşırken siyasî aktörlerin söylemleri iyice gerçek dışına çıkacak, sahtelikle dolu propagandalar artacak ve en popülist kimseler en yüksek oyları alacaklardır.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Benim açık görüşüm şudur: Açıkça kendinden olmayanı Müslüman saymayan, başka partilerin seçmenlerini rahatlıkla kâfir, imansız kimseler olmakla itham eden, sürekli aba altından sopa gösteren, kadrolaşmanın dibine vuran, kumpas davaları, açılım projesinin bitmesi sonrasında ülkeyi neredeyse iç savaşın eşiğine getiren terör olayları ve darbe girişimi öncesindeki ihmalleri nedeniyle yargılanması gereken, devletin temellerine muhalif olmasına karşın devlet içinde kemikleşmeye çalışan AKP’nin iktidardan mutlaka gitmesidir.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Seçimde vereceğim oyu işte uzun zamandır taşıdığım bu düşüncelerle vereceğim.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Sinan Oğan ve Muharrem İnce Oyları Bölüyor mu?</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">Ezberden bakarsak evet ama düşünüp karar verirsek cevabımız başka olacaktır. Muharrem İnce, CHP’li geçmişinden ötürü az veya çok -ki muhtemelen çok az- oyu CHP’ye kızgın olan seçmenden alacaktır. Sandığa dönecek seçmenle kararsız oyların da yine çok azını alacak gibi duruyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Bir diğer aday Sinan Oğan’ın durumu ise başkadır. Oğan, sandığa dönecek milliyetçi seçmenden, kararsızlardan en fazla oyu alan aday olacaktır ve adaylığı Cumhur İttifakı partileri için daha ciddi bir sorundur. Millet İttifakı seçmenlerinden alacağı oy, muhtemelen İnce ile aynı oranda olacaktır.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Millet İttifakı ise bu iki adayı oyları bölmekle suçlamamalıdır. Oğan’ın siyasette güçlenmesi iktidardaki ittifakın aleyhinedir. Yine demokrasinin geri geleceği söylemiyle oyların bölüneceği ithamı birbiriyle çelişmektedir.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>İradeni Sorgula</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">Francis Stonor Saunders’in “Parayı Verdiği Düdüğü Çaldı” kitabında şöyle bir alıntı vardır:</p>



<p class="wp-block-paragraph">“<em>Öyle bir zaman geldi ki&#8230; hayat kendi kendini düzenleme yeteneğini açıkça kaybetti. Dışarıdan düzenlenmesi gerekiyordu. Aydınlar bunu kendilerine iş edindiler. Söz gelimi Machiavelli’nin zamanından günümüze kadar bu düzenleme işi; hayalleri boşa çıkaran, felaketlere yol açan, göz kamaştırıcı, aldatıcı ve büyük bir projeydi. Humboldt gibi kabına sığamayan, keskin zekâlı, çatlak bir adam, insanlığın o devasa ve sonsuz çeşitlilikteki işlerinin artık ender bulunur kişiler tarafından yönlendirilmesi gerektiğini keşfetmenin sevinciyle doluydu. Kendisi ender rastlanır bir insandı ve bu nedenle de güç sahibi olmaya uygun bir adaydı. Evet, neden olmasın?”</em></p>



<p class="wp-block-paragraph">Yine aynı kitaptan en etkili propaganda tarzına ait bir alıntı da şudur: “<em>(Etkili propaganda) söz konusu kişinin kendisinin inandığını sandığı nedenler yüzünden, sizin arzu ettiğiniz yönde hareket etmesidir.</em>”</p>



<p class="wp-block-paragraph">Göz ve kulak insanı çoğu kez aldatır.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Kimlik Siyaseti ve Sonuç</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">Siyasetteki en can sıkıcı söylem, “Kürt oyu”, “Kürt seçmen” gibi ifadelerdir. Esasında bu ifadelerin benimsenmesi doğrudan doğruya Türkiye Cumhuriyeti’nin temellerine bir saldırıdır. Türkiye’de paralel bir devlet olamayacağı gibi paralel bir millet de olamaz. Ne var ki siyasetçiler ve seçmenler bu konuda sorumlu davranmıyor çünkü bilinç ve devletin temel ilkelerine bağlılık konusunda samimiyet yok.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Yok Alevi seçmen, yok Kürt seçmen, yok Laz seçmen vs&#8230; Dinamo Zagreb-Kızılyıldız arasında 13 Mayıs 1990’da yapılan bir maç, Yugoslavya’nın bölünmesini tetikledi. Günümüz siyaseti futbolu bile ayrışma unsuru hâline getirmedi mi?</p>



<p class="wp-block-paragraph">Bu seçim bütün unsurlarıyla tek bir milletin seçimidir. Kaldı ki bu söylemler matematik hesabını zorlaştırmaktan başka bir işe yaramıyor. Diğer yandan, HDP ve HÜDAPAR gibi partiler koparabildiklerini koparmaya çalışıyorlar.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Ve millî devletin altını oymaya, seçim zamanında tam gaz devam eden emperyalistler, bilişsel ve psikolojik savaşı şiddetli şekilde uygulamaya devam ediyorlar. Neoliberallerin Türkiye’ye dayattığı modern Sevr’i hayata geçirmek için umut besliyorlar.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Bu da onların fakir dünyalarının ekmeği olsun&#8230;</p>



<p class="wp-block-paragraph">Savaşın her türlüsünü yine Mustafa Kemal’in askerleri kazanacaktır. &nbsp;</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">413</post-id>	</item>
	</channel>
</rss>
