<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	 xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" >

<channel>
	<title>çatışma &#8211; Demir Yolcu</title>
	<atom:link href="https://demiryolculuk.com/tag/catisma/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://demiryolculuk.com</link>
	<description> Dünyayı elinde tutan, onu anlayış ile tuttu; halka hükmeden, bu işi bilgi ile yaptı. (Kutadgu Bilig)</description>
	<lastBuildDate>Mon, 16 Jun 2025 20:33:45 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.4</generator>

<image>
	<url>https://demiryolculuk.com/wp-content/uploads/2024/03/cropped-LOGOSp-1-32x32.png</url>
	<title>çatışma &#8211; Demir Yolcu</title>
	<link>https://demiryolculuk.com</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
<site xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">203450429</site>	<item>
		<title>Siyonist Kan Emicilerin Ebedi Savaşı</title>
		<link>https://demiryolculuk.com/2025/06/16/siyonist-kan-emicilerin-ebedi-savasi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Yusufhan GÜZELSOY]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 16 Jun 2025 20:21:23 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Yazılar]]></category>
		<category><![CDATA[abd]]></category>
		<category><![CDATA[armageddon]]></category>
		<category><![CDATA[çatışma]]></category>
		<category><![CDATA[david ben gurion]]></category>
		<category><![CDATA[demiryolcu]]></category>
		<category><![CDATA[ebedi savaş]]></category>
		<category><![CDATA[ergenekon]]></category>
		<category><![CDATA[iran]]></category>
		<category><![CDATA[israel shahak]]></category>
		<category><![CDATA[İsrail]]></category>
		<category><![CDATA[mustafakemalatatürk]]></category>
		<category><![CDATA[nazi]]></category>
		<category><![CDATA[savaş]]></category>
		<category><![CDATA[siyonizm]]></category>
		<category><![CDATA[türk]]></category>
		<category><![CDATA[türk dünyası]]></category>
		<category><![CDATA[türkiye]]></category>
		<category><![CDATA[türkler]]></category>
		<category><![CDATA[vadedilmiş toprak]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://demiryolculuk.com/?p=1265</guid>

					<description><![CDATA[Siyonist Kan Emicilerin Ebedi Savaşı Prof. Israel Shahak, 10 yaşındayken annesiyle beraber Nazilerin Poniatowa Toplama [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p class="has-text-align-center"><strong>Siyonist Kan Emicilerin Ebedi Savaşı</strong></p>



<p>Prof. Israel Shahak, 10 yaşındayken annesiyle beraber Nazilerin Poniatowa Toplama Kampından kaçtı.</p>



<p>Fakat şansı yaver gitmedi, doğduğu şehir olan Varşova’da tekrar annesiyle beraber Nazilere esir düştü. Bu kez Belsen’e gönderildi. 2 yıl sonra İngiliz ordusu kampı ele geçirdiğinde kurtuldu.</p>



<p>Filistin’e geldikten sonra annesi hastalanan Shahak hem okudu hem çalıştı. Kimya profesörü oldu. İsrail kurulduktan sonra Siyonistlerin birçok ayrımcılığına şahit oldu. Kısa zamanda sert bir muhalife dönüştü.</p>



<p>Prof. Shahak, kendisini ateist olarak tanıtmış David Ben Gurion’un Süveyş Savaşı’nın üçüncü gününde Knesset’te “vadedilmiş topraklar”dan bahsettiğini görünce çok şaşırdı. David Ben Gurion, savaşın gerçek nedeninin Davut ve Süleyman’ın krallığını yeniden kurmak olduğunu söylemekten çekinmiyor; batıda Kıbrıs’ı, kuzeydoğuda Van Gölü’ne kadar olan toprakları İsrail’in sözde vadedilmiş topraklarına ekliyordu.</p>



<p>Sözde insanlığın koruyucusu olan Batılı emperyalistler, dünyanın geri kalanını insan saymadıkları için nükleer güç olmayı sadece kendilerine ve İsrail’e ait bir hakmış gibi görüyor.</p>



<p>Evet, Prof. Shahak “İsrail’in Nükleer Sırları” adını verdiği bir kitap da yazdı. İsrail’in nükleer güç olma çabaları Amerikan devletinin bir kısmından destek görürken bir kısmı da buna karşı çıkıyor.</p>



<p>Mario Puzo, “Omerta” romanında konuya kısaca değinir. Romanda FBI ajanlarının senaryolarından birinde, İsrail nükleer güç olsa bile bu kozu kullanmak istediği zaman büyük bir felaket meydana geleceği için Amerikalıların İsrail’in silahları kullanmasını engelleyebileceğine dair ihtimaller vardır.</p>



<p>Prof. Shahak’ın “Yahudi Tarihi, Yahudi Dini” kitabında şu bilgileri verir:</p>



<p>“Hem anti-semitizme hem de Yahudi şövenizmine karşı olmak Yahudiler tarafından benim anlamsız bulduğum ‘kendi kendine düşmanlık’ olarak kabul edilir.”</p>



<p>Neden?</p>



<p>Cevabı basittir: Siyonistlerin İsrail kurulduktan sonraki en büyük çabaları, İsrailli Yahudiler başta olmak üzere bütün Yahudileri daima tehlike altında olduklarına inandırmaktır. Onlara göre İsrail tehlikelerle çevrilidir. Herkes Yahudi düşmanıdır, bu nedenle tüm düşmanlar acımasızca yok edilmeli, bilhassa yakın memleketlerde her türlü fesat faaliyeti yürütülmelidir.</p>



<p>Siyonistlerin İsrail’de benimsediği bu anlayışa “ebedi savaş konsepti” denir. Moshe Sharett bu politikayı tehlikeli bulanlardandı, tasfiye edildi. Armageddon senaryoları da bu konseptle benzerdir. Sözde kıyamet savaşıyla ilgili ister Siyonistlerin ister Evanjelistlerin senaryolarını okuyun, en sonunda “Eee, ne oldu şimdi?” diye sorarsınız.</p>



<p>Çünkü büyük savaştan sonra da Yahudilerin az sayıda kalıp tüm dünyayla savaşmaya devam edeceklerini göreceksiniz.</p>



<p>Bu noktada İran’ın yaptığı saldırılarda çok dikkatli olması gerekir.</p>



<p>Siyonizm mitolojik bir canavar gibidir. Kendi kanı da dahil olmak üzere her türlü kandan beslenir. İsrail’in tüm vatandaşlarının Siyonizm’e teslim olduklarını düşünmek yanlış olacaktır. Siyonistlerin ebedi savaşa ikna etmek istediği kitleleri kucağa itmemek gerekir.</p>



<p>İsrail’in İran’ı kaşıması, halkına gerçek bir tehlikeyi, bu tehlikenin boyutlarını göstermek maksadını da taşıyor.</p>



<p>İsrail, yıllardır Filistin’de katliam gerçekleştiriyor. Nükleer çalışmalar yapıyor. Bölgede sürekli karışıklık çıkarıyor. Sonra çıkıp İran’a karşı tüm dünyayı örgütlemeye çalışıyor.</p>



<p>İsrail’in de İran’ın da din devleti olması ve Orta Doğu’nun yaşadığı acıların adeta kader haline gelmesini de vicdanlı her vatandaş takdir edecektir, diye eklemek isteriz.</p>



<p>Son olarak Suriye, Irak, İran ve Türkiye’den ayrılmak isteyen ayrılıkçı Kürtlere gelelim.</p>



<p>İsrail’in vadedilmiş toprak hayali gün gibi açıkken İsrail’in bu ülkeler tarafından yıkılmasını istemek, kendini idam sehpasına çıkarmaktır. Kürtlere özgürlük vadeden Siyonistler, dört ülkede de günden güne daha büyük hedef haline geliyor. MOSSAD’la iş birliği yapan Kürtçüler, İsrail yanlısı bölücü propagandalar yapıyorlar.</p>



<p>Zannediyorlar ki İsrail kendilerine devlet verecek&#8230;</p>



<p>Oysa Siyonistlerin Kürtlere verdiği rol, kendi evinin çatısını yıkıp enkaz altında kalmaktır. Süleyman’ın tapınağını inşa eder gibi tekrar sözde vadedilmiş topraklarını inşa ettiklerinde evin baştaki köşesine Kürt Yahudileri yerleşecektir.</p>



<p>Kürt Yahudisi; Osmanlı Yahudisi, Türk Yahudisi, İngiliz Yahudisi, Amerikan Yahudisi kabilinden bir kavramdır.</p>



<p>Bölücü garibanlar da zannediyorlar ki Yahudilerle akrabadırlar.</p>



<p>Türk milletinin asli parçası olup kendi vatanında özgürce yaşamak varken Yahudiler arasında bile çılgınlık derecesinde ayrımcılık yapan İsrail’in güdümüne girme hayalini kurmak&#8230; Prof. Israel Shahak, şu olayı anlatır: 1965-1966 yıllarında, Kudüs’te Yahudi olmayan bir adam yere yığılır. Yahudi esnaf, ambulans çağırmak için gelenlere “cumartesi yasağı”nı bahane ederek telefonunu kullandırmaz. Shahak mahkemelere kadar gider, olayı anlatır ve Yahudi olmayan biri için “cumartesi yasağı”nın delinemeyeceği cevabını alır.</p>



<p>Vadedilmiş toprak hayaliyle yaşayanlar böyle&#8230; &nbsp;&nbsp;</p>



<p>Neyse ki vadedilmiş toprakları ancak Siyonizm’in mezarı olmak üzere vadedenler vardır.</p>



<p>Mustafa Kemal’in askerlerine selam olsun!</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">1265</post-id>	</item>
		<item>
		<title>Batı Erdoğan&#8217;ı Gerçekten İstemiyor mu?</title>
		<link>https://demiryolculuk.com/2023/05/31/bati-erdogani-gercekten-istemiyor-mu/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Yusufhan GÜZELSOY]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 31 May 2023 14:56:21 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Yazılar]]></category>
		<category><![CDATA[abd]]></category>
		<category><![CDATA[afganistan]]></category>
		<category><![CDATA[akp]]></category>
		<category><![CDATA[batı]]></category>
		<category><![CDATA[çatışma]]></category>
		<category><![CDATA[demiryolcu]]></category>
		<category><![CDATA[doğu]]></category>
		<category><![CDATA[erdoğan]]></category>
		<category><![CDATA[mülteci]]></category>
		<category><![CDATA[mustafakemalatatürk]]></category>
		<category><![CDATA[rusya]]></category>
		<category><![CDATA[savaş]]></category>
		<category><![CDATA[sınır]]></category>
		<category><![CDATA[taliban]]></category>
		<category><![CDATA[türk]]></category>
		<category><![CDATA[türk dünyası]]></category>
		<category><![CDATA[türkler]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://demiryolculuk.com/?p=458</guid>

					<description><![CDATA[Sıklıkla anlatılan bir hikâye vardır. Hz. Ali taraftarı Küfelilerden bir adam, devesini alıp Şam’a gelmiş. [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>Sıklıkla anlatılan bir hikâye vardır. Hz. Ali taraftarı Küfelilerden bir adam, devesini alıp Şam’a gelmiş. Şamlı bir adam karşısına çıkıp Küfelinin devesini istemiş, “<em>O dişi deve benimdir</em>” diye tutturmuş. Küfeli ne kadar devenin kendisine ait olduğunu ve dişi olmadığını söylese de Şamlı adam hır gür çıkarmış, sonunda olay Şam’ın yöneticisi Muaviye’ye aksetmiş.</p>



<p>Binlerce insanın toplandığı bir kalabalığın önünde Muaviye dönüp Şamlılara sormuş, “<em>Bu dişi deve kimindir?</em>”</p>



<p>Ahali, “<em>Bu dişi deve Şamlınındır</em>” diye cevap vermiş. Bunun üzerine deveyi tutup Şamlı adama vermişler. Küfeli olayın şaşkınlığını yaşarken Muaviye onu yanına çağırtmış, “<em>Ey Küfeli, ikimiz de biliyoruz ki bu deve dişi değil erkektir. Sen Küfe’ye dönünce yaşadığın bu olayı Ali’ye anlat. De ki, Muaviye’nin erkek deveyi dişi deveden ayırt edemeyen ve o ne derse yapan on bin tane adamı var. Ona göre ayağını denk al.</em>”</p>



<p>Ne dün ne de bugün Muaviye’nin adamları yalnız Şam’da değildir. Küfe’de de Muaviye’nin birçok adamı vardır. Bu ayrıntıyı not düşüp konumuza geçelim.</p>



<p>The Telegraph’tan James Crisp, Erdoğan’la ilgili aynen şu cümleleri kaleme aldı: “<em>AB, demokratik değerler ve insan haklarından bahsediyor ancak 2015 sığınmacı krizinde Suriyeli sığınmacıları ülkesinde tutması için Erdoğan’a büyük meblağlar ödemekten kaçınmadı.&nbsp; Türkiye ayrıca daha fazla nakit karşılığında Akdeniz’den yasadışı geçiş yapan göçmenleri geri almayı da kabul etti. Erdoğan’ı beğenmek imkânsız olabilir ama kendini çok faydalı kıldı.</em>”</p>



<p>“&#8230;ama kendini çok faydalı kıldı.” cümlesine dikkat edilmesi gerekir çünkü Erdoğan kendisini yalnız Batı için faydalı kılmadı. AKP iktidarı döneminde hem Ukrayna’ya Bayraktar satılıyor hem de Rusya’yla iyi ilişkiler sürdürülüyor. Erdoğan, sığınmacı kozu sayesinde Batılı güçler içinde destek bulabiliyor.</p>



<p>Böylece Rusya, kendisiyle yakınlaşan ve bu yakınlaşmanın dozunu kaçıran iktidarın sürekliliğinden faydalanmış oluyor.</p>



<p>Yani o “Batı, Milleti İttifakı’nı destekliyor” propagandası çok temelsizdir. Batı, sığınmacıları göndermeyi vadeden bir ittifakla yürümez. Millet İttifakı bu konuda samimi olsa da olmasa da böyle bir riske girmez.</p>



<p>İspanya’da göçmen karşıtı muhalefetin iktidara geldiğini, Avrupa genelinde aşırı sağın yükseldiğini, Türkiye’de Avrupa’dan gelen parayla sığınmacı tutulduğunu ve göçmenleri göndereceğiz diyen muhalefetin iktidara gelemediğini görüyoruz.</p>



<p>Okuyabilene bu da çok şey anlatır. Avrupa ülkelerinin Erdoğan’ı istemediği koca bir yalandır. Erdoğan’a oy verenlerin ülkeyi terk etmesini isteyen Avrupalı siyasetçiler, Türkiye’de sığınmacı tutan Erdoğan’ın iktidardan gitmesini ister mi?</p>



<p>Çok yakında AKP iktidarının Batı ve ABD’yle daha fazla yakınlaşma içine girme ihtimali vardır. Bu ihtimal gerçek olsa bile bizim Şamlılar nasıl ki AKP’yi her değişimde desteklemeye devam ettiler, yine destekleyeceklerdir. Nitekim Şamlılar pek fanatiktir.</p>



<p>Öte yandan İran, sınırına duvar örmek istiyor. Amerikan devleti Taliban’ı resmen tanıma zamanının geldiğini konuşmaya başlıyor. Taliban ise ABD’den ve Afgan ordusundan ele geçirdiği onca malzeme ve araçla İran’a karşı saldırgan bir tutum izlemeye başlıyor.</p>



<p>Mezhep vb. nedenler tamamen bahane&#8230;</p>



<p>Yarın bir gün ABD ve İsrail’in İran’ı bombalayıp Taliban’a kapıları açması mümkündür. Taliban gibi örgütler fetih ideolojisine sahiptir. Türkiye hem içeriden hem de dışarıdan kuşatılıyor. Bunu görmek zor değil ama maalesef fanatiklik ve bankamatik fareliği insanlara daha bir hoş geliyor.</p>



<p>Bugüne kadar her siyasetinde, her sözde stratejik derinliğinde başarısız olmuş bir iktidar var. Ne yazık ki aynı iktidar, iç siyasette herhangi bir ölçüsü olmayan bir anlayışa sahip olduğu için milletin diğer yarısını terörist, gay, Allahsız, dinsiz ilan edebiliyor. Tarihteki düşmanlıkları ve milletin hem umutlarını hem de korkularını çok iyi kullanabiliyor. Göçmen siyaseti de başarısız olacak, büyük ihtimalle canımız yanacak.</p>



<p>Ne var ki fanatikler ve bankamatik farelerinin yüzü kızarmayacak.</p>



<p>Onlar “Sonuna kadar Erdoğan” diye diye belki de ülkenin sonunu getiriyorlar&#8230;</p>



<p>Hainle kahramanı ayırt edemeyen Şamlılara, Küfeli gibi davranan Şamlılara laf anlatmak boşa zaman kaybıdır.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">458</post-id>	</item>
	</channel>
</rss>
