<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	 xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" >

<channel>
	<title>afganistan &#8211; Demir Yolcu</title>
	<atom:link href="https://demiryolculuk.com/tag/afganistan/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://demiryolculuk.com</link>
	<description> Dünyayı elinde tutan, onu anlayış ile tuttu; halka hükmeden, bu işi bilgi ile yaptı. (Kutadgu Bilig)</description>
	<lastBuildDate>Thu, 25 Jan 2024 12:42:22 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=7.0</generator>

<image>
	<url>https://demiryolculuk.com/wp-content/uploads/2024/03/cropped-LOGOSp-1-32x32.png</url>
	<title>afganistan &#8211; Demir Yolcu</title>
	<link>https://demiryolculuk.com</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
<site xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">203450429</site>	<item>
		<title>Neoconlar İçin Küçük Ama İnsanlık İçin Büyük &#8220;Son Vuruş&#8221;</title>
		<link>https://demiryolculuk.com/2024/01/25/neoconlar-icin-kucuk-ama-insanlik-icin-buyuk-son-vurus/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Yusufhan GÜZELSOY]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 25 Jan 2024 12:42:20 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Yazılar]]></category>
		<category><![CDATA[abd]]></category>
		<category><![CDATA[afganistan]]></category>
		<category><![CDATA[demiryolcu]]></category>
		<category><![CDATA[ergenekon]]></category>
		<category><![CDATA[eşref bitlis]]></category>
		<category><![CDATA[ingiltere]]></category>
		<category><![CDATA[isveç]]></category>
		<category><![CDATA[kagan family]]></category>
		<category><![CDATA[küresel]]></category>
		<category><![CDATA[milei]]></category>
		<category><![CDATA[mustafakemalatatürk]]></category>
		<category><![CDATA[NATO]]></category>
		<category><![CDATA[nazizm]]></category>
		<category><![CDATA[neocon]]></category>
		<category><![CDATA[pedofili]]></category>
		<category><![CDATA[rusya]]></category>
		<category><![CDATA[savaş]]></category>
		<category><![CDATA[siyonizm]]></category>
		<category><![CDATA[türk]]></category>
		<category><![CDATA[türk dünyası]]></category>
		<category><![CDATA[türkler]]></category>
		<category><![CDATA[uçak]]></category>
		<category><![CDATA[ukrayna]]></category>
		<category><![CDATA[varşova paktı]]></category>
		<category><![CDATA[zelenski]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://demiryolculuk.com/?p=692</guid>

					<description><![CDATA[İsveç’in NATO üyeliğini onaylamayan iki ülke vardı. Bu ülkelerden biri Türkiye, diğeri Macaristan’dı. Türkiye, İsveç’in [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p class="wp-block-paragraph">İsveç’in NATO üyeliğini onaylamayan iki ülke vardı. Bu ülkelerden biri Türkiye, diğeri Macaristan’dı. Türkiye, İsveç’in NATO üyeliğini TBMM Genel Kurulu’nda yaptığı oylamayla kabul etti. Macaristan’da ise Orban, en kısa zamanda parlamentonun üyeliğe onay vereceğini açıkladı.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Yine zamanı geri saralım.</p>



<p class="wp-block-paragraph">SSCB 1949’da kurulan NATO’ya 1954’te Varşova Paktı’yla karşılık verdi. 8 ülkenin katıldığı Varşova Paktı askeri ve siyasi bir birlikti. SSCB, imparatorluklar mezarlığı Afganistan’da toprağa verilirken Varşova Paktı da Baba Bush’un verdiği sözler karşılığında sona erdi.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Verilen söz ise şuydu: Gorbaçov, SSCB’yi hayata döndürmek için “açıklık ve yeniden inşa” (glasnost ve perestroyka) politikalarını uygulayacaktı. Buna karşılık ABD, NATO’yu Rusya’nın güvenliğini tehdit edecek bir mesafeye yaklaştırmayacaktı.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Hayata döndürmek denen şey de ABD öncülüğündeki kapitalist sisteme uyum sağlamaktan başka bir şey değildi.</p>



<p class="wp-block-paragraph">İki büyük devletten biri diğerine söz veriyor, diğeri verilen sözü yazılı bir anlaşmaya çevirmiyor. Küçük gibi görünen ihmaller herkes için arıza çıkarır.</p>



<p class="wp-block-paragraph">ABD neoconların güdümünde olduğu müddetçe asla sözünü tutmadı. SSCB dağıldı, başta Rusya olmak üzere eski Sovyet ülkeleri hayata dönme noktasında başarısız olunca kapitalist dünyaya adeta birer zombi gibi uyandılar. Uzun süre Sovyet ideolojisiyle yaşayan ve dünyanın Doğu Bloku’nda yer alan ülkeler kelimenin tam anlamıyla afalladılar.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Birkaç kez yazdığım gibi bir devletin yaşayacağı en onursuz, en acınacak günleri yaşadılar. Yahudi kökenli oligarklar eski SSCB’yi idarelerine alırlarken Aslan Usoyan (Ded Hasan) gibi bölücü terör örgütüyle ilişkili mafya liderleri de yeraltı dünyasını ele geçirdiler. Türk cumhuriyetlerinde eskisi kadar olmasa da bugün de devam eden akrabalık, oymak ve mafya etkisi aldı başını gitti.</p>



<p class="wp-block-paragraph">ABD’li stratejist Mackinder’ın “Heartland” (Kalpgah veya Candamarı) olarak adlandırdığı Avrasya, dünyanın kalbiydi ve ona hâkim olan dünya adasına, dünya adasına hâkim olan da dünyaya hâkim olacaktı. Henry Kissinger, Zbigniew Brzezinski gibi ABD derin devletinin önde gelen diplomat ve stratejistleri bu anlayışa aynen bağlı kaldılar.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Ama Mackinder’ın teorisinden tavizler vererek bunu yaptılar.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Brzezinski’nin açıkça “Birbirleriyle iş birliği engellenmeli.” diye yazdığı Doğu Avrupa ülkeleri arasında sürekli olarak kaos çıkarıldı. Bu kışkırtılan ülkelere Türkiye de dahildir. Suriye; Türkiye ve Rusya’nın sahada kapıştırılmak istendiği yerlerin başında geldi. Küçük enişte Ahmet Davutoğlu döneminde Şam’da Emevi Camisinde namaz kılmak hayaliyle yanıp tutuşan takkeli neoliberaller, Halep’ten girip Kremlin’den çıkabileceklerini zannedecek kadar cahildiler.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Sırtı sıvazlı Davutoğlu gibi siyasetçiler yanağa da bir şefkat tokadı yiyince bu gerçeği öğrendiler.</p>



<p class="wp-block-paragraph">SSCB’yle imzalanan ve özellikle nükleer silahları kontrol altına alan anlaşmalardan 2001’de çekilen Amerikalı neoconlar Avrupa’yı bir füze üssü hâline getirdiler. Rusya’ya verilen söze rağmen ateşle oynamaya devam ederek NATO’yu adım adım Doğu Avrupa’ya yani Kalpgah’a getirdiler.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Kalpgah’ı fethetmek isteyenlerin hayalindeki “Yeni Amerikan Yüzyılı Projesi”, bir “ABD İmparatorluğu” hayaline dayanır. Bugüne kadar ABD’nin resmi olmayan bir imparatorluk olup olmadığı tartışıladursun Brzezinski, Kagan ailesi, Robert Kagan’ın dişi Hitler diyebileceğimiz eşi Victoria Nuland ve daha niceleri gerçek bir imparatorluğu Neocon-Siyonist eliyle inşa etmeye çalışıyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Nuland, “Ukrayna’daki savaş ne pahasına olursa olsun devam etmeli.” demekten de “AB’nin canı cehenneme!” demekten de çekinmedi. Basın ve medya benim güdümümde olsa ben de böyle rahat konuşur, böyle şeytanca işler yapardım.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Nuland’ın Ukrayna’daki devrimde ve Rusya-Ukrayna arasındaki savaşta emekleri çoktur. Bu emekleri yıkacak herhangi bir şeyin karşısında olacağı tartışmasızdır.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Bu arada birkaç gün önce Rusya’ya ait İl-76 tipi uçak Rusya’ya ait Belgorod bölgesine düştü. Uçakta bulunan 74 kişinin tamamı öldü. 74 kişinin 65’i ise takas için götürülen Ukraynalı askerlerdi!</p>



<p class="wp-block-paragraph">Zelenski en az Nuland kadar rahat bir şekilde Rusya’yı suçlasa da Harkiv’den atılan füzelerden birinin uçağa isabet ettiği anlaşıldı.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Ne zaman ABD’nin menfaatine aykırı uçaklar uçsa hepsi de anlaşılmaz nedenlerle düşer. Eşref Bitlis’in ruhu şad olsun.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Birçok kez yazdığım için sıkılmış olabilirsiniz ama yazmak zorundayım: Brzezinski’nin “tebaa” olarak bahsettiği Batı Avrupalılar bu bakış açısından ne kadar rahatsız olsalar da askeri açıdan NATO olmadan Rusya’yla rekabet etmeleri mümkün değil. Tarihe bakacak olursak geçmişte de bugün de bir Rusya korkusunun Batı Avrupa’da yaşadığını görürüz.</p>



<p class="wp-block-paragraph">ABD bunu kullanarak hem para kazanıyor hem kendisine karşı kımıldanan Batı Avrupa ülkelerini kucağına alıyor hem de Rusya’yı olası bir Çin savaşından önce indirebildiği kadar sahaya indiriyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Maalesef oynanan sayısız tehlikeli oyun var. Bunlardan birisi nükleer savaş konusudur. Daha önce yazdığım gibi 2024’te nükleer savaş, salgın vb. konularda bolca film izleyecek, bolca bilgisayar oyunu oynayacağız. Zihinlerimizde yaratılan sanal dünyanın rengi distopik bir havaya bürünecek. Nazizm, uyuşturucu bağımlılığı, toplumun psikolojisini bozan cinayetler, LGBT üzerinden pedofiliyi meşrulaştırma vb. girişimler artış gösterecektir.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Bu arada ABD’nin zenci savunma bakanı, İngilizlerin Hintli başbakanı, Arjantin’in Yahudi yancısı başkanı, Ukrayna’nın Yahudi Zelenski’si tesadüfen bu görevlere gelmiş değildir. Her biri, kendini dünyaya medeniyet getiren hayali ırk Aryanların (gerçekte dini bir cemaatti) soyundan gelen şövalyeler gibi gören küresel aktörlerin şaklabanıdır. Her biri, Nazi zihniyetini kamufle eden cambazdan başka bir şey değildir.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Bunlar ancak büyük savaşların hazırlıklarıdır.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Çin’in ekonomide ABD’yi solladığı gibi askeri açıdan da sollamak üzere olması, Mackinder’ın denizlere hâkim olma konusundaki düşüncelerini ABD’den daha fazla uygulaması, buna karşılık ABD’nin giderek hantallaşan ve yozlaşan yapısı, mevcut hegemon devletin dünyayı kendisiyle birlikte hareket etmeye ya da kendisiyle birlikte batmaya zorlamasına yol açıyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Mesela Türkiye komşu bir devlete yaptırım uygulamadığı için müttefik bir devletten F-16 alamıyor! &nbsp;&nbsp;</p>



<p class="wp-block-paragraph">Tabii Sam Amca pek fırlamadır.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Hükümet yanlısı TV ve gazeteler “Kılıçdaroğlu İsveç’in NATO’ya girmesini sağlayacak!” diye haber yapmış olsalar da F-16 alacağız diye İsveç’in NATO’ya üyeliğinin kabulünü yine dünya liderliğine bağlayacaklardır.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Çünkü dün Gorbaçov’a söz veren, bugün Türkiye’ye söz veriyor. Üstelik sadece İsveç’in NATO üyeliğine onay almadılar. Hükümet yine hummalı bir özelleştirme faaliyetine girdi. Ukrayna’da bolca para kaybeden şirketleri başka ne kurtarabilirdi? Ekonomisi bitmiş bir ülkede bunun sorumlusu olarak da muhalefeti gösteren iktidar başka ne yapabilirdi?</p>



<p class="wp-block-paragraph">Ah bu Kılıçdaroğlu!</p>



<p class="wp-block-paragraph">İktidara gelemiyor ama memleketi yönetiyor!</p>



<p class="wp-block-paragraph">Sam Amca ise girdiği her yerde oligarşi yaratmaya devam ediyor. Memlekette bu kadar kara para aklayan “hacı”nın olmasına şaşmamalı. Kıblesi Washington olanın beyninde tavaf ettiği tek yer de Sam Amca’nın sarayı oluyor çünkü.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Konuyu sonlandıralım.</p>



<p class="wp-block-paragraph">İsveç ve Almanya’nın Rusya’yla savaşa hazırlanalım, şeklindeki beyanları ya da Baltık’ta gerçekleştirilecek tatbikatlar bazı şeylerin tersine döndüğünü gösteriyor. Soğuk Savaş boyunca nükleer silah ve füze alanında ilk vuruş için hazırlanan ABD, günümüzde bu ilk vuruş için Rusya’yı zorluyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Rusya bu ilk vuruşu yapabilir ama son aşamada buna mecbur kalırsa Neocon-Siyonist şeytan bizzat kendisi ilk vuruşu yapacaktır.</p>



<p class="wp-block-paragraph">İlk vuruş kimden gelecek bilinmez ama küresel aktörler için küçük, insanlık için büyük bir vuruş olacağı kesindir.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">692</post-id>	</item>
		<item>
		<title>&#8220;My Pet Goat&#8221;</title>
		<link>https://demiryolculuk.com/2024/01/20/my-pet-goat/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Yusufhan GÜZELSOY]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 20 Jan 2024 16:04:21 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Yazılar]]></category>
		<category><![CDATA[11 eylül]]></category>
		<category><![CDATA[afganistan]]></category>
		<category><![CDATA[balyoz]]></category>
		<category><![CDATA[demiryolcu]]></category>
		<category><![CDATA[ergenekon]]></category>
		<category><![CDATA[güney osetya]]></category>
		<category><![CDATA[gürcistan]]></category>
		<category><![CDATA[haçlı seferi]]></category>
		<category><![CDATA[kumpas]]></category>
		<category><![CDATA[mustafakemalatatürk]]></category>
		<category><![CDATA[neocon]]></category>
		<category><![CDATA[türk]]></category>
		<category><![CDATA[türk dünyası]]></category>
		<category><![CDATA[türkler]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://demiryolculuk.com/?p=685</guid>

					<description><![CDATA[11 Eylül 2001’de New York’taki Dünya Ticaret Merkezi Kulelerine uçaklarla intihar saldırısı düzenlendi. Aynı gün [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p class="wp-block-paragraph">11 Eylül 2001’de New York’taki Dünya Ticaret Merkezi Kulelerine uçaklarla intihar saldırısı düzenlendi. Aynı gün Pentagon da intihar uçaklarının saldırısından nasibini aldı.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Demokrasi havarisi Batı ülkeleri hemen ertesi gün toplandı. Saldırının sorumlusunun El Kaide ve Taliban olduğu ilan edildi.</p>



<p class="wp-block-paragraph">18 Eylül tarihli bir gazete haberinde “Bush Saçmaladı” deniyordu.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Zaten Bush her zaman saçmalayan, aptalca davranan biri olarak gösterildi. Zaten uç görüşleri olan herkesi her zaman aptallık veya soytarılık maskesiyle gizleyip “Ciddiye almayın.” demeye getiriyorlar. Buyrun Zelenski, buyrun Milei&#8230;</p>



<p class="wp-block-paragraph">Basına göre Bush ne için saçmalamış?</p>



<p class="wp-block-paragraph">Çünlü Bush, ulusal güvenlik danışmanlarıyla yaptığı toplantıdan sonra şu demeci verdi: “Terörizme karşı bu Haçlı Seferi, bu savaş zaman alacaktır. Amerikalılar sabırlı olmalıdır.”</p>



<p class="wp-block-paragraph">Adam düpedüz “Haçlı Seferi” diyor, bizden olmayan bizim basın ise her zamanki gibi kediyi uyandırmamak için “Ya sen bakma ona, o salaktır.” diyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">11 Eylül’deki saldırılar sırasında Bush’un “My Pet Goat” kitabını ters tuttuğu için de salak olduğunu söylediler. Kimileri ise bunun satanist bir ritüel olduğunu iddia etti.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Neticede zekası tartışılan bir adamın öncülüğün yeni Haçlı Seferi başladı ve 7 Ekim 2001’de Afganistan bombalandı.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Yetti mi? Yetmedi.</p>



<p class="wp-block-paragraph">George Bush’un “kötülük ekseni” içinde değerlendirdiği Irak, 20 Mart 2003’te işgal edilmeye başlandı.</p>



<p class="wp-block-paragraph">1,5 milyondan fazla insan öldü. En az 3 milyon çocuk yetim kaldı.</p>



<p class="wp-block-paragraph">O tarihlerle bugünler arasındaki bağa gelelim.</p>



<p class="wp-block-paragraph">2001 yılında Amerika, Rusya’ya ABD Anlaşmasından çekildiğini bildirdi. Bu anlaşma ABD ve SSCB arasında füzelerin kullanımını sınırlandıran bir anlaşmaydı. Start II de nükleer silahların azaltılmasını sağlıyordu.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Rusya’nın bu anlaşmanın uygulamaya konulmayacağını açıklamasından sonra Batı güdümlü medya, basın ve sivilcikler insanlığın tehlike altına girdiğini haykırıp durdular. Oysa Rusya’yı sahaya indiren de anlaşmalardan çekilmeye zorlayan da ABD ve onun güdümündeki Batı’dır.</p>



<p class="wp-block-paragraph">08.08.2008’de, SSCB dağıldığı tarihten beri Gürcistan’da yuvalanan ABD bugün Ukrayna’da yaptığı gibi Gürcistan’ı da Rusya üstüne salmıştı. NATO’nun Rusya’nın dibinde görünüp durması Rusya’yı milli güvenlik alarmına geçmeye zorluyor. Gürcüler, Bush’un Haçlı Seferi’ni başlatmasından 7 yıl sonra Güney Osetya’ya müdahale etti. Rusya burada sahaya indi.</p>



<p class="wp-block-paragraph">2014’e kadar Batı’nın yakın markajında olan Ukrayna da daha önceki yazılarımda anlattığım gibi Rusya’nın önüne yem olarak atıldı. Böylece AB’nin Rusya’yı tehdit olarak görmesi sağlanırken Almanya başta olmak üzere birçok Batı Avrupa ülkesinin cephaneliklerindeki mühimmatların tükenmesi gibi durumlar da bu ülkeleri tekrar Amerika’nın kucağına zorlamaya başladı. Çin karşısında ekonomik alanda da gerileme yaşayan ABD, sıvılaştırılmış doğal gaz sattığı Avrupa’yı resmen soyuyor. Avrupa, Rusya’dan daha ucuza doğal gaz alıyordu.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Ukrayna’daki savaşın ABD’ye bir diğer getirisi ise Çin’le hesaplaşma öncesi Rusya’nın olabildiğince çok alanda sahaya inmek zorunda kalmasıdır. Böylece yanına müttefik bulmakta zorlanan Amerikalı neoconlar, Rusya gibi bir askeri gücü Çin’e yardım edemeyecek duruma getirmek istiyor. Dünyada neredeyse doğrudan müdahale etmediği ülke kalmayan ABD, Ukrayna’daki savaşta Rusya’yı dünyadan tecrit etmeye kalktı.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Pabucun ne kadar pahalı olduğunu gösteren birçok şey gördük. Putin’in Riyad’ta fink atmasını bizden olmayan bizim basın elbette analiz edemez.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Batı’dan gayrısına dayatılan budur: Kendi ülkesi vurulunca (veya kendi kendini vurunca) teröre karşı uluslararası savaş ilan etme hakkına sahip olan ABD ve diğer havariler, yıllardan beri Türkiye’ye terörle mücadele etmeyip demokratik çözüm önerileri (!) sunuyorlar.</p>



<p class="wp-block-paragraph">AB gelip diyor ki “Bizimle olmak istiyorsanız demokratikleşin.”</p>



<p class="wp-block-paragraph">Dikkat edin: ABD’nin Haçlı Seferi başlattığı yıl, aynı zamanda silahsızlanma anlaşmalarından çekildiği yıldır. Ne var ki Rusya; Güney Osetya, Ukrayna ve Suriye’de olaya dahil olunca bütün dünyada kıyamet söylemleri başlıyor. Sanki nükleer silah anlaşmalarından çekilme hamleleri yeni başlamış gibi hareket ediliyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Diğer yandan&#8230;</p>



<p class="wp-block-paragraph">Kötülük ekseni gelip “Direniş Ekseni” oluverdi.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Dev bir şeytan Orta Doğu’da şimdilik sıkışmış gibi görünüyor. Havarileriyle her yeri işgal eden ve güya kötülük eksenine karşı savaş açan ABD bu kez yanına sadece Birleşik Krallık’ı alabildi.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Chabad örgütünün adi zihniyeti ifşa oldukça moşiyah bekleyenlerin iğrenç oyunları da açığa çıkıyor. Daha doğrusu yıllardır yalan, komplo teorisi denilip geçilen oyunların ne kadar gerçek olduğu ve insanlığın sanal bir dünyada yaşadığı ortaya çıkıyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">2001’de başlatılan ve adına Haçlı Seferi denen iğrenç oyunun şövalyeleri olan neoconlar, aynı yıl füze anlaşmalarından boşuna çekilmediler.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Siyonistler ve Evanjelistler moşiyahı getirmek konusunda ne kadar samimiler bilinmez. Ama dünyada kaoslar başlatıp ölümler ektikleri çok açık bir gerçektir.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Mehdi, mesih, moşiyah bekleyenlerin “kaos ittifakı” ise her şeyden daha gerçektir. Barış (!) dinlerinin sevgi pıtırcıkları Tanrı’yı kıyamete zorlamaya devam etsinler. Herkes için kopacak gerçek bir kıyametten önce kendilerine has bir kıyamet yaşayacakları kesindir.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>NOT: </strong>Irak’ı işgal eden Haçlı botları evlerine sağ salim dönsün diye dua edip aynı tarihlerde diyalogçu kaos ittifakıyla bir olup kendi ordusunu derdest edenler kimlerdir?</p>



<p class="wp-block-paragraph">Bay Kemal’di herhalde!</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>NOT: </strong>Epstein ve pedofili skandalları üstüne aklıma geldi. Çocuklar üstünden şeytani emeller güden bu kirli ağ, George Bush’u 11 Eylül’de bir okula gönderip eline çocuk kitap “My Pet Goat”ı tutuşturanlar olabilir mi?</p>



<p class="wp-block-paragraph">Dünyadan habersiz sevgi pıtırcıklarına sevgilerimle.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">685</post-id>	</item>
		<item>
		<title>Kan Dökücülerin Kardeşliği</title>
		<link>https://demiryolculuk.com/2023/11/29/kan-dokuculerin-kardesligi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Yusufhan GÜZELSOY]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 29 Nov 2023 08:05:47 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Yazılar]]></category>
		<category><![CDATA[abd]]></category>
		<category><![CDATA[afganistan]]></category>
		<category><![CDATA[arafat]]></category>
		<category><![CDATA[balyoz]]></category>
		<category><![CDATA[barış görüşmeleri]]></category>
		<category><![CDATA[brejnev]]></category>
		<category><![CDATA[demiryolcu]]></category>
		<category><![CDATA[dincilik]]></category>
		<category><![CDATA[ergenekon]]></category>
		<category><![CDATA[filistin]]></category>
		<category><![CDATA[israil]]></category>
		<category><![CDATA[ırak]]></category>
		<category><![CDATA[jimmy carter]]></category>
		<category><![CDATA[kumpas]]></category>
		<category><![CDATA[mustafakemalatatürk]]></category>
		<category><![CDATA[reagan]]></category>
		<category><![CDATA[rehine krizi]]></category>
		<category><![CDATA[sscb]]></category>
		<category><![CDATA[suikast]]></category>
		<category><![CDATA[tengri]]></category>
		<category><![CDATA[türk]]></category>
		<category><![CDATA[türk dünyası]]></category>
		<category><![CDATA[türkler]]></category>
		<category><![CDATA[türkoloji]]></category>
		<category><![CDATA[yitzhak rabin]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://demiryolculuk.com/?p=622</guid>

					<description><![CDATA[Kan dökücülerin bir huyu vardır. Hiçbir kan dökücü kendi döktüğü kanla beslenmez. Kan dökücünün beslenme [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p class="wp-block-paragraph">Kan dökücülerin bir huyu vardır. Hiçbir kan dökücü kendi döktüğü kanla beslenmez. Kan dökücünün beslenme şekli, uzaklardan gelen kan kokusuyla güçlenme şeklindedir. Kutsal sandıkları amaçlar uğruna kan dökenler, yarattıkları bozgunla birbirlerini beslerler.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Bu açıdan insanlığın da tıpkı Ay gibi karanlık bir tarafı vardır. Ay’ın karanlık tarafında düşman yaratıkların olduğuna inanan insan, insanlığın karanlık tarafını görmemeye veya görmezden gelmeye devam ediyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Bir zamanlar Çin devleti için en hayati güvenlik refleksi, Türk topluluklarını birbirine kırdırmaktı. Türk boylarını veya onların birliğini yönetenlerin ise gücün getirdiği kibir, kadın, eğlence, kıskançlık, hasetlik gibi noktalarda zaafa düşmesi durumunda Çin’in milli güvenlik siyaseti başarıya ulaşmış olurdu.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Türk boyları birbirine düştüğünde öyle kırımlar olurdu ki Çin’e sadece bağlılık bildiren Türkleri kabul etmek kalırdı. Ne yazık ki Türk dünyası olarak biz bunu da buna benzer durumları da yaşadık, yaşıyoruz.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Demek ki kan dökücülükten başka bir de kan döktürme vardır. Yani insanın karanlık tarafı, “Çılgın Marslılar”dan daha tehlikelidir!</p>



<p class="wp-block-paragraph">Bugün “vekalet savaşları” revaçtadır.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Herhangi bir örgüt ya da zayıf bir devlet vekil hâline getiriliyor, bir başka devletin kendisine veya vekiline karşı “ucuz kan” siyasetiyle sömürülüyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Sömürenlerin sömürdüğü düzendir bu. Fakirlikten, ezilmişlikten, kincilikten beslenen vekiller de bu düzenin muhafızlarıdır.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Düzenin taşıyıcı kolonları ise dinciliktir.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Bütün dincilerin dilinden barış ve esenlik sözcükleri düşmez. Hepsi iyiyi, güzeli, doğruyu, huzur içinde yaşamayı emreden dinlerden söz eder. Bu sözlerin karanlık tarafında ise müthiş bir sinsilik vardır. Bu sinsiliklerden bazıları bir devleti ele geçirmeye, bir halkı ölüme götürmeye, bir kitleyi isyana teşvik etmeye, en kötüsü de tuzağa düşürülen kişilerin düşman belledikleri devletlerin vekili yapılmalarına yöneliktir.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Kan dökücülerin nasıl beslendiğine dair bir hatırlatma yapmak isterim.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Barıştan söz edenlerin bir şekilde ortadan kaldırılması bu kanlı düzenin sahiplerince taviz verilmeyen bir zorunluluktur.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Jimmy Carter döneminde ABD, Orta Doğu’da bir kanser hâline getirilen İsrail-Filistin meselesini çözmek istiyordu. Bu dönemde hedefteki düşünce, İsrail’in kurulmasının önünü açan “Vatansız ulusa ulussuz vatan verin.” şeklindeki Siyonist anlayıştı.</p>



<p class="wp-block-paragraph">İlginçtir, 1924 doğumlu Jimmy Carter’ın 2015’te de Filistin’deki direniş örgütleri arasındaki uzlaşıyı sağlamak istediği iddia ediliyordu. Filistin meselesi hakkında yazdığı kitapta Siyonistleri suçlaması ise ağır hakaretlere maruz kalmasına sebep olmuştu.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Carter, 1977’de de aynı hakaretlere maruz kalıyordu çünkü barışa yönelik bazı adımlar atılmıştı.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Yine ilginçtir, bu barış politikasına katılanların akıbeti hiçbir zaman iyi olmamıştır.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Carter döneminde öyle olaylar meydana geldi ki Demokrat Parti yıllarca toparlanamadı. O dönemde petrol krizi patlak verdi. 1979’da İran’da bir İslam devrimi meydana geldi. İranlı öğrenciler Tahran’da ABD elçiliğini basıp 52 ABD’liyi esir aldılar. Bu rehine olayı ne zaman çözüldü, biliyor musunuz?</p>



<p class="wp-block-paragraph">Carter gidip yerine Ronald Reagan başkan seçildiği zaman. Reagan’ın dönemi 20 Ocak 1981’de başladı. Rehine krizi 20 Ocak 1981’de çözülüverdi.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Daha önceki yazılarımda Filistin’deki ilk kurtuluş örgütlerinin sosyalist olduklarını yazmıştım. Zaten Carter’ın Filistin politikası, SSCB-ABD arasında bir yakınlaşma doğurmuştur.</p>



<p class="wp-block-paragraph">SSCB ve Rus istihbarat etkisi Filistin’de epey derindir.</p>



<p class="wp-block-paragraph">FHKC’nin ilk başkan yardımcılarından Vadi Haddad bir KGB ajanıydı. KGB’nin FKÖ içinde de Hani el-Hasan adında bir ajanı vardı ki Arafat’ın öldüğü tarihe kadar kendisinin ulusal güvenlik danışmanlığını yürütmüştü.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Yine önceki yazılarımda yazdığım gibi, İran ve İsrail’in birbirine muhtaç olduğunu Carter döneminin olaylarından da anlıyoruz. Filistin yanlısı ağırlıklı bir barış politikası izleyen Carter iktidarına en büyük darbe İran üstünden vurulmuştur. İran’da gerçekleşen İslam devrimi daha 1979 yılında Filistin’i baş gündem konularından biri yapmış, Humeyni’yi ilk ziyaret eden de Arafat olmuştur.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Çok uzatmadan noktalayayım.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Reagan’ın başkanlık döneminin başladığı 20 Ocak 1981’den sonra meydana gelen olaylardan biri, Mısır Devlet Başkanı Enver Sedat’ın 17 Ekim 1981’de öldürülmesidir. Sedat, Carter döneminde İsrail’i ziyaret ederek önemli bir adım atmıştı. Nasırcılar Filistin’de nasıl darbe aldılarsa Mısır’da da o şekilde darbe almışlardı.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Sedat, radikal İslamcı Halid Ahmed Şevki el-İslambuli tarafından öldürülmüştü. Sedat’a bu suikast sırasında tam 72 kurşun isabet etmiştir.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Barış görüşmelerine katkıda bulunanlardan Yitzhak Rabin de 1995 yılında radikal Yahudiler tarafından katledilmişti.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Katledilenlerden biri de SSCB’dir!</p>



<p class="wp-block-paragraph">Onu da Afganistan’da tuzağa düşürüp son darbeyi vurdular. Afganistan’da ABD’nin en büyük müttefiği ise cihatçılardı.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Bir diğer katledilen İran devleti olmuştur. İran’daki İslam rejimi İslam dünyasını hem terörize ediyor hem de Körfez ülkeleri üstünde bir korku yaratarak onları Batı’nın özellikle de İsrail’in kucağına itiyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">İran’da İslam devrimi oluyor, Filistin’de radikal İslam güç kazanıyor. Irak işgal ediliyor, Filistin’de radikal İslam güç kazanıyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">İran ne zaman güya Batı’ya doğru şaha kalksa bütün Müslümanların kanı kabarmaya başlıyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Orta Doğu’nun her yerinde İslami direnişin öncüsü İran devleti oluyor ve zannediliyor ki Orta Doğu’daki tüm radikal İslami hareketler İran İslam Rejimi’nin vekilidir.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Pekiyi, öyle olsun&#8230; Öyleyse Mollalar kimin vekilidir?</p>



<p class="wp-block-paragraph">Bu arada&#8230; </p>



<p class="wp-block-paragraph">Irak&#8217;ın işgali nasıl İran&#8217;a yol verdiyse bugünkü meseleler de İran&#8217;ın beslenmesini sağlıyor. İran, ateşkes görüşmelerinin sonuca ulaşmasını kendisine bağlarken Filistin yönetimi İran&#8217;ın değil Türkiye&#8217;nin rol oynadığını açıkladı.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Bu da gözümden kaçmadı.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Tarihe Bir Not Daha</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">Ergenekon, Balyoz, Açılım zamanlarında Türk ordusuna atılan en büyük iftiralardan biri, “Artık gerçeklerle yüzleşelim. Güneydoğu’da çok çocuk öldürüldü.” diye başlayan kara propagandalardı.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Şimdi ikiyüzlülüğün en net örneği karşımızdadır.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Hem Filistin’de hem de İsrail’de siviller öldü. Birçok çocuk hayatını kaybetti ve bir zamanların ileri demokratları bunu kısas olarak görüyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Çünkü dincilik böyle bir şeydir ve dinciler için her şeyin merkezinde Araplık vardır. Türk’ün canı ise can değildir.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Düştüğümüz bu notu da unutmuyoruz, unutmayacağız. &nbsp;</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">622</post-id>	</item>
		<item>
		<title>Parasız Devletler, Ucuz Kan ve Onurlu Direniş</title>
		<link>https://demiryolculuk.com/2023/09/11/parasiz-devletler-ucuz-kan-ve-onurlu-direnis/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Yusufhan GÜZELSOY]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 11 Sep 2023 10:22:07 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Yazılar]]></category>
		<category><![CDATA[abd]]></category>
		<category><![CDATA[afganistan]]></category>
		<category><![CDATA[balyoz]]></category>
		<category><![CDATA[demiryolcu]]></category>
		<category><![CDATA[ergenekon]]></category>
		<category><![CDATA[iran]]></category>
		<category><![CDATA[jeopolitika]]></category>
		<category><![CDATA[kaçaklar]]></category>
		<category><![CDATA[körfez]]></category>
		<category><![CDATA[mustafakemalatatürk]]></category>
		<category><![CDATA[rusya]]></category>
		<category><![CDATA[SADAT]]></category>
		<category><![CDATA[savaş]]></category>
		<category><![CDATA[türk]]></category>
		<category><![CDATA[türk dünyası]]></category>
		<category><![CDATA[türkiye]]></category>
		<category><![CDATA[türkler]]></category>
		<category><![CDATA[ukrayna]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://demiryolculuk.com/?p=526</guid>

					<description><![CDATA[James Rothschild, Nathan Rothschild’e “Parasız devletten daha çok kazanılacağı hususunda haklısın ama riske girmen de [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p class="wp-block-paragraph">James Rothschild, Nathan Rothschild’e “Parasız devletten daha çok kazanılacağı hususunda haklısın ama riske girmen de gerekir.” demiş. Diplomat ve Yazar Friedrich Gentz, daha 1830’da “Savaş isteyenlerin diğer bankacılara müraacat etmek zorunda kalacağı kesindir.” demiş.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Küçük bir yatırımcı veya esnaf için risk, belki yeni bir hisse almak veya yeni bir dükkân açmak olabilir. Rothschild gibi ailelerin alacağı risk elbette bunlarla kıyaslanamaz. Jeopolitik anlamda bakarsak bir devletin sözde kendi liderlik hedefleri için ama gerçekte zengin bir aile için savaşa girmesi, sonra o hegemon devletin de parasız bir devleti kendi çıkarları için beyhude bir savaşa sokması bu risklerden biridir.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Britanya’nın hakimiyeti sırasında başka milletlerin “ucuz kan” siyaseti gereği savaşa sokulması, bu devletin doğrudan sömürdüğü ülkeleri doğrudan savaşa sokmasından ibaretti. Örneğin Filistin Cephesi’nde İngiliz askeri demek, Afrika’dan Hindistan’a kadar pek çok İngiliz ünformalı askerin Britanya için savaşması demektir.</p>



<p class="wp-block-paragraph">ABD’nin küresel liderlik kavgasında durum biraz daha başkadır. ABD, büyük ölçüde dolaylı yoldan sömürdüğü ülkeleri kendi çıkarları için savaşa sokmuştur. Özellikle Vietnam savaşında aldığı mağlubiyet sonrasında “ucuz kan” siyaseti Amerikalılar için daha zorunlu hâle gelmiştir.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Çok eskir devirlerden beri örnekleri olsa da daha yakın zamanda Millî Mücadele ve yıllar sonra Vietnam’da yaşananlar göstermiştir ki sayılar ve ekonomik, siyasal, askeri üstünlük bazen kâğıt üzerinde kalabilir. Bir devletin jeopolitiğinde akıl mutlak hâkim değilse o devletin sayısal üstünlüğünün tek getirisi kaos ve bitmeyen savaşlar olur.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Irak ve İran’ın savaşı 8 yıl sürdü. ABD’nin sayısal verileri kendi lehine artarken savaş sona erdiğinde iki ülkenin sınırları değişmemişti.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Oysa yıllar önce Komünist Vietnam’la Dolar tanrısının jeopolitik çıkarları uğruna savaşan ABD, sivil ve asker 2 milyondan fazla insanını öldürdüğü düşmanına karşı 60-70 bin civarında kayıp vermiş ama sonuç olarak tabanları yağlayıp kaçmak zorunda kalmıştı. ABD’yi kendi vatandaşlarını meydana süreceğine başkalarından ucuz kan almaya dolayısıyla da Amerikan yanlısı yönetimler kurmaya iten de buydu.</p>



<p class="wp-block-paragraph">“Sen savaşıp öl. Ben kazanayım. Sonra da senin savaşçılığını över onurlandırırım.”</p>



<p class="wp-block-paragraph">Yıllarca bizim ülkemizde de bunun propagandası yapılmadı mı? Kore Savaşı’na girilmesini oturup tartışabiliriz ama “Kore’de çok iyi savaştık. ABD’lileri kurtardık. Amerikalılar hayran kalıp bize ödül verdi.” diye övünüp duranların ne kadar yanlış yaptıklarını tartışmak abes olurdu.</p>



<p class="wp-block-paragraph">“Kahraman Türk askeri filanca ülkeye giriyor. Batı’dan sıcak mesajlar geldi.”</p>



<p class="wp-block-paragraph">Menderes’in devlet kurumlarının başına getirdiği kişilerden ne duyulabilir ya da Özal’ın Babıali’deki iki buçuk gazetesinden başka ne gibi haberler çıkabilirdi?</p>



<p class="wp-block-paragraph">Türk ordusunu Amerikan çıkarları uğruna Türkiye’nin kaosa sürüklenmesi hatta yok olması veya yerine başka bir rejim kurulması pahasına savaşa sokmak isteyenler dünden bugüne hiç eksik oldu mu?</p>



<p class="wp-block-paragraph">Körfez Savaşı için kurulan koalisyona katılmayan Türkiye, 90’lı yıllar boyunca hep kaosun içine itilmiştir. ABD ve Avrupa’nın hedefinde de daima Türk ordusu olmuştur ki Wikileaks’te ifşa olan belgelerinden birinde ABD elçisinin ülkesine çektiği telgraf da bunu doğrular. ABD’liler özetle diyorlar ki: “Türk derin devleti; Türk ordusu, Türk yargısı, Türk bürokrasisinden oluşur. Bu derin devletin kalbinde de Türk ordusu vardır.”</p>



<p class="wp-block-paragraph">Bunu gerçeği iyi bilenlerin aklı ve iyi anlayamayanların cehaletiyle bu ülkede TSK’ye kumpaslar kuruldu. “Sivil vesayet” söylemleri aldı başını gitti ama ABD’nin 80’lerde, 90’larda tamamlayamadığı işleri havale ettiği siyasetçiler hiç sorgulanmadı. Sözüm ona TSK’deki çürüklerin peşine düşen aklıevveller, ABD telgraflarını ve AB raporlarını ezbere okuyan ılımlı Müslümanları hiç sorgulamadılar.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Eğer ılımlı Müslümanlar da Orkun’daki gibi bir yazıt dikmek zorunda kalsalardı şöyle yazmak zorunda kalacaklardı:</p>



<p class="wp-block-paragraph">“Biz parasızız. Parası olan devletle yürüyelim. Böyle diyerek ABD’yle birlikte Türk ordusuna kumpaslar kurduk. General ve amiral olacak subayımız mahpus, general olan subayımız darbeci oldu. Arap Baharı’nda ‘Muktedir olanı dinleyeceksin.’ diyenlerle mücadele edemeyip CIA’nın yumuşak sözüne, ‘God is in your side’ diyenlerin dostluğuna güvendik. Türk devletinin menfaatine ve Siyonistlerin aleyhine olduğu hâlde, Özal gibi ABD’den gelen Mursi’yi güya demokrasi adına destekleyerek Doğu Akdeniz’de İsrail’in önünü açtık.”</p>



<p class="wp-block-paragraph">Neyse ki bu hayali abidede yazılan icraatlar (!) Türkiye’ye zarar verse de Mustafa Kemal aklı sayesinde hiçbir zaman başarıya ulaşmadı, ulaşmayacak.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Şimdi kapımızda yine bir İran meselesi var.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Biden döneminin arifesinde Körfez ülkelerinin ABD-İran ilişkilerinin olası iyileşmesinden ötürü İran’la yakınlaşabileceği ihtimali konuşuluyordu. 2023 Haziran’ında İran, Suudi Arabistan, BAE ve Umman’la ortak deniz gücü oluşturabileceği konuşuluyordu. Buna karşın ağustos ayında İran’ın BAE’nin aleyhine askeri tatbikat başlattığı haberlerini okuduk.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Belki de Amerikan derin devletinin Biden gibi bir bunağı başa getirmesindeki amaç, İran’la yakınlaşmanın ABD’nin aleyhine olacağını göstermek, böylece kamuoyunu ikna ederek kurulacak yeni bir kabine veya seçilecek yeni bir başkanla İran’a karşı harekât başlatmaktı.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Her ne olursa olsun ABD, Türkiye’yi İran’la çatışmaya sokmak isteyecektir. Bunun için Ermenistan-Azerbaycan savaşı, ABD için biçilmiş bir kaftandır. İran ve Azerbaycan arasındaki çatışma veya savaş mutlaka Türkiye-İran ilişkilerine de yansıyacaktır. Öyle ki basın ve medyanın illüzyonları aracılığıyla hiç olmayan bir Azerbaycan çatışması ya da provakasyonuyla Türk kamuoyu savaşa ikna edilmek istenebilir.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Suriye meselesinde basın ve medya sürekli olarak Türkiye’yi aldatmıştır. 3 kişinin yaptığı sanal bir gösteriyi 3 bin kişi, 3 bin kişinin çıktığı gerçek bir gösteriyi 3 kişi göstererek kamuoyunu aldatma yeteneğine sahip iki buçuk gazeteleri, kafa karıştırma ustası Saçmalıkname TV’leri küçümsemeyelim. Papağan gibi “hasta adam” benzetmesini tekrarlayarak Türkleri umutsuzluğa sürüklemekle görevli kimseler, ABD’nin kan kaybından da bunamışlığından da hastalıklarından da söz etmiyorlar. Görevleri budur çünkü.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Türkiye’den güneydoğuyu koparmaya yeminli Batılı emperyalistlerden Ukrayna’daki savaş sayesinde Kırım’ı alma hayalini kuran sosyal medya başbuğlarımızın İran konusunda da yönlendirileceği, bununla birlikte İrancıların (ister Avrasyacı olsun ister ümmetçi) bu meseleden nemalanmaya çalışacağı açıktır.</p>



<p class="wp-block-paragraph">İran meselesinde kaçakların önemli bir yer tutuyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Kırgızistan’da iken orada yaşayan Sünni Farslarla yaptığım konuşmalarda açıkça öğrendiğim bir şey var. Afganistanlı Sünni Farslar, Türkiye’yi sevdiklerini ifade ederlerken İran’a açıkça düşmanca ifadeler kullanıyorlardı çünkü mezhepçi taassup onlar için merkezdedir.</p>



<p class="wp-block-paragraph">İran bunu biliyor mu? Biliyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Öyleyse Türkiye’ye gelecek olanlara kapılarını neden açıyor? Bu, Türkiye ters düşmek değil mi? Öyle.</p>



<p class="wp-block-paragraph">İran, kapılarını açmıyor. İran, kapılarını açmak zorunda bırakılıyor. Olası bir savaşın arifesinde, Afganistan’daki Sünni silahlı güçler hemen dibinde ve hazır durumdadır. İran’ın sınırlarını kapatmak istediği ilk anda Taliban hemen İran’a karşı savaş çanlarını çaldı. Çatışmalar oldu. Bu tür bir çatışma İran’ın göze alabileceği bir şey değildir.</p>



<p class="wp-block-paragraph">İran, kalabalık Sünni kitleleri ülkesinde tutabilir mi? Tutamaz.</p>



<p class="wp-block-paragraph">İran’la savaşırsak Güney Azerbaycan’ın bağımsız olacağını düşünenler için de şunu söyleyelim: Kendi soydaşıyla mezhep savaşına giren, çoğunluğu Şii olan Güney Azerbaycan Türklerine kollarını açar mı? Açmaz, açmak istese bile efendisinden yiyeceği şaplakla kuyruğunu kısıp oturur.</p>



<p class="wp-block-paragraph">İran’ın Taliban’la çatışmaya pek de yanaşmayacağı bir dönemde Taliban neden saldırıya geçmez?</p>



<p class="wp-block-paragraph">Belli ki onlar da bir zamanlar Afganistan’a gelip “God is in your side” diye haykıran dostlarından işaret bekliyorlar. Dostları şehadet parmağını havaya kaldırdığı zaman cihada başlayacaklardır.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Yakın zamanda, İran’ın Kirman bölgesinde zemin etüdü yapan İngiliz diplomatın nasıl bir kriz yarattığını da unutmayalım. İngiliz diplomat zemin etüdünü şunlar için yapıyor olabilirdi:</p>



<p class="wp-block-paragraph">1- Eğer zemin, bombalamaya karşı dirençli ise yakınlarda bir yer altı üssü olabilir.</p>



<p class="wp-block-paragraph">2- Zeminden alınacak toprağın incelenmesiyle yakınlarda bir nükleer tesis olup olmadığı anlaşılabilir.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Biz bunları konuşurken bir Afgan daha sınırı geçti bile&#8230;</p>



<p class="wp-block-paragraph">İran’la savaşma hayalleri kuran Afganlar (şüphesiz bu her gelen Afgan için geçerli değildir) kadar mezhep taassubuna sahip ve silahlı kimseler Türkiye’de yok mudur? Mesela başında Mehdi’yi bekleyen bir adam olan SADAT bu gruplara silahlı eğitim veremez mi?</p>



<p class="wp-block-paragraph">Bir yerde Mehdi veya Mesih bekleniyorsa orada çok dikkatli olunmalıdır. Bir zamanlar Yunan’a halifenin ordusu muamelesi yapanların bugün kime Mehdi veya Mesih muamelesi yapacağını bilemezsiniz.</p>



<p class="wp-block-paragraph">İran Mehdi beklemiyor mu? Şu sıralar gelmemesi için dua ediyordur.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Çok uzatmayalım.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Özellikle Arap Baharı sırasında başka ülkelerden sözde ihtilalci ama özde yağmacı-cihatçı transfer etmek moda hâline gelmiştir. Bugün Şii diye İslam rejimi olmasına rağmen İran’a düşman olanın İran’dan sonra laik Türk devletine hem de tecrübe kazanmış bir şekilde saldırmayacağının garantisi var mı? Zira İran’dan sonra geriye bir tek hedef kalıyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Bence yukarıda sorduğum sorunun aksi garanti edilmelidir veya garanti altına alınması sağlanmalıdır. Bunun yolu da hudutların namusunun korunmasından geçer.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Şeytan insanlara sağdan yaklaşır, derler. Şeytan birini kandırırken ona sürekli sağdan yaklaşıyor. Muhtemelen birkaç yıl önce de şöyle fısıldamıştı: “Sen bu mültecileri al. Ben sana para vereyim. Böylece TSK başta olmak üzere onurlu bir şekilde direnen insanlar yüzünden bozduğum ekonomini ve iktidarını kurtar.”</p>



<p class="wp-block-paragraph">Galiba jeton yine yeni yeni düşüyor ve öyle olmasını ümit ediyorum.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Bitirelim:</p>



<p class="wp-block-paragraph">Ben felaket tellalı değilim. Yazdıklarım tartışılabilir çünkü ayet değil. Gel gelelim, Allah koruyor diye kendimi teselli ederek ülkemin geleceği için düşünmeyecek, gamsız bir şekilde oturup bekleyecek değilim.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Gözümüzü kapatırken başka açarken başka bir dünyada uyanma ihtimalimizin en yüksek olduğu coğrafyadayız. O yüzden gözümüz kapalıyken bile rüyamızda dahi memleketi görmek ve düşünmek zorundayız.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Eğer biri komşularının evini yakıyorsa bil ki yangının asıl hedefi sensin.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">526</post-id>	</item>
		<item>
		<title>Batı Erdoğan&#8217;ı Gerçekten İstemiyor mu?</title>
		<link>https://demiryolculuk.com/2023/05/31/bati-erdogani-gercekten-istemiyor-mu/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Yusufhan GÜZELSOY]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 31 May 2023 14:56:21 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Yazılar]]></category>
		<category><![CDATA[abd]]></category>
		<category><![CDATA[afganistan]]></category>
		<category><![CDATA[akp]]></category>
		<category><![CDATA[batı]]></category>
		<category><![CDATA[çatışma]]></category>
		<category><![CDATA[demiryolcu]]></category>
		<category><![CDATA[doğu]]></category>
		<category><![CDATA[erdoğan]]></category>
		<category><![CDATA[mülteci]]></category>
		<category><![CDATA[mustafakemalatatürk]]></category>
		<category><![CDATA[rusya]]></category>
		<category><![CDATA[savaş]]></category>
		<category><![CDATA[sınır]]></category>
		<category><![CDATA[taliban]]></category>
		<category><![CDATA[türk]]></category>
		<category><![CDATA[türk dünyası]]></category>
		<category><![CDATA[türkler]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://demiryolculuk.com/?p=458</guid>

					<description><![CDATA[Sıklıkla anlatılan bir hikâye vardır. Hz. Ali taraftarı Küfelilerden bir adam, devesini alıp Şam’a gelmiş. [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p class="wp-block-paragraph">Sıklıkla anlatılan bir hikâye vardır. Hz. Ali taraftarı Küfelilerden bir adam, devesini alıp Şam’a gelmiş. Şamlı bir adam karşısına çıkıp Küfelinin devesini istemiş, “<em>O dişi deve benimdir</em>” diye tutturmuş. Küfeli ne kadar devenin kendisine ait olduğunu ve dişi olmadığını söylese de Şamlı adam hır gür çıkarmış, sonunda olay Şam’ın yöneticisi Muaviye’ye aksetmiş.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Binlerce insanın toplandığı bir kalabalığın önünde Muaviye dönüp Şamlılara sormuş, “<em>Bu dişi deve kimindir?</em>”</p>



<p class="wp-block-paragraph">Ahali, “<em>Bu dişi deve Şamlınındır</em>” diye cevap vermiş. Bunun üzerine deveyi tutup Şamlı adama vermişler. Küfeli olayın şaşkınlığını yaşarken Muaviye onu yanına çağırtmış, “<em>Ey Küfeli, ikimiz de biliyoruz ki bu deve dişi değil erkektir. Sen Küfe’ye dönünce yaşadığın bu olayı Ali’ye anlat. De ki, Muaviye’nin erkek deveyi dişi deveden ayırt edemeyen ve o ne derse yapan on bin tane adamı var. Ona göre ayağını denk al.</em>”</p>



<p class="wp-block-paragraph">Ne dün ne de bugün Muaviye’nin adamları yalnız Şam’da değildir. Küfe’de de Muaviye’nin birçok adamı vardır. Bu ayrıntıyı not düşüp konumuza geçelim.</p>



<p class="wp-block-paragraph">The Telegraph’tan James Crisp, Erdoğan’la ilgili aynen şu cümleleri kaleme aldı: “<em>AB, demokratik değerler ve insan haklarından bahsediyor ancak 2015 sığınmacı krizinde Suriyeli sığınmacıları ülkesinde tutması için Erdoğan’a büyük meblağlar ödemekten kaçınmadı.&nbsp; Türkiye ayrıca daha fazla nakit karşılığında Akdeniz’den yasadışı geçiş yapan göçmenleri geri almayı da kabul etti. Erdoğan’ı beğenmek imkânsız olabilir ama kendini çok faydalı kıldı.</em>”</p>



<p class="wp-block-paragraph">“&#8230;ama kendini çok faydalı kıldı.” cümlesine dikkat edilmesi gerekir çünkü Erdoğan kendisini yalnız Batı için faydalı kılmadı. AKP iktidarı döneminde hem Ukrayna’ya Bayraktar satılıyor hem de Rusya’yla iyi ilişkiler sürdürülüyor. Erdoğan, sığınmacı kozu sayesinde Batılı güçler içinde destek bulabiliyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Böylece Rusya, kendisiyle yakınlaşan ve bu yakınlaşmanın dozunu kaçıran iktidarın sürekliliğinden faydalanmış oluyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Yani o “Batı, Milleti İttifakı’nı destekliyor” propagandası çok temelsizdir. Batı, sığınmacıları göndermeyi vadeden bir ittifakla yürümez. Millet İttifakı bu konuda samimi olsa da olmasa da böyle bir riske girmez.</p>



<p class="wp-block-paragraph">İspanya’da göçmen karşıtı muhalefetin iktidara geldiğini, Avrupa genelinde aşırı sağın yükseldiğini, Türkiye’de Avrupa’dan gelen parayla sığınmacı tutulduğunu ve göçmenleri göndereceğiz diyen muhalefetin iktidara gelemediğini görüyoruz.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Okuyabilene bu da çok şey anlatır. Avrupa ülkelerinin Erdoğan’ı istemediği koca bir yalandır. Erdoğan’a oy verenlerin ülkeyi terk etmesini isteyen Avrupalı siyasetçiler, Türkiye’de sığınmacı tutan Erdoğan’ın iktidardan gitmesini ister mi?</p>



<p class="wp-block-paragraph">Çok yakında AKP iktidarının Batı ve ABD’yle daha fazla yakınlaşma içine girme ihtimali vardır. Bu ihtimal gerçek olsa bile bizim Şamlılar nasıl ki AKP’yi her değişimde desteklemeye devam ettiler, yine destekleyeceklerdir. Nitekim Şamlılar pek fanatiktir.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Öte yandan İran, sınırına duvar örmek istiyor. Amerikan devleti Taliban’ı resmen tanıma zamanının geldiğini konuşmaya başlıyor. Taliban ise ABD’den ve Afgan ordusundan ele geçirdiği onca malzeme ve araçla İran’a karşı saldırgan bir tutum izlemeye başlıyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Mezhep vb. nedenler tamamen bahane&#8230;</p>



<p class="wp-block-paragraph">Yarın bir gün ABD ve İsrail’in İran’ı bombalayıp Taliban’a kapıları açması mümkündür. Taliban gibi örgütler fetih ideolojisine sahiptir. Türkiye hem içeriden hem de dışarıdan kuşatılıyor. Bunu görmek zor değil ama maalesef fanatiklik ve bankamatik fareliği insanlara daha bir hoş geliyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Bugüne kadar her siyasetinde, her sözde stratejik derinliğinde başarısız olmuş bir iktidar var. Ne yazık ki aynı iktidar, iç siyasette herhangi bir ölçüsü olmayan bir anlayışa sahip olduğu için milletin diğer yarısını terörist, gay, Allahsız, dinsiz ilan edebiliyor. Tarihteki düşmanlıkları ve milletin hem umutlarını hem de korkularını çok iyi kullanabiliyor. Göçmen siyaseti de başarısız olacak, büyük ihtimalle canımız yanacak.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Ne var ki fanatikler ve bankamatik farelerinin yüzü kızarmayacak.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Onlar “Sonuna kadar Erdoğan” diye diye belki de ülkenin sonunu getiriyorlar&#8230;</p>



<p class="wp-block-paragraph">Hainle kahramanı ayırt edemeyen Şamlılara, Küfeli gibi davranan Şamlılara laf anlatmak boşa zaman kaybıdır.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">458</post-id>	</item>
	</channel>
</rss>
